
Ahşabın mühendislik geleceği, geleneksel bir yapı malzemesinin modern teknoloji ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle yeniden yorumlanarak yüksek performanslı bir mühendislik materyaline dönüşüm sürecini ifade eder. Karbon nötr özellikleri ve yenilenebilir yapısıyla dikkat çeken ahşap; bilgisayar destekli tasarım (CAD), sayısal kontrollü makineler (CNC) ve çapraz lamine ahşap (CLT) gibi ileri üretim teknikleri sayesinde yapı sektöründe beton ve çeliğe alternatif, ekolojik bir seçenek haline gelmiştir
TRÖmer Said GÜNDOĞDU

Bir yapının hikâyesi, o yapının fiziksel formunun ötesinde, geçmiş referansları, kentsel morfolojisi, insan bedeniyle kurduğu algısal ilişkiler ve strüktürel geçmişi üzerinden deşifre edilen çok katmanlı bir metin okuma sürecidir. Tıpkı yazınsal bir eser gibi değerlendirilen mimarlık üretimi, tarihsel süreç içerisinde çevresel unsurlar ve kendinden önceki yapılarla biçimlenerek okunabilir bir sisteme dönüşür. Bir yapının kentsel, bedensel ve tarihi hikâyesini okumak için çeşitli teorik yaklaşıml
TR
Almina Ecenur Ergünay

Tanım ve GirişÖlüm mimarlığı, yaşayanlar ve yaşananlar için tasarlanan geleneksel mimari pratiklerin aksine, vefata uğrayan bireylerin temsiliyetini, defin öncesi ile sonrası törensel süreçleri ve geride kalanların anma ritüellerini kapsayan mekanların yapısal tasarımı ve mekânsal organizasyonudur. Bu mimari pratik, kelime kökeni olarak Arapça "ziyaret mekânı" anlamına gelen ve zamanla kabirlerin bulunduğu alanları ifade etmek üzere Türkçeye yerleşen mezarlıklar, hazireler, anıt mezarlar ve eski
TRSILA MERYEM KURT
MiKökenMimari kelimesi, Arapça mi‘mārī (معماري) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Kelime, yapı yapan veya bina tasarlayan kimse anlamındaki mimar sözcüğüyle ilişkilidir. Türkçede zamanla hem mimarlık alanını hem de yapıların tasarım, düzen ve biçim özelliklerini ifade eden bir kavram hâline gelmiştirKullanım AlanlarıMimarlık ve yapı tasarımı: Binaların planlanması, tasarlanması ve inşa edilmesi süreçlerini ifade eder.Sanat ve tasarım: Yapıların biçimsel özelliklerini, estetik anlayışını ve düzenini
TR
Gökhan Güller

Modern dünya, bizi görselliğin hüküm sürdüğü bir "bakış kültürü" içine hapsediyor. Ekranlar, parlatılmış fotoğraflar ve kusursuz renderlar arasında mekânı sadece gözlerimizle tüketiyoruz. Oysa mimarlık ve tasarım, sadece bakılan bir nesne değil, içine girilen, dokunulan ve tüm duyularla hissedilen bir atmosferdir.Görsel Dominantlığın Ötesi: Okülosentrizm EleştirisiBatı düşüncesi uzun süredir "görmeyi" diğer tüm duyuların üzerinde tutuyor. Mimarlık kuramcısı Juhani Pallasmaa, bu durumu "okülosent
TREbrar Gündüzbey
İhKökenEtimolojik açıdan kelime, Arapça hwt kökünden gelen ve "etrafını çevirme, kuşatma" anlamını taşıyan ihāṭa(t) (إحاطة) sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, "çevirdi, çit çekti" manasına gelen Arapça ḥāṭa fiilinin if‘āla(t) veznindeki dördüncü masdarıdır. Kelimenin Türkçedeki en eski kayıtlarından biri 1360 tarihli anonim Danişmend-Nâme eserinde "Kāfirler ol țağ etrafın ihāta idüp țururlardı" ifadesiyle yer almıştır.Kullanım AlanlarıFiziksel Kuşatma ve Çevreleme: Askeri terminolojide bir yerin dü
TR
AYŞE TUBA KESKİL

16. yüzyıl Osmanlı Başmimarı Mimar Sinan’ın inşa ettiği yapıların dökümünü içeren, nakkaş ve şair Sâî Mustafa Çelebi tarafından kaleme alınan biyografik ve teknik eserdir. "Yapılar Kitabı" anlamına gelen eser, Mimar Sinan’ın kendi anlatımlarına dayanarak hazırlanmış olup Osmanlı mimarlık tarihinin temel yazma kaynaklarından biri olarak kabul edilmektedir. Mimar Sinan’ın meslek hayatı boyunca Osmanlı coğrafyasının farklı bölgelerinde inşa ettiği eserlerin sistematik bir listesini sunan ana kaynak
TR
AYŞE TUBA KESKİL
AsKöken “Asmolen” kelimesi Fransızca as-mole veya as-moline terimlerinden Türkçeye geçmiştir. Yapı ve inşaat terminolojisinde kullanılır. Eski dönem mimarisinde kiriş ve döşemelerde hafiflik ve dayanıklılık sağlamak amacıyla tuğla aralıklı yerleştirilmesine verilen isimdir. Türkiye’de özellikle Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemi yapılarında rastlanır.Kullanım Alanlarıİnşaat: Döşeme ve kirişlerde ağırlığı azaltmak amacıyla kullanılır.Mimarlık: Tarihi ve geleneksel yapıların restorasyonunda önemli b
TR
Salih Gölcük
TrKökenTretuvar kelimesi Fransızca “yaya kaldırımı” anlamındaki trottoir sözcüğünden gelmektedir. Bu kelime, Fransızca trotter “tırıs gitmek, yürümek” fiilinden türemiştir. Trotter fiili ise Germence kökenli tredan “basmak, adımlamak” fiiline dayanır. Bu da Hint-Avrupa kökenli, yazılı örneği bulunmayan dreh₂- “koşmak, adım atmak” kökünden evrilmiştir.Kullanım AlanlarıGündelik yaşam: Şehir planlamasında yayaların güvenliği ve konforu için ayrılmış alan olarak kullanılır.Mimarlık ve kentsel tasarım:
TR
Tuğba Aygün
EtKökenEtek kelimesi, Eski Türkçedeki “etek” biçiminden günümüze ulaşmıştır. Kelimenin kökü doğrudan giysilerin alt kısmını ya da bir nesnenin aşağı bölümünü ifade eden, eski dönemlerde de benzer anlamda kullanılan yerli bir sözcüktür. Zamanla anlam alanı genişleyerek dağ eteklerinden baca örtüsüne, çadır kenarından argo kullanımlara kadar farklı bağlamlarda da kullanılmaya başlanmıştır.Kullanım AlanlarıGiyim Dili: Kadın giysilerinde belden aşağıya giyilen ya da giysinin alt bölümünü anlatan temel
TR
Tuğba Aygün