
Mary Shelley (1797–1851), İngiliz roman yazarı, kısa öykücü, denemeci ve biyografi yazarıdır. 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başında faaliyet gösteren yazar, özellikle Gotik edebiyat ve erken dönem bilimkurgu türlerine yaptığı katkılarla tanınmaktadır. Siyasi filozof William Godwin ile feminist düşünür Mary Wollstonecraft’ın kızı olan Shelley, dönemin entelektüel ve radikal düşünce ikliminde yetişmiş; eserlerinde romantizm, bilimsel etik, toplumsal izolasyon ve adalet gibi temaları işlemiştir. 18
TRBaşak Coşkun

Charlotte Brontë, 21 Nisan 1816 tarihinde İngiltere’nin Yorkshire bölgesindeki Haworth kasabasında doğmuştur. Hayatını da büyük ölçüde burada geçirmiştir. Ailesi, edebi açıdan oldukça üretken bireylerden oluşmaktaydı. Kardeşleri Emily, Anne ve Branwell Brontë de edebiyat alanında eserler vermiştir. Charlotte, eğitimini Roe Head Kız Okulu’nda tamamladıktan sonra öğretmenlik mesleğine yönelmiştir.Şiirle Başlayan Edebi Yolculuğu1836-1838 yılları arasında yoğun biçimde şiir yazmaya yönelmiştir. Bu d
TR
Miray GÜR
MrRita Felski, Edebiyat Ne İşe Yarar? adlı kitabında edebiyatın dört işlevinden bahseder: tanıma, bilgi, büyülenme ve şok. Tanıma, metinle yakın ilişki kurduğunda okuyucuda oluşan bir etkidir. Okuduklarımızla benliğimiz arasında bağlantı kurarak kendimizi metin aracılığıyla yeniden tanırız. Metindeki karakterlerle özdeşleştiğimizde metne gark oluruz ve karakterin yaşamını onunla beraber deneyimleriz. Virginia Woolf’un Mrs. Dalloway romanında Clarissa Dalloway ve Septimus Warren Smith kurgunun iki
TR
Meryem Şentürk Çoban

Jonathan Swift (1667–1745), İngiliz-İrlandalı denemeci, şair, siyasi hiciv yazarı ve din adamıdır. Kariyeri boyunca hem İrlanda hem de İngiltere siyasetinde etkin rol oynayan Swift, özellikle İngiliz edebiyatında nesir hiciv (satir) türünün en önemli isimleri arasında kabul edilir. Siyasi yaşamındaki faaliyetlerinin yanı sıra Anglikan Kilisesi'ne hizmet etmiş ve Dublin'deki St. Patrick Katedrali'nin dekanı olarak görev yapmıştır. Eserlerinde ironi, metafor ve alegori gibi teknikleri kullanarak i
TR
Yaren Karadeniz

Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf tarafından kaleme alınan, kadınların edebî üretimdeki yerini tarihsel, toplumsal ve ekonomik bağlamda ele alan deneme türünde bir eserdir. Kitap, kadınların yazınsal üretim yapabilmesi için ekonomik bağımsızlık ve fiziksel mekân gerekliliğini savunur.Yazılış ve Yayın SüreciEser, Woolf’un 1928 yılında Cambridge Üniversitesi'nde “Kadınlar ve Kurmaca” başlıklı konferanslarda yaptığı konuşmalara dayanmaktadır. Bu konferanslar, Newnham College ve Girton College’
TR
Meryem Şentürk Çoban

Jane Austen, 18. yüzyıl sonları ile 19. yüzyıl başlarında yaşamış, İngiliz edebiyatının önde gelen romancılarından biridir. Özellikle İngiltere’nin taşra yaşamını, toplumsal sınıf yapısını ve kadınların sosyal konumunu edebi bir bakışla işleyen Austen, modern romanın gelişiminde önemli bir rol oynamıştır. Hayatı boyunca yayımladığı eserler, dönemin değer yargılarını ve insan ilişkilerini gerçekçi, incelikli ve eleştirel bir dille yansıtmıştır. Ölümünden sonra edebi değeri giderek artmış, eserler
TR
Miray GÜR

Virginia Woolf, 20. yüzyılın başlarında yalnızca romanlarıyla değil, aynı zamanda kadınların yazın dünyasındaki konumuna dair düşünsel eleştirileriyle de tanınmıştır. Özellikle feminist yaklaşımı ve yazınsal teknikler konusundaki deneysel tarzıyla, hem edebi hem entelektüel bir figür olarak öne çıkar.Gençlik ve EğitimiVirginia Woolf’un çocukluğu ve gençliği, entelektüel bir çevrede geçmiştir. Geleneksel bir okul eğitiminden çok, ailesinin sahip olduğu geniş kitaplık ve entelektüel etkileşimler s
TR
Meryem Şentürk Çoban

William Wordsworth (1770–1850), İngiliz edebiyatında Romantik akımın kurucu figürlerinden biri olarak kabul edilen şairdir. Samuel Taylor Coleridge ile 1798 yılında ortaklaşa yayımladıkları Lyrical Ballads (Lirik Balladlar) adlı eser, şiir dilinin halkın konuştuğu sade dile yaklaştırılması ve günlük yaşantının edebi bir özneye dönüştürülmesi bakımından edebi bir değişim noktası teşkil eder. Eserlerinde doğayı bir öğretici ve insanın gelişim süreciyle ilişkili bir unsur olarak konumlandırmıştır.E
TRBaşak Coşkun