
+2 Daha
Ölüm | 13 Nisan 1992, New Haven (ABD) | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Doğum | 7 Nisan 1921, İstanbul | ||||||||
Ödül | TÜBİTAK Bilim Ödülü (1969) Nobel Fizik Ödülü adayı (1985) Wigner Madalyası (1986) Einstein Madalyası (1979) | ||||||||
Eğitim | Imperial College (Doktora) İstanbul Üniversitesi Galatasaray Lisesi | ||||||||
Alan | Yüksek enerji fiziği Matematiksel fizik Parçacık fiziği | ||||||||
Meslek | Kuramsal fizikçi | ||||||||
Bilimsel Katkıları | Matematik–fizik ilişkisine katkılar Kiral simetri çalışmaları SU(6) simetri modeli Grup kuramının fiziğe uygulanması | ||||||||
Feza Gürsey (1921–1992), 20. yüzyılın önde gelen Türk kuramsal fizikçilerinden biridir. Özellikle parçacık fiziği ve matematiksel fizik alanlarında yaptığı çalışmalarla uluslararası bilim dünyasında tanınmıştır. Fizikte simetri kavramının ve grup kuramının uygulanmasına yaptığı katkılar, onu modern yüksek enerji fiziğinin önemli isimlerinden biri hâline getirmiştir.

Feza Gürsey Gençliği (Boğaziçi Üniversitesi Arşiv)
Gürsey’in çalışmaları, temel parçacıkların yapısı ve etkileşimlerini açıklamaya yönelik kuramsal modellerin geliştirilmesine odaklanmış; özellikle SU(6) simetrisi, kiral simetri ve konformal değişmezlik gibi konularda yaptığı katkılar bilimsel literatürde yer almıştır.
Türkiye’de teorik fiziğin gelişiminde rol oynayan Gürsey, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde kuramsal fizik çalışmalarının kurumsallaşmasına öncülük etmiş, daha sonra Yale Üniversitesi’nde akademik çalışmalarını sürdürmüştür.
Feza Gürsey, 7 Nisan 1921 tarihinde İstanbul’da, bilimsel ve entelektüel birikimi yüksek bir ailede dünyaya gelmiştir. Babası askeri doktor Reşit Gürsey, annesi ise Sorbonne Üniversitesi’nde kimya doktorası yapmış olan ve Türkiye’nin ilk kadın kimyagerlerinden biri kabul edilen Remziye Hisar’dır.【1】 Bu yönüyle Gürsey, küçük yaşlardan itibaren bilimsel düşüncenin ve akademik disiplinin önemsendiği bir ortamda yetişmiştir.

Feza Gürsey'in Kız Kardeşi ve Annesi ile Çekilmiş Çocukluk Fotoğrafı (Boğaziçi Üniversitesi Arşivi)
Gürsey’in çocukluk yılları, Türkiye’nin siyasi ve toplumsal dönüşüm sürecine denk gelmiştir. Kurtuluş Savaşı sırasında annesinin Adana’da öğretmenlik yapması, babasının ise Ankara’da doktor olarak görev alması nedeniyle ailesinden ayrı kalmış; bu dönemde anneannesi ve teyzesinin yanında büyümüştür.
Savaşın ardından ailesinin Paris’e gitmesiyle birlikte Gürsey de bir süre burada yaşamış ve ilkokul eğitimine Jeanne d’Arc Okulu’nda başlamıştır. Farklı kültürel çevrelerle erken yaşta kurduğu bu temas, onun ilerleyen yıllarda uluslararası bilim dünyasında yer alabilmesinin altyapısını oluşturmuştur.
Feza Gürsey’in eğitim hayatı, erken yaşlardan itibaren farklı kültürel ve akademik ortamlarla şekillenmiştir. İlk öğrenimine ailesiyle birlikte bulunduğu Paris’te Jeanne d’Arc Okulu’nda başlamış, ancak annesinin Türkiye’ye dönmesi üzerine eğitimine İstanbul’da devam etmiştir. Türkiye’deki öğrenim hayatı, Galatasaray Lisesi’nde yatılı öğrenci olarak sürmüş ve burada aldığı disiplinli eğitimle bilimsel düşünceye olan ilgisi belirginleşmiştir. Gürsey, Galatasaray Lisesi’nden 1940 yılında mezun olmuştur.

