badge icon

Bu madde henüz onaylanmamıştır.

Madde

İş Sağlığı ve Güvenliği Hukuku

Alıntıla

İş Sağlığı ve Güvenliği Hukuku, çalışanların işyerlerindeki çalışma süreçleri ve koşullarından kaynaklanabilecek sağlık ve güvenlik risklerine karşı korunmasını amaçlayan, bu kapsamda işveren, çalışan ve devletin görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenleyen hukuk kurallarının bütünüdür. Bu hukuk dalı, İş Hukuku'nun temel prensiplerinden olan işçinin hak ve özgürlüklerinin korunması ilkesiyle doğrudan bağlantılıdır ve toplumsal dengeyi koruma amacı güder. 

Tanım ve Temel Kavramlar

İş sağlığı ve güvenliği (İSG), disiplinlerarası bir yaklaşım gerektirir. Temel amacı, iş kazaları ve meslek hastalıklarını önleyerek çalışanların yaşam, beden ve ruh bütünlüğünü korumaktır. 


  • Sağlık: Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından, yalnızca hastalık veya sakatlığın olmaması değil, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik hali olarak tanımlanmaktadır. İSG bağlamında bu kavram, çalışanların fiziksel ve psikolojik koşullarının iyileştirilmesini ve çalışma ortamının olumsuz etkilerinden arındırılmasını içerir. 


  • İş Güvenliği: İşyerindeki riskli koşullardan korunarak, çalışanların can güvenliği, sağlığı, kullandıkları makine ve gereçlerin ve üretilen malın güvenliğinin sağlanmasıdır. Geniş anlamda İSG, sadece işyeri ile sınırlı tehlikeleri değil, işyeri dışından kaynaklanabilecek riskleri de kapsayan bir yaklaşımdır. 


  • İşveren: Çalışan istihdam eden gerçek veya tüzel kişi ya da tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları ifade eder. İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin yönetiminde görev alan işveren vekilleri de bu kanunun uygulanması bakımından işveren sayılır. 


  • Çalışan: Kendi özel kanunlarındaki statülerine bakılmaksızın kamu veya özel işyerlerinde istihdam edilen gerçek kişidir. 


  • Tehlike ve Risk: Tehlike, işyerinde var olan veya dışarıdan gelebilecek, çalışana veya işyerine zarar verme potansiyeli taşıyan durumu ifade ederken ; risk, bu tehlikeden kaynaklanacak kayıp, yaralanma veya başka zararlı bir sonuç meydana gelme ihtimalini belirtir. 

Tarihsel Gelişim

İş sağlığı ve güvenliğine yönelik düzenlemelerin kökenleri antik döneme kadar uzansa da, modern anlamda bir hukuk dalı olarak ortaya çıkışı Sanayi Devrimi sonrasına rastlar.

Dünyadaki Gelişmeler

İşyerlerindeki tehlikelere dikkat çeken ilk çalışmalardan biri, 1713 yılında Bernardino Ramazzini tarafından kaleme alınan "De Morbis Artificum Diatriba" (Sanatkârların Hastalıkları Üzerine) adlı eserdir. Sanayi Devrimi ile birlikte, İngiltere'de 1788 tarihli Baca Temizleyicileri Kanunu ve 1802 tarihli ilk Fabrikalar Kanunu gibi düzenlemeler yapılmıştır. 19. yüzyılda İsviçre (1840), Fransa (1842) ve Almanya (1849) gibi ülkelerde de İSG yasaları çıkarılmıştır. 1919 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) kurulması, konunun uluslararası düzeyde ele alınmasını sağlamıştır. ILO'nun 1944 Philadelphia Bildirgesi'nde, çalışanların yaşam ve sağlıklarının korunması örgütün temel hedefleri arasında sayılmıştır. Avrupa Birliği (AB) bünyesinde ise 1987 tarihli Avrupa Tek Senedi ve 12 Haziran 1989 tarihli 89/391/EEC sayılı Çerçeve Direktif, üye ülkelerdeki İSG mevzuatının temelini oluşturmuştur.


