
İnsan hayatında en çok geçmişe takılı kalır, ne zaman bir sorun çıksa suçu geçmişine atar. Hep kaçtığımız geçmişe de dönüp baksak bir kere, belki tüm sorun çözülürdü. Ama ben kaçmayı seçmiştim. Gönül isterdi ki böyle olmasın ama bu gönlün her istediği çoğu şey olmuyordu. Ağustos güneşi tenimi yakarken kendimi bir havalimanında bulmuştum. Her yerde yüzlerine "Yetişebilecek miyim?" İfadesi taşıyan binlerce insan koşuşturup duruyordu. Benimse bir yere yetişmeye ihtiyacım yoktu. Kaybedecek neyim var
TR
Ebrar Sıla Peri

Aynanın karşısında dururken insan çoğu zaman yüzüne değil, yüzünün alışkanlıklarına bakar. Gözlerin altında biriken gölgeye, saç çizgisinin yavaşça geriye çekilişine, dudakların artık eskisi kadar düşünmeden gülmeyen kıvrımına. O sabah da öyleydi; yüzünü yıkarken suyun soğukluğu kısa bir anlığına uykunun tortusunu dağıttı ve havluyla alnını silerken, kaşının hemen üzerinde, yıllardır orada duran ince çizgiye takıldı bakışı. Ne kadar eski olduğu artık tam hatırlanmıyordu. Belki çocukken düşülen b
TR
Ebrar Sıla Peri

Ahşap bir dolabın kapağı yıllar sonra açıldığında, içeriden yalnızca kapalı kalmış havanın ağır soluğu çıkmaz; zaman da orada, karanlıkta beklemiş gibi dışarı sızar. Eski kumaşların arasına sinmiş o tanıdık koku, ilk anda adı konulamayan bir şeydir; ne bütünüyle geçmişe aittir ne de şimdiye. İnsan önce onu tanımadığını sanır. Sonra bir anlığına, hiçbir görüntü olmadan, hiçbir ses çağrılmadan, yalnızca göğsün içinde belli belirsiz bir daralma hissi belirir. Bir odanın penceresi açılmış gibi olur
TR
Ebrar Sıla Peri
BiBazı defterler vardır; satın alındıkları günün heyecanını yıllarca ilk sayfalarında taşırlar. Rafın bir köşesinde beklerler. Kapakları hâlâ temizdir, sayfaları hâlâ serttir. İnsan onları sıradan bir günde kullanmaya kıyamaz. Daha önemli bir zaman gelecektir çünkü. Daha düzenli hissedilen bir dönem, daha net düşüncelerin olduğu bir mevsim, daha “doğru” bir başlangıç anı... O yüzden defter bekler. İnsan da onunla birlikte bekler. Ve fark etmeden, kullanılmamış sayfaların içinde yalnızca mürekkep d
TR
Ebrar Sıla Peri
BeBazı akşamlar vardır; telefon masanın üzerinde sessizce durur ama odadaki bütün dikkat onun etrafında toplanır. Ekran karanlıktır, hiçbir bildirim gelmez, hiçbir ses duyulmaz. Yine de insan birkaç dakikada bir dönüp bakar. Aslında neyi beklediğini de tam olarak bilmez bazen. Belki bir mesajı. Belki bir haberi. Belki yalnızca içinde bir süredir askıda duran belirsizliğin sona ermesini. Pencerenin dışı yavaş yavaş kararırken, sokaktan geçen insanların adımları birbirine karışırken ve evlerin ışıkl
TR
Ebrar Sıla Peri
GeBir akşamüstü, yıllardır uğramadığım bir sokağın başında durup etrafa baktığımı hatırlıyorum. Sokak değişmemiş gibiydi; aynı kaldırımlar, aynı köşedeki fırın, aynı yokuş. Fakat insanın hafızası mekânları olduğu gibi saklamıyor. Bazı yerleri özlediği kadar büyütüyor, bazılarını unuttuğu kadar küçültüyor. O sokakta yürürken bir an için yıllar önceki hâlimle karşılaşacakmışım gibi geldi. Sanki köşeyi döndüğümde aceleyle yürüyen, bir yere yetişmeye çalışan, geleceğin henüz açılmamış bütün kapılarını
TR
Ebrar Sıla Peri
BiBazen yıllar önce çekilmiş bir fotoğrafa denk geliyorsun. Belki telefonun eski klasörlerinde, belki sosyal medyanın hatırlattığı bir gönderide. Fotoğraftaki kişi sensin ama aynı zamanda biraz yabancı gibi. Saçın farklı, yüzün daha genç, belki bakışların bile başka. Ama asıl tuhaflık görüntüde değil. O fotoğrafa bakarken o gün neyi dert ettiğini hatırlamaya çalıştığında başlıyor.Bir zamanlar dünyanın sonu gibi görünen şeyler artık aklına bile gelmiyor.Bir zamanlar vazgeçilmez sandığın insanlar ha
TR
Ebrar Sıla Peri
BaBazı anlar vardır, yaşandığı sırada bile gerçek hayattan biraz uzakmış gibi hissedilir. Sanki birkaç saniyeliğine hayatın ritmi değişir. Sesler biraz kısılır, görüntüler biraz yavaşlar, insan kendi hayatının içindeyken aynı anda dışarıdan kendini izliyormuş gibi olur. O anın neden diğerlerinden farklı hissettirdiğini açıklamak zordur ama yine de insan içten içe bilir; bu an, zihninde uzun süre kalacaktır.Belki gece otobüsünde cam kenarında otururken olur bu his. Dışarıda sokak lambaları birbirin
TR
Ebrar Sıla Peri
[T[TEST Madde] , maddesini oluşturmaktasınız.Ansiklopedi madde metni, tarafsız, açık ve nesnel bilgiye dayalı bir yazım üslubuyla yazılmalıdır. Konu hakkında temel tanım yapılmalı, varsa tarihsel gelişimi, bağlamı uygun alt başlıklar kullanılarak sistematik biçimde hazırlanmalıdır. Ayrıca madde metni içine telif hakkı olan içerikler eklemeyiniz. Telif hakkına yol açan içerikleriniz ve ansiklopedi biçimi özelliğine uymayan ya da çok az bilgi taşıyan maddeleriniz silinebilir.
TR
Emirhan Kurt
YaYağmurun insanlarda neden bu kadar farklı duygular uyandırdığı ilginç bir sorudur. Aynı yağmur sesi, bir kişi için huzur verici olabilirken başka biri için içe kapanık bir ruh halini tetikleyebilir. Kimi insanlar yağmurlu havaları sever; pencere kenarında oturup dışarıyı izlemek, sıcak bir içecekle sessizce vakit geçirmek onlara iyi gelir. Kimileri ise gri gökyüzüyle birlikte enerjisinin düştüğünü, daha yalnız ya da melankolik hissettiğini fark eder.Belki de yağmurun etkileyici tarafı, insanı du
TR
Ebrar Sıla Peri