Feza Gürsey’in Jeanne D’Arc Okulundan 1928’de Aldığı Karnesi (Boğaziçi Arşivleri)
Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik-Fizik Bölümü’ne giren Gürsey, üniversite yıllarında özellikle matematiksel fizik alanına yönelmiştir. Bu dönemde aldığı eğitim, yalnızca temel fizik bilgisiyle sınırlı kalmamış; matematik ile fizik arasındaki ilişkiyi kavramasına olanak tanıyarak ileride geliştireceği kuramsal yaklaşımların temelini oluşturmuştur. 1944 yılında üniversiteden mezun olan Gürsey, kısa sürede akademik çalışmalarına devam edebilecek bir donanıma ulaşmıştır.
Mezuniyetinin ardından Milli Eğitim Bakanlığı’nın açtığı sınavı kazanarak yüksek öğrenimini sürdürmek üzere İngiltere’ye gönderilen Gürsey, Imperial College’da doktora çalışmalarına başlamıştır. “Kuaterniyonların alan denklemlerine uygulanmaları” başlıklı doktora tezini 1950 yılında tamamlamış; bu çalışma, matematiksel yapıların fiziksel problemlere uygulanması bakımından onun bilimsel yaklaşımını erken dönemde ortaya koymuştur.
Doktora sonrasında Cambridge Üniversitesi’nde araştırmalar yapan Gürsey, burada geçirdiği süre boyunca kuramsal fizik alanındaki bilgisini derinleştirmiş ve dönemin önde gelen bilim insanlarıyla temas kurma imkânı elde etmiştir. Bu süreç, onun uluslararası bilim dünyasına adım atmasında ve ilerleyen yıllarda geliştireceği çalışmaların entelektüel altyapısının oluşmasında belirleyici olmuştur.

Doktorasını Almaya Hak Kazandığını Bildiren Belge (Boğaziçi arşivleri)
Feza Gürsey, doktora sonrası çalışmalarını tamamladıktan sonra 1951 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde fizik asistanı olarak akademik kariyerine başlamıştır. Bu dönem, onun hem bilimsel üretkenliğinin şekillendiği hem de Türkiye’de kuramsal fiziğin gelişimine katkı sağlamaya yöneldiği bir başlangıç evresi olmuştur.
1953 yılında doçent unvanını alan Gürsey, İstanbul Üniversitesi’nde kuramsal fizik alanında güçlü bir araştırma ortamı oluşturmak amacıyla yoğun bir çaba göstermiştir. Bu süreçte yalnızca ders vermekle kalmamış, aynı zamanda bilimsel araştırmaları teşvik eden bir akademik kültürün yerleşmesine katkıda bulunmuştur.

Feza Gürsey'in Tekli Koltukta Not Alırken Çekilmiş Fotoğrafı (Boğaziçi Üniversitesi Arşivi)
Kariyerinin bu ilk döneminde Gürsey, uluslararası bilim çevreleriyle ilişkilerini geliştirmeye yönelik adımlar atmıştır. 1957–1961 yılları arasında Brookhaven Ulusal Laboratuvarı başta olmak üzere Princeton ve Columbia üniversitelerinde araştırmalar yapmış; bu süreçte çağdaş fiziğin önde gelen isimleriyle tanışmış ve birlikte çalışmıştır. Bu deneyimler, onun bilimsel çalışmalarına ve ilerleyen yıllarda gerçekleştireceği araştırmalara zemin hazırlamıştır.
Bu dönem, aynı zamanda Gürsey’in bilimsel çalışmalarının şekillendiği ve uluslararası düzeyde yer bulmaya başladığı bir evre olarak değerlendirilmektedir. Türkiye’deki akademik faaliyetlerini sürdürürken yurt dışındaki araştırma merkezlerinde bulunması, onun bilimsel üretimini etkilemiş ve kariyerinin sonraki aşamalarına geçişinde rol oynamıştır.
