Bu madde henüz onaylanmamıştır.
Hukuk sisteminde, bir alacaklının ileri sürdüğü hak talebine karşı borçluya veya davalıya tanınan savunma vasıtalarından biri olan "itiraz," talep edilen hakkın hiç doğmadığına veya sonradan sona erdiğine ilişkin bir olayın (vakıa) ileri sürülmesi olarak tanımlanır. Bu kavram, borçlunun edimi ifa etme yükümlülüğünü ortadan kaldıran veya hakkın varlığını inkar eden temel bir hukuki savunma aracıdır.
"Def'i" ve "itiraz" kavramları, maddi hukuk bakımından savunma imkanlarını oluşturan farklı kavramlar olmakla birlikte, kanun metinlerinde ve günlük dilde zaman zaman birbirinin yerine kullanılabilmektedir. Ancak hukuki nitelikleri ve sonuçları itibarıyla itiraz, def'iden ayrılır.
İtiraz, geniş anlamda def'i kavramının içinde yer alabilse de, teknik ve dar anlamda bir "olayın" (vakıanın) ileri sürülmesidir. Bu olay, karşı tarafın, yani davacı veya alacaklının iddia ettiği hakkın mevcut olmadığını kanıtlar niteliktedir. İtirazın temel amacı, ileri sürülen hakkın hiç doğmadığını veya doğmuş olsa bile belirli bir sebeple son bulduğunu ortaya koymaktır. Borçlu veya davalı, itiraz ile ileri sürülen hakkın varlığını toptan reddeder. İtirazın hukuki niteliği bir "hak" olmaktan ziyade, bir "olay"ın ispatına dayanmasıdır. Bu, itirazın, borçlu tarafından tek taraflı irade beyanıyla vazgeçilebilir bir hak olmamasının temelini oluşturur. Örneğin, borç ifa edildiğinde (ödendiğinde), borç sona ermiştir; borçlu sonradan "borcun ifasından vazgeçtim" dese bile, hukuken borç sona ermiş kabul edilir ve bu durum bir itiraz niteliğindedir.
İtirazlar, hak üzerindeki etkilerine ve ileri sürülen olayın niteliğine göre iki temel kategoriye ayrılır:
Bu tür itirazlar, ileri sürülen hukuki hakkın daha başlangıçtan itibaren hiç doğmadığını ifade eder. Yani, hak iddia eden tarafın ileri sürdüğü alacağın veya talebin hukuken geçerli bir temele dayanmadığı savunulur. Bu tür itirazlara örnek olarak şunlar verilebilir:
Bu gibi durumlarda, itirazı ileri süren taraf, hakkın hukuki işlem veya olayın başlangıcında zaten hiç oluşmadığını iddia eder.
Bu itiraz türünde ise, başlangıçta geçerli bir şekilde doğmuş olan bir hakkın, daha sonra meydana gelen bir olay veya hukuki işlem sonucunda sona erdiği savunulur. Bu, hakkın ortadan kalktığı anlamına gelir. Hakkı sona erdiren itirazlara örnekler şunlardır:
Bu tür itirazlar, doğmuş bir hakkın belirli bir sebeple sonradan hükümsüz hale geldiğini gösterir.
İtirazların ileri sürülmesi ve hukuki sonuçları, def'ilerden farklılık gösterir ve yargılama sürecinde büyük önem taşır:
Canbolat, Ferhat. "Def'i Ve İtiraz Arasındaki Farklar Ve İleri Sürülmesinin Hukuki Sonuçları." EÜHFD 111, sy. 1 (2008): 1-16. Erişim tarihi 19 Haziran 2025
https://dergipark.org.tr/tr/pub/eruhfd/issue/87504/1558687
Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Ankara: Legem Yayınevi, 2024. Erişim tarihi 19 Haziran 2025.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"İtiraz" maddesi için tartışma başlatın
I. Kavramsal Çerçeve ve Nitelik
II. İtirazın Türleri
A. Hakkın Doğumuna Engel Olan İtirazlar (Doğumu Önleyici İtirazlar)
B. Hakkı Sona Erdiren İtirazlar (Sona Erdirici İtirazlar)
III. İleri Sürülmesi ve Hukuki Sonuçları
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.