Her gök gürültüsünde
Kalbine şimşek düşermiş insanın.
Seni bir yağmur damlasında kaybedince anladım.
O şimşekler sanki gökyüzüne değil de
Kalbimin en ücra köşelerine düşerdi.
Ve ben bunu canım çok yanınca fark ettim.
Küçüktü ya yaşım,
Gidebileceğin düşüncesini kavrayamamıştım daha.
Kalbim kaldıramaz sandım sensizliği.
Ve seni bir yağmur damlasında kaybedince
O damlaların içinde kayboldu sanki
Benim bütün hislerim.
Damlalar senin toprağına düşünce
Benim kalbimde çiçeği açmayacaktı.
Lakin senin toprağında bana çiçekler açtıran ya Rab,
Sen verdin, sen aldın.
Şu yağmur damlası gibi bütün nimetlerinle
Donatırken bizleri.
Ve bütün hislerimizi verirken küçük kalbimize,
Ve hatta o kalbi bile sen verirken,
Emaneti aldın diye ne diye kızayım sana,
İsyan edeyim ki?
Senden bu kadarmış deyip
Benden ne kadar olduğunu anlamaya çalışıyorum.
Yaşım küçüktü, biraz anlayamamışım.
Meğer ben seni kaybetmişim.
Ve seni kaybedince senin toprağında
Çiçek açtırmaya çalışmışım.
Yaşım küçüktü ya, anlayamadım:
Ölü toprağında çiçek açmazmış.
Özcan, Beyza. “Ölü Toprağında Çiçek Açmazmış.” Yayımlanmamış, el yazması şiir. 2026.