Feza Gürsey’in akademik kariyeri, 1960’lı yıllardan itibaren uluslararası bir nitelik kazanmış ve bu süreçte dünyanın önde gelen araştırma merkezleriyle güçlü bağlar kurmuştur. 1961 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde göreve başlayan Gürsey, burada kuramsal fizik alanının kurumsallaşmasında öncü bir rol üstlenmiş ve üniversitede güçlü bir araştırma ortamının oluşmasına katkıda bulunmuştur.
Bu dönemde çalışmalarını yalnızca Türkiye ile sınırlı tutmayan Gürsey, Brookhaven Ulusal Laboratuvarı, Princeton ve Columbia üniversitelerinde gerçekleştirdiği araştırmalarla uluslararası bilim çevreleriyle etkileşimini sürdürmüştür. Bu kurumlarda geçirdiği süre, onun çağdaş fiziğin en önemli problemleri üzerine yoğunlaşmasına ve alanın önde gelen bilim insanlarıyla birlikte çalışma imkânı bulmasına olanak sağlamıştır.

Feza Gürsey Yale Üniversitesi’ndeki Odasında (Boğaziçi Üniversitesi)
Gürsey, 1960’lı yıllardan itibaren Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile Yale Üniversitesi arasında dönüşümlü olarak görev yapmış; bu çift yönlü akademik faaliyet, onun hem Türkiye’de bilimsel üretimi desteklemesine hem de uluslararası alanda etkinliğini artırmasına imkân tanımıştır. 1974 yılında Yale Üniversitesi’nde profesör olarak kürsü başkanlığı görevine getirilmiş ve çalışmalarını burada sürdürmüştür.
Yale Üniversitesi’ndeki görevi süresince fizik ve matematik bölümleri arasında yakın bir iş birliğinin kurulmasına öncülük eden Gürsey, disiplinler arası yaklaşımıyla dikkat çekmiştir. Bu yönüyle yalnızca bilimsel katkılar sunmakla kalmamış, aynı zamanda akademik kurumların yapısal gelişimine de önemli katkılarda bulunmuştur.
Feza Gürsey’in bilimsel çalışmaları, özellikle kuramsal fizik ve matematiksel fizik alanlarında yoğunlaşmış olup, temel parçacıkların yapısı ve etkileşimlerini açıklamaya yönelik özgün katkılar içermektedir. Gürsey’in en belirgin özelliği, fiziksel problemlerin çözümünde matematiksel yöntemleri, özellikle de grup kuramını yaratıcı ve derinlikli bir biçimde kullanmasıdır. Bu yaklaşım, onun çalışmalarını çağdaş fizik içinde ayrıcalıklı bir konuma taşımıştır.
Gürsey, temel parçacıklar fiziğinde simetri kavramının önemini erken dönemde kavramış ve bu alanda öncü çalışmalar gerçekleştirmiştir. Özellikle kuvvetli etkileşmelerin simetrileri üzerine yaptığı çalışmalar, “kiral simetri” kavramının fizik literatürüne kazandırılmasında önemli bir rol oynamıştır. Bu simetri, daha sonra lineer olmayan sigma modeli çerçevesinde geliştirilmiş ve parçacık fiziğinde temel bir yaklaşım hâline gelmiştir.

Feza Gürsey'in Evde Çekilmiş Gençlik Fotoğrafı (Boğaziçi Üniversitesi Arşivi)
1962 yılında Luigi Radicati ile birlikte yayımladığı çalışmada, temel parçacıkların spin ve üniter spin özelliklerinden bağımsız olarak ele alınabileceğini göstermiş ve SU(6) simetri grubunun düşük enerjilerde kuarklar için geçerli bir yaklaşık simetri olduğunu ileri sürmüştür.【2】Bu öneri, parçacık fiziğinde önemli bir dönüm noktası olmuş ve daha sonraki kuramsal gelişmelere zemin hazırlamıştır.
