Düşünün ki, başarılarınızla dönemin padişahının dikkatini çekecek kadar öne çıkmış bir askersiniz. Rütbeniz, kariyeriniz bakımından toplum içinde iyi bir mevkidesiniz. Ancak bu başarı hikâyesinin ardında, tarifsiz bir yalnızlık ve acı bulunmakta. Tüm bunları geride bırakıp, kendinizi düşünceye, edebiyata ve bilime adıyorsunuz. Ne yazık ki özel hayatınızda fırtınalar eksik olmuyor; ailevi sorunlar, maddi sıkıntılar ve en önemlisi, küçük yaşta biricik evladınızın ölümü derken oradan oraya savruluyorsunuz. İşte böyle bir hayatın içinde, “Hayatın anlamı nedir?” sorusuna cevap bulamayan, tüm anlam stoklarını tüketmiş bir adam çıkıyor karşımıza: Beşir Fuad.
Beşir Fuad’ın adını ilk kez lise yıllarımda duymuştum. Onun sıra dışı ölümünden bahsedilmişti: Kendine morfin enjekte edip bileklerini keserek intihar eden ve ölürken yaşadığı acıyı not eden bir Osmanlı aydını. O zamanlar bu sadece “ilginç” gelmişti, üzerinde durmamıştım. Ta ki yüksek lisansta bir derste, Pozitivizmin Türkiye’ye Girişi adlı kitabı okurken yeniden adını duyana kadar...
Zihnimde parçalar birleşmeye başlamıştı: Başarılı bir asker, pozitivizme gönül vermiş bir düşünür, Osmanlı’nın ilk natüralist yazarı, içinden çıkamadığı bir aile hayatı ve ardında bıraktığı birkaç mektup... Mektubunda, ölümünden sonra bedeninin Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’ye kadavra olarak bağışlanmasını vasiyet ediyordu. Bu noktada kendime şunu sordum: Bu adam “kendini pozitivizme armağan etmiş bir beden” değil de nedir? Ölü bedeninin dahi pozitivizme, bilime hizmet etmesini istiyordu.
Onun intiharı deney ve gözleme dayanıyordu. Acının nasıl bir his olduğunu, bedensel etkilerini not aldı. Son mesajı ise bir nevi şuydu: “Hayatım boyunca pozitivizmi savundum. Ölümüm de ona hizmet etsin.”
Onun intiharı “bilimsel bir veda" idi. Bu bilimsel intiharın temellendiği bir intihar tipi olmalıydı.
Fransız Sosyolog Emile Durkheim, İntihar adlı bir toplumbilim araştırması olan eserinde şu dört intihar tipini öne sürmektedir: bencil (egoist), özgeci (alturist), anomik (kuralsız) ve yazgıcı (fatalist).
Peki, Beşir Fuad’ın intihar hadisesine baktığımız zaman Durkheim’ın öne sürmüş olduğu intihar tiplerinden hangisi ile özdeşleştirmemiz mümkün olacaktır? Yoksa onun intiharı nev-i şahsına münhasır mıdır? Beşir Fuad’ın intiharı, yukarıda bahsedilen intihar tiplerine doğrudan oturtulamayacak kadar özgün ancak egoist (bencil) ve anomik (kuralsız) intihar arasında bir konumda yer almaktadır.
Belki de Beşir Fuad’ın intiharı, Durkheim’ın bahsetmiş olduğu intihar tiplerinden ziyade bir “protesto” intiharıdır. Bedenini Mekteb-i Tıbbiye’ye armağan etmiş olması, acıyı not etmesi, bilinçli bir ölüm koreografisi oluşturması Beşir Fuad’ın intihar hadisesini “epistemolojik intihar” perspektifine yerleştirebilir.
Beşir Fuad’ın ölümü bir bilimsel fedakârlık mıydı, yoksa anlam yitimine karşı bir çığlık mı? Belki ikisi de. Ama kesin olan şu: O, bize hâlâ “hayatın anlamı nedir?” sorusunu sordurtuyor. Ve belki de en çok bu yüzden, hâlâ konuşulmaya değer bir isim.
Diyelim ki, yazgınızda böyle bir hayat var. Beşir Fuad’ın yerinde siz olsaydınız ne yapardınız? Belki onunla empati kurmak zordur. Ancak empati kurabilme yeteneğine sahip olan varlıklar olarak bir düşünelim isterim. Bu konuda empati kurmak zor ancak gereklidir. Biz, belki de Beşir Fuad gibi metafizik değerleri reddedip pozitivizme sıkı sıkıya bağlı olmak yerine duygulara, insan ilişkilerine, sanata ve inanca sarılırdık. Belki de kendimizi toplumdan bu kadar soyutlamazdık. Ancak tüm bu alternatif yollar, onun yaşadığı zihinsel baskı ve içsel karmaşa içinde görünmez hale gelmiş olabilir.
“İnsanlar intihar etmelerinin kendi varlıklarından daha büyük bir iyiliğe yol açacağına inandıklarında da ölümü seçebilir.” - Simon Critchley【1】
Critchley, Simon. İntihar Üzerine Notlar. Çev. Utku Özmakas. Ankara: Pharmakon Yayınları, 9 Aralık 2016.
Taşkın, Esra Ebrar. "Kendisini Pozitivizme Armağan Etmiş Bir Beden: Beşir Fuad'ın İntiharı Üzerine Sosyolojik Bir İnceleme", İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi ve İlim Yayma Vakfı Lisansüstü Öğrenci Kongresi I Tam Metin Bildiri Kitabı, ed. Şengül Bayrak Hayta & Abdullah Tok, İstanbul, 2024, ss. 38-53.
[1]
Critchley, Simon. İntihar Üzerine Notlar. Çev. Utku Özmakas. Ankara: Pharmakon Yayınları, 9 Aralık 2016.
İlk Karşılaşma: Gençlikten Gelen Merak
Emile Durkheim’ın İntihar Tipleri
Sonsöz Yerine: Beşir Fuad Bir Trajedi mi, Yoksa Bir Manifesto mu?