Bu madde henüz onaylanmamıştır.
İnsan bazen hayatındaki en büyük kaybı fark etmeden yaşar.
Çünkü bazı şeyler gürültüyle değil, sessizce biter.
Hayallerin ölmesi de böyledir.
Bir zamanlar içinde büyük bir istek vardır.
Gitmek istediğin yerler, olmak istediğin kişi, kurduğun planlar…
Sonra hayatın içinde biraz yorulursun. Biraz kırılırsın. Biraz da korkarsın.
Ve kendine küçük bir alan kurarsın: güvenli, risksiz, sessiz bir alan.
İşte çoğu şey tam orada başlar.
Çünkü rahatlık, insana zararını hemen göstermez.
Önce dinlenmek gibi hissettirir.
Sonra alışkanlığa dönüşür.
Daha sonra insan, yapabileceklerini değil yapmaktan vazgeçtiklerini yaşamaya başlar.
Bir süre sonra büyük hayaller küçülür.
Heyecan yerini ertelemelere bırakır.
İnsan kendine sürekli mantıklı sebepler sunar:
“Şimdi uygun zaman değil.”
“Biraz daha bekleyeyim.”
“Zaten geç kaldım.”
Ama gerçek şu ki çoğu insan zamanı olmadığı için değil, cesaretini kaybettiği için başlayamaz.
Çünkü hayal kurmak güzel bir şeydir ama o hayalin peşinden gitmek rahatsız edicidir.
Belirsizlik vardır.
Yorgunluk vardır.
Yanlış anlaşılmak vardır.
Hatta bazen yalnız kalmak bile vardır.
Herkes başarıyı görmek ister ama çok az insan o başarının gerektirdiği fedakârlığı gerçekten kabul eder.
Çünkü konfor alanı insana sahte bir huzur verir.
Orada risk yoktur ama gelişim de yoktur.
İnsan düşmez belki ama yükselemez de.
Ve zaman geçtikçe insanın içinde garip bir boşluk oluşur.
Çünkü insan sadece yorulduğu için mutsuz olmaz.
Bazen potansiyelini harcadığını hissettiği için de mutsuz olur.
En ağır pişmanlıklar genelde yapılan hatalardan değil, hiç başlanmamış şeylerden doğar.
Çünkü başarısızlık zamanla unutulur ama “Acaba deneseydim ne olurdu?” sorusu insanın içinde yıllarca kalabilir.
Hayat sürekli mükemmel hissettiğin bir anı bekleyerek geçmez.
Çoğu zaman insan hazır olmadan başlar.
Korkarken adım atar.
Ne olacağını bilmeden ilerler.
Belki yol istediğin gibi gitmeyecek.
Belki bazı insanlar seni küçümseyecek.
Belki birkaç kez yeniden başlamak zorunda kalacaksın.
Ama en azından kendi hayatını yaşamış olacaksın.
Çünkü bazen insanı tüketen şey mücadele etmek değil, içinde kalan ihtimallerdir.