Gürsey’in katkıları yalnızca SU(6) modeli ile sınırlı kalmamış; E(6) ve E(7) gibi istisna gruplara dayanan simetriler üzerine yaptığı çalışmalarla, temel etkileşimlerin birleştirilmesine yönelik kuramların geliştirilmesine de katkı sağlamıştır. Bu bağlamda Lie gruplarının fiziksel problemlere uygulanması, onun çalışmalarının en dikkat çekici yönlerinden biri olmuştur.
Bunun yanı sıra Gürsey, kuaterniyonik ve oktoniyonik yapılar üzerine yaptığı çalışmalarla matematik ile fizik arasındaki ilişkiyi derinleştirmiş; konformal değişmezlik ve Mach ilkesi gibi konular üzerinde de araştırmalar yürütmüştür. Bu çalışmalar, onun yalnızca parçacık fiziğinde değil, genel görelilik ve istatistiksel fizik gibi farklı alanlarda da etkili olduğunu göstermektedir.
Genel olarak değerlendirildiğinde Gürsey’in bilimsel katkıları, doğadaki simetrileri matematiksel bir çerçeve içinde ifade etme çabası etrafında şekillenmiştir. Bu yaklaşım, onun hem fiziksel sezgi gücünü hem de matematiksel yaratıcılığını bir araya getiren özgün bir bilim insanı olarak öne çıkmasını sağlamıştır.
Feza Gürsey, 20. yüzyıl kuramsal fiziğinde, matematiksel yöntemleri fiziksel problemlere uygulamadaki özgün yaklaşımıyla öne çıkan bilim insanlarından biri olarak kabul edilmektedir. Özellikle simetri kavramı ve grup kuramını temel alan çalışmaları, onun yalnızca belirli problemlere çözüm üreten bir araştırmacı değil, aynı zamanda fiziksel düşünce biçimini dönüştüren bir kuramcı olduğunu göstermektedir.

Kara Tahta Önünde Ders Anlatırken Çekilmiş Fotoğrafı (Boğaziçi Arşivleri)
Gürsey’in bilimsel önemi, doğadaki fiziksel yapıların matematiksel ifadelerle açıklanabileceği fikrini derinleştirmesinde yatmaktadır. XVII. yüzyıldan itibaren gelişen ve doğayı matematik diliyle anlama geleneği, 20. yüzyılda kuantum kuramı ve görelilik teorisi ile yeni bir boyut kazanmış; Gürsey bu geleneği ileriye taşıyan isimlerden biri olmuştur. Onun çalışmaları, matematik ile fizik arasındaki etkileşimi güçlendirmiş ve bu iki alanın yeniden yakınlaşmasına katkıda bulunmuştur.
Bu bağlamda Gürsey, yalnızca teknik katkılarıyla değil, aynı zamanda fiziksel kuramların yapısına ilişkin geliştirdiği düşünsel yaklaşımıyla da önem taşımaktadır. Yerleşik kuramlara bağlı kalmak yerine, alternatif ve yenilikçi modeller geliştirme cesareti, onun bilimsel kişiliğinin belirgin özelliklerinden biri olmuştur. Bu yönüyle, kuramsal fizikte devrimsel dönüşümlerin karakteristik temsilcilerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Gürsey’in çalışmaları, yüksek enerji fiziği, genel görelilik ve matematiksel fizik gibi farklı alanları kapsamakta olup, bu geniş yelpaze onun çok yönlü bir kuramsal fizikçi olduğunu ortaya koymaktadır. Doğadaki simetrileri ayırt etme ve bunları matematiksel bir dil içinde ifade etme konusundaki yeteneği, bilim dünyasında bir etki yaratmıştır.
Feza Gürsey, yalnızca uluslararası düzeyde tanınan bir bilim insanı olmakla kalmamış, aynı zamanda Türkiye’de kuramsal fiziğin gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştur. 1961 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde göreve başlamasıyla birlikte, burada kuramsal fizik alanının kurumsallaşmasına öncülük etmiş ve üniversite bünyesinde güçlü bir araştırma geleneğinin oluşmasını sağlamıştır.