Türkiye'deki Gelişmeler

Türkiye'de İSG alanındaki ilk yasal düzenlemelerden biri olarak, 1766 yılında Kütahya'da imzalanan Fincancılar Esnafı Anlaşması gösterilebilir. Cumhuriyet döneminde ise işçi hakları ilk kez 1936 tarihli ve 3008 sayılı İş Kanunu ile yasal bir çerçeveye oturtulmuştur. İSG kavramı, yasal metinlere ilk olarak 1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanunu'na dayanılarak 11 Ocak 1974'te yürürlüğe giren "İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü" ile girmiştir. 


Uzun yıllar boyunca İş Kanunu içerisinde çeşitli maddelerle düzenlenen İSG konusu, 20 Haziran 2012 tarihinde kabul edilen 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile müstakil bir yasal zemine kavuşmuştur. Bu kanun, önleyici ve proaktif bir yaklaşımı benimseyerek, önceki mevzuatta yer alan reaktif (onarıcı) anlayıştan ayrılmıştır.

Hukuki Çerçeve

İş sağlığı ve güvenliği hukuku, ulusal ve uluslararası düzenlemelerden oluşan çok katmanlı bir yapıya sahiptir.

Uluslararası Hukuk

ILO sözleşmeleri ve AB direktifleri, Türk hukuk sistemi üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Özellikle AB'nin 89/391 sayılı Çerçeve Direktifi, 6331 sayılı Kanun'un felsefesini ve yapısını şekillendiren temel belgelerden biridir. Bu direktif, klasik devlet merkezli düzenleme anlayışı yerine, risk değerlendirmesi temelinde işverene kendi önlemlerini belirleme sorumluluğu yükleyen bir yaklaşım getirmiştir. 

Ulusal Hukuk

1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası: Anayasa, İSG hakkının temel dayanağını oluşturur.


  • Madde 2: Türkiye Cumhuriyeti'nin "insan haklarına saygılı sosyal bir hukuk Devleti" olduğu ilkesi, devletin bu alandaki pozitif yükümlülüklerinin temelini oluşturur. 
  • Madde 17: "Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir." 
  • Madde 50: "Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz. Küçükler ve kadınlar ile bedenî ve ruhî yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar." 
  • Madde 56: "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir." 
  • Madde 60: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar." 


Bu hükümler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, devletin çalışanların sağlık ve güvenliğini korumaya yönelik anayasal bir görev ve sorumluluğu olduğu ortaya çıkar. 


2. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu: Türkiye'de İSG alanındaki temel kanundur.


  • Kapsam: Kanun, faaliyet konusuna bakılmaksızın kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına uygulanır. Ancak TSK ve genel kolluk gibi bazı faaliyet alanları kanun kapsamı dışında tutulmuştur. 


  • Risklerden Korunma İlkeleri: Kanunun 5. maddesi, işverenlerin yükümlülüklerini yerine getirirken uyması gereken temel ilkeleri sıralar. Bunlar arasında risklerden kaçınmak, kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek, risklerle kaynağında mücadele etmek ve toplu korunma tedbirlerine kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermek gibi prensipler yer alır. 


3. Türk Borçlar Kanunu: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi, işverenin "işçinin kişiliğini koruma ve gözetme borcu" kapsamında, işyerinde sağlık ve güvenliğin sağlanması için gerekli her türlü önlemi alma yükümlülüğünü düzenler. Bu, İSG yükümlülüğünün genel hukuk temelini oluşturan "gözetme borcu" ilkesinin bir yansımasıdır. 

Tarafların Rol ve Sorumlulukları

İşverenin Yükümlülükleri

İşveren, işyerinde İSG'nin sağlanmasından birincil derecede sorumludur. Temel yükümlülükleri şunlardır:


  • Genel Yükümlülük: Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması ve mevcut durumun iyileştirilmesi. 


  • Risk Değerlendirmesi: İşyerindeki tehlikeleri belirlemek ve bunlara ilişkin riskleri analiz ederek önleyici tedbirleri kararlaştırmak amacıyla risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür. 


  • İSG Hizmetleri: Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirmekle yükümlüdür. Gerekli niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde bu hizmeti ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden (OSGB) alabilir. 


  • Eğitim ve Bilgilendirme: Çalışanların İSG konusunda bilgilendirilmelerini ve eğitim almalarını sağlamak zorundadır. Bu eğitimler işe başlamadan önce, iş veya yer değişikliğinde ve yeni riskler ortaya çıktığında tekrarlanır. 


  • Sağlık Gözetimi: Çalışanların işe girişlerinde, iş değişikliğinde ve işin devamı süresince periyodik olarak sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlamalıdır. 


