
Empati, bir kişinin başka bir kişinin yaşadığı duyguları, düşünceleri ve durumları anlamaya çalışmasıdır. Empati kuran birey, karşısındaki kişinin ne hissettiğini fark etmeye ve olaylara onun bakış açısından yaklaşmaya yönelir. Bu süreçte amaç, karşıdaki kişinin yaşadığı durumun onun duygu ve düşüncelerini nasıl etkilediğini anlamaktır. Empati Neden Gereklidir?Empati, insanların birbirini daha doğru anlamasına yardımcı olur. Duygu ve düşünceler her zaman açık biçimde ifade edilmediğinden, empati
TRRabia Dalkıran

Amin Maalouf’un Ölümcül Kimlikler adlı eseri, kimlik, aidiyet ve kültürel farklılıklar üzerine odaklanan bir deneme kitabıdır. Konu ve Düşünsel ÇerçeveKitap, bireysel ve toplumsal kimliğin oluşum süreçlerini ele alır. Eserde kimlik, birden fazla aidiyet unsurunun birleşimi olarak tanımlanır ve bu unsurlar arasında din, dil, ulusal aidiyet, kültür ve coğrafya gibi faktörlerin bulunduğu ifade edilir. Yazar, kimliğin yalnızca tek bir aidiyet üzerinden tanımlanmasının bireyleri katı ve dışlayıcı tut
TR
AYŞE TUBA KESKİL

İnsan topluluklarını, toplumsal ilişkileri ve bu ilişkilerin zaman içerisindeki değişimini anlama çabası insanlık tarihi kadar eskidir. Ancak günümüzde “sosyal bilimler” olarak adlandırılan disiplinlerin ortaya çıkışı ve kurumsallaşması uzun bir tarihsel sürecin sonucudur. Sosyal bilimlerin tarihi yazımı ise bu disiplinlerin doğuşunu, gelişimini, geçirdiği dönüşümleri ve bilgi üretim süreçlerini inceleyen bir araştırma alanıdır. Bu alan yalnızca sosyal bilimlerin geçmişini anlatmakla kalmaz; ayn
TR
Seher Yıldız Külünk

"Aydın, Toplum ve Tarih", günümüz Türk düşünce hayatının çok yönlü şahsiyetlerinden Prof. Dr. Hüsrev Hatemi (d. 1938) tarafından kaleme alınmış ve Dergâh Yayınları'nın "Türk Edebiyatı" serisi kapsamında yayımlanmış, aydın kavramını, aydının toplumsal sorumluluklarını ve tarihle olan ilişkisini ele alan deneme ve düşünce kitabıdır. Kitap, özellikle aydın tanımını ve aydının kendi toplumuna karşı taşıdığı sorumluluğu sorgulamasıyla dikkat çekmektedir. Kasım 1998'de ilk baskısını yapan eser, 286 sa
TR
Muhammed Samed Acar
ÜmKökenÜmran kelimesi Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça ʿumrān (ﻋﻤﺮﺍﻥ) kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Kelime bazı kaynaklarda umran olarak kullanılmaktadır.Kullanım AlanlarıEdebî metinlerde: Eski şiirlerde, Osmanlıca etkili metinlerde ve divan edebiyatı türlerinde kullanılır.Tarihî metinlerde: Özellikle Osmanlı dönemi şehircilik anlayışını anlatan metinlerde yer alır.Dini ve felsefî yazılarda: Medeniyetin, düzenin, refahın sembolü olarak geçer.Konuşma dilinde (nadiren): Daha çok kültürel ve t
TR
Ayşenur Bayraktar
ÖyKökenÖykünmek fiili, Eski Türkçe ötgün- “kıyaslanmak, benzemek; hikâye anlatmak” fiilinden evrilmiştir. Bu fiil, Eski Türkçe ötüg “geçiş; dua, dilek” kökünden türetilmiş olup, burada +In- fiil yapım eki kullanılmıştır. Ötüg ise Eski Türkçe öt- “öte geçmek, duyurmak, anlatmak” fiilinden +Uk ekiyle türetilmiştir. Bu kök yapısı, hem anlatma eylemine hem de bir şeye benzetme arzusuna işaret eder.Sözcüğün anlam alanı Arapça ḥakā (hakâ) fiili ile de anlam bakımından paralellik gösterir; bu Arapça fiil
TRAyşe İkbal Özsakın

Düşünün ki, başarılarınızla dönemin padişahının dikkatini çekecek kadar öne çıkmış bir askersiniz. Rütbeniz, kariyeriniz bakımından toplum içinde iyi bir mevkidesiniz. Ancak bu başarı hikâyesinin ardında, tarifsiz bir yalnızlık ve acı bulunmakta. Tüm bunları geride bırakıp, kendinizi düşünceye, edebiyata ve bilime adıyorsunuz. Ne yazık ki özel hayatınızda fırtınalar eksik olmuyor; ailevi sorunlar, maddi sıkıntılar ve en önemlisi, küçük yaşta biricik evladınızın ölümü derken oradan oraya savruluy
TR
Esra Ebrar Taşkın
SoKöken"Sosyal" sözcüğü, İngilizce ve Fransızca social (yoldaşlık eden, cana yakın, topluma uygun, toplumsal) kelimesinden uyarlanmıştır. Bu kelime, Latince socialis (yoldaşlığa ilişkin, dostane) sözcüğünden gelmektedir. Socialis, Latince socius (yoldaş, müttefik) kelimesinden türetilmiştir. Socius ise, Hint-Avrupa anadilinde yazılı biçimi bulunmayan sek- (peşinden gitmek) köküne dayanmaktadır.Kullanım AlanlarıSosyoloji: Toplumun yapısı, bireylerin birbirleriyle ilişkileri ve grup davranışları bağ
TR
İbrahim Filiz

Dünya Barış ve Kalkınma Bilim Günü, her yıl 10 Kasım’da UNESCO tarafından kutlanan uluslararası bir gündür. Bu gün, bilimin toplumdaki önemini vurgulamayı, vatandaşları ortaya çıkan bilimsel konular üzerinde tartışmalara katılmaya teşvik etmeyi ve bilimin günlük yaşam ile toplumların sürdürülebilirliğine olan katkısını ön plana çıkarmayı amaçlar.AmaçDünya Barış ve Kalkınma Bilim Günü, bilimi toplumla daha yakın bir ilişki içine yerleştirmeyi hedefler. Günün amacı, vatandaşları bilimsel gelişmele
TR
Nursena Güller
SeKökeniArapça s-fl kökünden gelir. “Fakirlik, yoksulluk, düşkünlük” anlamındaki sefl kelimesine, isim türeten -et eki getirilerek oluşturulmuştur. Türkçeye aynı anlamıyla geçmiş ve maddi-manevî düşkünlük durumlarını ifade etmekte kullanılmıştır.Kullanım AlanlarıToplumsal ve Ekonomik Tanımlamalar: Sefalet, toplumdaki ekonomik eşitsizlikleri, aşırı yoksulluk ve açlık gibi ağır yaşam koşullarını tanımlamak için kullanılır.Edebî ve Duygusal Anlatımlar: Roman, hikâye ve şiir gibi edebî metinlerde hem
TRElanur Elmas Hizal