Feza Gürsey'in Telefonla Konuşurken Çekildiği Fotoğrafı (Boğaziçi Üniversitesi Arşivi)
Gürsey’in ODTÜ’deki çalışmaları, Türkiye’de modern fizik anlayışının yerleşmesi açısından belirleyici olmuştur. Kuramsal fiziğin bağımsız bir disiplin olarak gelişmesine katkı sunan Gürsey, yalnızca araştırma faaliyetleriyle değil, aynı zamanda eğitim faaliyetleriyle de bu süreci desteklemiştir. Yetiştirdiği öğrenciler ve oluşturduğu akademik ortam, Türkiye’de bilimsel üretimin sürekliliği açısından önemli bir rol oynamıştır.
Bunun yanı sıra Gürsey, yurt dışındaki bilimsel birikimini Türkiye’ye aktarma konusunda da aktif bir tutum sergilemiştir. Uluslararası araştırma merkezleriyle kurduğu ilişkiler sayesinde Türkiye’deki akademik çevrelerin dünya bilimiyle bağlantı kurmasına katkıda bulunmuş; bu yönüyle bilimsel bilginin dolaşımını sağlayan önemli bir aracı olmuştur.
Gürsey’in Türkiye’deki bilimsel faaliyetleri, sınırlı imkânlara rağmen kuramsal fiziğin gelişebileceğini göstermesi bakımından da önem taşımaktadır. Bu çabaları, Türkiye’de bilimsel düşüncenin güçlenmesine ve yeni kuşak araştırmacıların yetişmesine zemin hazırlamıştır.
Feza Gürsey, bilimsel çalışmalarıyla hem ulusal hem de uluslararası düzeyde önemli ödüllere layık görülmüş ve geniş bir bilim çevresi tarafından takdir edilmiştir. Kuramsal fizik alanındaki katkıları, özellikle temel parçacıkların simetrileri ve matematiksel yapıları üzerine geliştirdiği kuramlarla dikkat çekmiş; bu çalışmalar ona bilim dünyasında saygın bir yer kazandırmıştır.
Gürsey’in bilimsel başarıları, Nobel Fizik Ödülü’ne aday gösterilmesiyle de uluslararası ölçekte tescillenmiştir.【3】1985 yılı Nobel Fizik Ödülü için aday gösterilmesi, onun kuramsal fizik alanındaki etkisinin ve bilimsel çalışmalarının öneminin açık bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.

Feza Gürsey, TÜBİTAK Bilim Ödülünü Töreninde Prof. Dr. Bahattin Baysal ile Birlikte, 11 Kasım 1968 (Boğaziçi Arşivleri)
Aldığı ödüller arasında 1969 yılında verilen TÜBİTAK Bilim Ödülü, 1977’de J. R. Oppenheimer Ödülü (Sheldon Glashow ile birlikte), 1979’da Einstein Madalyası ve 1986’da Wigner Madalyası gibi prestijli ödüller bulunmaktadır.【4】 Ayrıca çeşitli üniversiteler ve bilim kuruluşları tarafından verilen madalya ve onur ödülleri de Gürsey’in bilimsel itibarını pekiştirmiştir.
Feza Gürsey, yalnızca bilimsel çalışmalarıyla değil, aynı zamanda çok yönlü entelektüel kişiliğiyle de dikkat çeken bir bilim insanıdır. Fizik ve matematik alanındaki derin bilgisinin yanı sıra, tarih, edebiyat, sanat ve farklı kültürlere duyduğu ilgi, onun geniş bir düşünsel ufka sahip olduğunu göstermektedir.
Gürsey’in bilim anlayışı, doğayı anlamada matematiğin temel bir araç olduğu fikrine dayanmaktadır. Çalışmalarında fiziksel gerçekliği matematiksel yapılar aracılığıyla açıklamaya yönelen Gürsey, bu yaklaşımıyla kuramsal fiziğin en önemli geleneklerinden birini sürdürmüştür. Bu bağlamda, bilimsel üretiminde matematiksel imgelem gücü ile fiziksel sezgiyi bir araya getiren özgün bir yöntem geliştirmiştir.