İşverenin bu yükümlülükleri dışarıdan hizmet alarak yerine getirmesi, kendi sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. 

Çalışanların Yükümlülükleri ve Hakları

Çalışanlar, İSG ile ilgili alınan önlemlere uymakla yükümlüdür. Kendilerinin ve diğer çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmemek, makine ve ekipmanları doğru kullanmak, tespit ettikleri tehlikeleri derhal işverene veya çalışan temsilcisine bildirmek gibi yükümlülükleri vardır. 


Çalışanların yükümlülükleri, işverenin sorumluluklarını etkilemez. Bununla birlikte, çalışanların temel hakları da kanunla güvence altına alınmıştır:


  • Çalışmaktan Kaçınma Hakkı: Ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalan çalışanlar, gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir. Bu süre boyunca ücret ve diğer hakları saklı kalır. 

Devletin Rolü

Devlet, İSG alanında düzenleyici, denetleyici, destekleyici ve yaptırım uygulayıcı bir rol üstlenir. Bu rol, Anayasa'dan kaynaklanan "sosyal devlet" ilkesinin bir gereğidir. Devlet, mevzuat çıkarmak, işyerlerini teftiş etmek ve kurallara uymayanlara idari yaptırımlar uygulamakla yükümlüdür. Ayrıca, belirli koşulları sağlayan küçük işletmelere İSG hizmetlerinin finansmanı için destek de sağlayabilir. 

Uygulama ve Yaptırımlar

İşin Durdurulması

İşyerinde çalışanlar için hayati tehlike oluşturan bir husus tespit edildiğinde, bu tehlike giderilinceye kadar işyerinin bir bölümünde veya tamamında iş durdurulur. Ayrıca, çok tehlikeli sınıftaki maden, metal, yapı işleri gibi bazı sektörlerde risk değerlendirmesi yapılmamış olması da işin durdurulması sebebidir. İşin durdurulması sebebiyle işsiz kalan çalışanlara işveren ücretlerini ödemekle veya onlara başka bir iş vermekle yükümlüdür. 

Yaptırımlar

İSG yükümlülüklerine aykırılık halinde idari, hukuki ve cezai yaptırımlar gündeme gelir.

  • İdari Yaptırımlar: 6331 sayılı Kanun'da belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverenlere, ihlal edilen her bir yükümlülük için ayrı ayrı idari para cezası uygulanır. 
  • Hukuki Yaptırımlar: İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meydana gelen zararlar için, işverenin Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki kusur sorumluluğuna dayalı olarak maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. 
  • Cezai Yaptırımlar: İş kazası veya meslek hastalığının ölüme veya yaralanmaya neden olması durumunda, işverenin veya yetkililerinin Türk Ceza Kanunu kapsamında "taksirle öldürme" (Madde 85) veya "taksirle yaralama" (Madde 89) suçlarından sorumluluğu doğabilir. 

Kaynakça

Karabal, Ahu. "İş Sağlığı ve İş Güvenliği." Uluslararası Batı Karadeniz Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi 5, no. 1 (2021): 1-21. Erişim 13 Haziran 2025. https://dergipark.org.tr/tr/pub/baksoder/issue/60573/816965.


Limon, Aslıhan. "Türk Hukuk Sisteminde İş Sağlığı ve Güvenliği." Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi 1 (2012): 209-242. Erişim 13 Haziran 2025. https://dergipark.org.tr/en/pub/mdergi/issue/17283/180548.


Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. "6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu." Mevzuat.gov.tr. Erişim 13 Haziran 2025. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6331&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5.

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarYunus Emre Yüce13 Haziran 2025 17:27

Etiketler

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"İş Sağlığı ve Güvenliği Hukuku" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Tanım ve Temel Kavramlar

  • Tarihsel Gelişim

    • Dünyadaki Gelişmeler

    • Türkiye'deki Gelişmeler

  • Hukuki Çerçeve

    • Uluslararası Hukuk

    • Ulusal Hukuk

  • Tarafların Rol ve Sorumlulukları

    • İşverenin Yükümlülükleri

    • Çalışanların Yükümlülükleri ve Hakları

    • Devletin Rolü

  • Uygulama ve Yaptırımlar

    • İşin Durdurulması

    • Yaptırımlar

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

KÜRE'ye Sor