badge icon

Bu madde henüz onaylanmamıştır.

Madde

İtiraz

Alıntıla

Hukuk sisteminde, bir alacaklının ileri sürdüğü hak talebine karşı borçluya veya davalıya tanınan savunma vasıtalarından biri olan "itiraz," talep edilen hakkın hiç doğmadığına veya sonradan sona erdiğine ilişkin bir olayın (vakıa) ileri sürülmesi olarak tanımlanır. Bu kavram, borçlunun edimi ifa etme yükümlülüğünü ortadan kaldıran veya hakkın varlığını inkar eden temel bir hukuki savunma aracıdır.


I. Kavramsal Çerçeve ve Nitelik

"Def'i" ve "itiraz" kavramları, maddi hukuk bakımından savunma imkanlarını oluşturan farklı kavramlar olmakla birlikte, kanun metinlerinde ve günlük dilde zaman zaman birbirinin yerine kullanılabilmektedir. Ancak hukuki nitelikleri ve sonuçları itibarıyla itiraz, def'iden ayrılır.

İtiraz, geniş anlamda def'i kavramının içinde yer alabilse de, teknik ve dar anlamda bir "olayın" (vakıanın) ileri sürülmesidir. Bu olay, karşı tarafın, yani davacı veya alacaklının iddia ettiği hakkın mevcut olmadığını kanıtlar niteliktedir. İtirazın temel amacı, ileri sürülen hakkın hiç doğmadığını veya doğmuş olsa bile belirli bir sebeple son bulduğunu ortaya koymaktır. Borçlu veya davalı, itiraz ile ileri sürülen hakkın varlığını toptan reddeder. İtirazın hukuki niteliği bir "hak" olmaktan ziyade, bir "olay"ın ispatına dayanmasıdır. Bu, itirazın, borçlu tarafından tek taraflı irade beyanıyla vazgeçilebilir bir hak olmamasının temelini oluşturur. Örneğin, borç ifa edildiğinde (ödendiğinde), borç sona ermiştir; borçlu sonradan "borcun ifasından vazgeçtim" dese bile, hukuken borç sona ermiş kabul edilir ve bu durum bir itiraz niteliğindedir.


II. İtirazın Türleri

İtirazlar, hak üzerindeki etkilerine ve ileri sürülen olayın niteliğine göre iki temel kategoriye ayrılır:

A. Hakkın Doğumuna Engel Olan İtirazlar (Doğumu Önleyici İtirazlar)


Bu tür itirazlar, ileri sürülen hukuki hakkın daha başlangıçtan itibaren hiç doğmadığını ifade eder. Yani, hak iddia eden tarafın ileri sürdüğü alacağın veya talebin hukuken geçerli bir temele dayanmadığı savunulur. Bu tür itirazlara örnek olarak şunlar verilebilir:


  • Geçerlilik Şartlarına Aykırılık: Bir sözleşmenin veya hukuki işlemin geçerli bir şekilde kurulabilmesi için kanunen öngörülen belirli şekil şartlarına (örneğin, bir gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin noterde resmi şekilde yapılması zorunluluğu) uyulmaması durumu. Bu durumda, şekil eksikliği nedeniyle sözleşme geçersiz olduğundan, ondan kaynaklanan bir hak da doğmamış olur.


  • Fiil Ehliyetsizliği: Hukuki işlem yapan taraflardan birinin, işlem anında fiil ehliyetine (ayırt etme gücüne sahip olmaması, küçük veya kısıtlı olması gibi) sahip olmaması. Fiil ehliyetsizliği nedeniyle yapılan hukuki işlemler batıl olduğundan, bu işlemlerden herhangi bir hak doğmaz.


  • Kanuna veya Ahlaka Aykırılık: Sözleşme konusu veya amacı kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, ahlaka veya kişilik haklarına aykırı ise, bu sözleşmeler geçersizdir ve onlardan bir hak doğmaz.


Bu gibi durumlarda, itirazı ileri süren taraf, hakkın hukuki işlem veya olayın başlangıcında zaten hiç oluşmadığını iddia eder.


B. Hakkı Sona Erdiren İtirazlar (Sona Erdirici İtirazlar)


Bu itiraz türünde ise, başlangıçta geçerli bir şekilde doğmuş olan bir hakkın, daha sonra meydana gelen bir olay veya hukuki işlem sonucunda sona erdiği savunulur. Bu, hakkın ortadan kalktığı anlamına gelir. Hakkı sona erdiren itirazlara örnekler şunlardır:


  • İfa (Ödeme): Borcun eksiksiz ve gereği gibi yerine getirilmesiyle borç sona erer. Borçlunun borcunu ödediğini ileri sürmesi, hakkı sona erdiren bir itirazdır.