Bilimsel çalışmalarında yenilikçi ve cesur bir tutum sergileyen Gürsey, yerleşik kuramların sınırlarını aşmayı hedeflemiş ve alternatif modeller geliştirme konusunda çekincesiz davranmıştır. Bu yönüyle, bilimsel düşüncede yaratıcı ve eleştirel yaklaşımı benimseyen bir araştırmacı olarak öne çıkmıştır.
Kişisel özellikleri bakımından da çevresinde saygı uyandıran Gürsey, öğrencileri ve meslektaşlarıyla kurduğu ilişkilerde destekleyici ve paylaşımcı bir tutum sergilemiştir. Geniş bilgi birikimi ve güçlü hafızası sayesinde bilimsel ve kültürel konularda etkileyici anlatımlar yapabilen Gürsey, yalnızca bir bilim insanı değil, aynı zamanda bir düşünce ve kültür insanı olarak da değerlendirilmiştir.
Feza Gürsey, akademik çalışmalarını uzun yıllar boyunca sürdürdüğü Yale Üniversitesi’nde hayatının son dönemine kadar aktif bir bilim insanı olarak üretkenliğini korumuştur. 1974 yılında başladığı bu görevini 1990 yılına kadar devam ettiren Gürsey, bu süreçte kuramsal fizik alanındaki çalışmalarını sürdürmüş ve uluslararası bilim dünyasıyla bağlarını güçlü bir şekilde devam ettirmiştir.

Feza Gürsey eşi Suha Gürsey (Boğaziçi Arşivleri)
Yaşamının son yıllarında ciddi bir hastalıkla mücadele eden Gürsey, buna rağmen bilimsel çalışmalarını mümkün olduğunca sürdürmeye devam etmiştir. Ancak hastalığının ilerlemesi sonucunda 13 Nisan 1992 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin New Haven kentinde hayatını kaybetmiştir.
Gürsey’in ölümü, yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası bilim camiasında da büyük bir kayıp olarak değerlendirilmiştir.
Feza Gürsey, kuramsal fizik alanında yaptığı çalışmalarla hem Türkiye’de hem de uluslararası bilim dünyasında kalıcı bir etki bırakmıştır. Özellikle grup kuramı ve simetri kavramlarını fiziksel problemlere uygulaması, modern yüksek enerji fiziğinin gelişiminde önemli bir rol oynamış ve sonraki kuşak araştırmacılar için yeni çalışma alanlarının açılmasına katkı sağlamıştır.
Gürsey’in bilimsel mirası, yalnızca yayımladığı çok sayıdaki makale ve geliştirdiği kuramsal yaklaşımlarla sınırlı değildir. Aynı zamanda kurduğu akademik yapılar, yetiştirdiği öğrenciler ve bilimsel düşünceye kazandırdığı yaklaşım biçimi, onun etkisinin uzun vadede devam etmesini sağlamıştır. Türkiye’de kuramsal fiziğin gelişmesine öncülük etmesi ve bu alanda bir gelenek oluşturması, onun en önemli katkılarından biri olarak değerlendirilmektedir.
Uluslararası düzeyde ise Gürsey, matematik ile fizik arasındaki ilişkiyi güçlendiren çalışmalarıyla tanınmış ve bu iki disiplinin yeniden yakınlaşmasına önemli katkılarda bulunmuştur.
Gürsey’in bilimsel yaklaşımı, doğadaki yapıları matematiksel bir düzen içinde anlama çabasına dayanmakta olup, bu yaklaşım günümüzde de kuramsal fizik çalışmalarında temel bir referans noktası olmaya devam etmektedir.