  • İbra: Alacaklı ile borçlu arasında, borcun sona erdiğine dair yapılan bir sözleşme.


  • Tecdit (Yenileme): Mevcut bir borcun yerine yeni bir borç ilişkisi kurularak eski borcun sona erdirilmesi.


  • Takas: Karşılıklı ve aynı nitelikteki borçların birbirine mahsup edilerek sona erdirilmesi.


  • Kusursuz İmkânsızlık: Borcun ifasının, borçlunun kusuru olmaksızın imkânsız hale gelmesi (Türk Borçlar Kanunu m. 136). Bu durumda borç sona erer.


  • Birleşme (Alacaklı ve Borçlu Sıfatının Birleşmesi): Alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesiyle borcun sona ermesi (Türk Borçlar Kanunu m. 135).


  • Ölüm: Belirli borç ilişkilerinde (örneğin, şahsa sıkı sıkıya bağlı edimlerde) taraflardan birinin ölümüyle borcun sona ermesi.


Bu tür itirazlar, doğmuş bir hakkın belirli bir sebeple sonradan hükümsüz hale geldiğini gösterir.


III. İleri Sürülmesi ve Hukuki Sonuçları


İtirazların ileri sürülmesi ve hukuki sonuçları, def'ilerden farklılık gösterir ve yargılama sürecinde büyük önem taşır:


  • İleri Sürme Zorunluluğu (Re'sen Dikkate Alma İlkesi): İtirazlar, davalı tarafından açıkça ileri sürülmese bile, hâkim tarafından re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır. Bu durum, itirazın hukuki bir hak olmaktan ziyade bir "olay" olmasına dayanır. Hâkim, dava dosyasındaki delillerden, tarafların ileri sürdüğü olaylardan, cevap dilekçesinden veya diğer belgelerden itirazı oluşturan olayı tespit ettiğinde, bunu kendiliğinden değerlendirmek ve hükmünde göz önünde bulundurmak zorundadır. Örneğin, dosyada bulunan bir belgeden borçlunun (davalının) ayırt etme gücünü haiz olmadığı anlaşılıyorsa, davalı bunu bilmese veya ileri sürmese bile, hâkim bu olayı re'sen göz önüne almak zorundadır. Bu durum, hâkimin hukukun doğru uygulanması sorumluluğunun bir gereğidir.


  • İspat Yükü: Her ne kadar hâkim itirazları re'sen dikkate alsa da, itirazı oluşturan olayın ispat yükü, bunu ileri süren tarafa, yani borçluya veya davalıya aittir. Davalı, ileri sürdüğü itirazın varlığını ve hukuki sonuç doğurucu niteliğini ispat etmek zorundadır.


  • Hakkın Kendisine Etkisi: İtirazın kabul edilmesi durumunda, ileri sürülen hakkın hiç doğmadığına veya sona erdiğine karar verilir. Bu, hakkın varlığını doğrudan etkileyerek onu ortadan kaldırır. Bu yönüyle, hakkı sona erdirmeyen, sadece kullanılmasını engelleyen def'ilerden ayrılır.


  • Yargılama Aşaması: İtirazlar, davanın her aşamasında ileri sürülebilir ve hâkim tarafından her zaman re'sen incelenir. Usul hukuku açısından, itirazlar "savunmayı genişletme yasağı" kapsamında değerlendirilmez, zira bunlar davanın temelini oluşturan maddi hukuka ilişkin hususlardır ve hakkın varlığını veya yokluğunu ilgilendirir.


Kaynakça

Canbolat, Ferhat. "Def'i Ve İtiraz Arasındaki Farklar Ve İleri Sürülmesinin Hukuki Sonuçları." EÜHFD 111, sy. 1 (2008): 1-16. Erişim tarihi 19 Haziran 2025

https://dergipark.org.tr/tr/pub/eruhfd/issue/87504/1558687

Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Ankara: Legem Yayınevi, 2024. Erişim tarihi 19 Haziran 2025.

Ayrıca Bakınız

Yazarın Önerileri

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarZeynep Bilgin19 Haziran 2025 09:56

Etiketler

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"İtiraz" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • I. Kavramsal Çerçeve ve Nitelik

  • II. İtirazın Türleri

    • A. Hakkın Doğumuna Engel Olan İtirazlar (Doğumu Önleyici İtirazlar)

    • B. Hakkı Sona Erdiren İtirazlar (Sona Erdirici İtirazlar)

  • III. İleri Sürülmesi ve Hukuki Sonuçları

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

KÜRE'ye Sor