Boğaziçi Üniversitesi Arşivleri. “Bilim Dervişi Feza Gürsey.” bogaziciarsivleri.bogazici.edu.tr. Erişim tarihi 18 Mart 2026. https://bogaziciarsivleri.bogazici.edu.tr/sergi/gursey.php
Boğaziçi Üniversitesi Feza Gürsey Fizik ve Matematik Merkezi. “Feza Gürsey’in Biyografisi.” fezagursey.bogazici.edu.tr. Erişim tarihi 18 Mart 2026. https://fezagursey.bogazici.edu.tr/tr/feza-gurseyin-biyografisi
Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi Dijital Arşivi. “Feza Gürsey Koleksiyonu.” digitalarchive.library.bogazici.edu.tr. Erişim tarihi 18 Mart 2026. https://digitalarchive.library.bogazici.edu.tr/collections/4b121987-900c-457c-8d10-001b61383907/search?spc.page=1
Fizikciler.info. “Prof. Dr. Dr. H. C. Feza Gürsey (1921–1992).” Fizikciler.info. Erişim tarihi 18 Mart 2026. https://www.fizikciler.info/index.php/13-fizikciler/100-prof-dr-dr-h-c-feza-guersey-1921-1992
Topdemir, Hüseyin Gazi. “Kuramsal Fizikte Evrensel Bir Değer: Feza Gürsey.” Bilim ve Teknik, (2011): 80-84. Erişim tarihi 18 Mart 2026. https://bilimteknik.tubitak.gov.tr/wp-content/uploads/sites/154/2025/09/4006634e-bfaf-4e7b-89ac-bccce44edb0b-1.pdf
[1]
"Prof. Dr. Dr. h.c. Feza GÜRSEY (1921 – 1992)," Fizik Hocalarımızla Anılar, erişim tarihi: 15 Haziran 2026, https://www.fizikciler.info/index.php/13-fizikciler/100-prof-dr-dr-h-c-feza-guersey-1921-1992
[2]
Hüseyin Gazi Topdemir, "Kuramsal Fizikte Evrensel Bir Değer: Feza Gürsey," Bilim ve Teknik (Şubat 2011): 81. https://bilimteknik.tubitak.gov.tr/wp-content/uploads/sites/154/2025/09/4006634e-bfaf-4e7b-89ac-bccce44edb0b-1.pdf
[3]
Topdemir, "Kuramsal Fizikte Evrensel Bir Değer: Feza Gürsey," 81.
[4]
"Feza Gürsey'in Biyografisi," Boğaziçi Üniversitesi Feza Gürsey Fizik ve Matematik Uygulama ve Araştırma Merkezi, erişim tarihi: 15 Haziran 2026, https://fezagursey.bogazici.edu.tr/tr/feza-gurseyin-biyografisi

Ölüm | 13 Nisan 1992, New Haven (ABD) | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Doğum | 7 Nisan 1921, İstanbul | ||||||||
Ödül | TÜBİTAK Bilim Ödülü (1969) Nobel Fizik Ödülü adayı (1985) Wigner Madalyası (1986) Einstein Madalyası (1979) | ||||||||
Eğitim | Imperial College (Doktora) İstanbul Üniversitesi Galatasaray Lisesi | ||||||||
Alan | Yüksek enerji fiziği Matematiksel fizik Parçacık fiziği | ||||||||
Meslek | Kuramsal fizikçi | ||||||||
Bilimsel Katkıları | Matematik–fizik ilişkisine katkılar Kiral simetri çalışmaları SU(6) simetri modeli Grup kuramının fiziğe uygulanması | ||||||||
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Feza Gürsey" maddesi için tartışma başlatın
Erken Yaşam ve Aile
Eğitimi
Akademik Kariyerinin İlk Dönemi
Uluslararası Akademik Kariyer
Bilimsel Çalışmaları ve Kuramsal Katkıları
Kuramsal Fizikteki Yeri ve Bilimsel Önemi
Türkiye’de Bilime ve Kurumlara Katkıları
Ödüller ve Bilimsel Tanınırlık
Kişiliği, Entelektüel Yönü ve Bilim Anlayışı
Son Yılları ve Ölümü
Mirası ve Etkisi
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.