
Başarısızlık korkusu, bir hedefe ulaşamama ihtimalinin kişide yarattığı endişe, kaygı ve geri çekilme duygusu olarak tanımlanabilir. Özellikle girişimcilik gibi risk ve belirsizlik içeren alanlarda bu korkunun daha yoğun hissedildiğini düşünüyorum. Yeni bir işe başlamak ya da önemli kararlar almak, beraberinde başarısız olma ihtimalini de getiriyor. Bu durum bazen insanı duraksatırken bazen de daha dikkatli hareket etmeye yöneltebiliyor. Bana göre başarısızlık korkusu, yalnızca olumsuz bir duygu
TR
Öznur TOPDAĞ

Ahbap Derneği soruşturması, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ahbap Derneği adına toplanan bağışların bazı şüphelilerin kişisel hesaplarına yüksek tutarlarda aktarıldığı iddiası üzerine 12 Temmuz 2026 tarihinde başlatılan ve deprem bağışlarının amacı dışında kullanıldığı iddialarının ortaya çıkmasıyla kapsamı genişletilen bir adli soruşturmadır. Soruşturma kapsamında derneğin kurucusu ve başkanı şarkıcı Haluk Levent ile aralarında dernek çalışanları, yöneticileri ve üçüncü kişilerin de bulund
TR
Edanur Karakoç
SeKöken Sempatizan kelimesi, Türkçeye Fransızca “sempati duyan” anlamındaki sympathisant sözcüğünden gelmektedir. Fransızca bu sözcük, “sempati duymak” anlamına gelen sympathiser fiilinden türetilmiştir. Bu fiilin kökeni ise Fransızca sympathie kelimesine dayanır. Kullanım Alanları Siyaset Bilimi ve Toplumsal Hareketler: Bir siyasi partinin, derneğin veya sivil toplum örgütünün üyesi olmayan ancak onun fikirlerini benimseyen, eylemlerini destekleyen ve ona oy veren destekçi kitleyi tanımlamak için
TR
Tuğba Aygün

Kimseye yük olmamayı öğrenirken biriken sessiz yorgunluk üzerine... Herkes güçlü sanırken, sen ne zaman yoruldun? Kimseye yük olmamayı erken yaşta öğrenenler vardır. Yorulsalar bile bunu belli etmezler; sabah uyanır, işine gider, konuşur, gülümser, her şey yolundaymış gibi devam ederler. Çünkü yük olmak istememek, zamanla bir karakter meselesine dönüşmüştür. Güçlü görünmek refleks olur, durmak ertelenir. Ve insan, fark etmeden, kimseyi yormamaya çalışırken en çok kendini yorduğunu en son fark ed
TR
Zeynepnur Karagülle

International and internal migration movements are often viewed through the lens of displacement. Yet migration is a process that transforms not only those who leave but also those who remain. The most prominent effects of this transformation frequently emerge in children’s lives. Some children do not migrate, yet migration becomes directly embedded in their daily existence. In this context, children referred to as left-behind children are those who are separated from one or both parents due to
EN
Yeşim Can

Anne psikolojisi; kadının gebelik haberini almasıyla başlayan; doğum, lohusalık ve çocuk yetiştirme sürecine uzanan fizyolojik, bilişsel, duygusal ve sosyal değişimlerin tamamını inceleyen çok boyutlu bir bilimsel çalışma alanıdır. Sadece annenin kişisel refahını değil, bebeğin fiziksel, bilişsel ve duygusal gelişimini ile aile sisteminin dinamiklerini de doğrudan etkileyen bu süreç, toplum sağlığının en temel yapı taşlarından birini oluşturur. Gebelik Dönemi Psikolojisi ve Fetal Gelişim Gebelik
TR
Nida Üstün

Uluslararası ve iç göç hareketleri çoğu zaman yer değiştirme üzerinden ele alınır. Oysa göç, yalnızca gidenleri değil; kalanları da dönüştüren bir süreçtir. Bu dönüşümün en belirgin etkileri ise çoğu zaman çocukların hayatında ortaya çıkar. Bazı çocuklar göç etmez, fakat göç onların gündelik yaşamına doğrudan dâhil olur. Bu bağlamda left-behind children olarak adlandırılan geride kalan çocuklar, ebeveynlerinden birinin ya da her ikisinin ekonomik, politik veya güvenlik temelli nedenlerle göç etm
TR
Yeşim Can

Bir odada altı, belki sekiz insan yan yana oturuyordur. Yüzlerde aynı tereddüt, gözlerde aynı kaçamak bakışlar… Herkes kendi iç dünyasındaki fırtınayla oraya oturmuştur ve aslında her biri şundan neredeyse emindir: “Benim yaşadığımı, içimdeki bu karmaşayı ve açmazı kimse anlayamaz. Bu yük yalnızca benim omuzlarımda.” İnsan, acısıyla baş başayken kendini dünyanın tek sakini, o yarayı taşıyan tek canlı zanneder. Kalabalıklar içinde bile insanı donduran o soyutlanmışlık hissi, yalnızlığın en ağır b
TR
Nida Üstün

Sınıfların o kendine has, zamanı durduran kokusunu bilirsiniz; tebeşir tozu, eski ahşap ve biraz da tatlı bir telaşın karışımı... Ama bir sınıfı asıl yaşayan bir yer haline getiren şey ne boyalı duvarlarıdır ne de köşede duran yazı tahtası. Sınıfın gerçek ruhu, üzerinde yıllarca dirsek çürüttüğümüz, cilası yer yer aşınmış o emektar okul sıralarının derinliklerinde saklanır. Hele ki o sıraların üzerine dersin en sıkıcı, zamanın adeta akmamakta direndiği o anlarında bir pergel ucuyla ya da tükenme
TR
Nida Üstün

Tarlabaşı, İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde, Haliç'in kuzeydoğusunda yer alan tarihi bir semttir. Kuzeyde Dolapdere Caddesi, güneyde Tarlabaşı Bulvarı (Cumhuriyet Caddesi ile Taksim Meydanı'nın birleştiği nokta) ve İngiltere Elçilik Binası ile sınırlandırılmış bir bölgeyi kapsar.【1】 Tarihsel süreç içerisinde büyük demografik, fiziksel ve sosyolojik kırılmalar yaşayan semt, günümüzde göç, yoksulluk, kentsel dönüşüm ve "varoş turizmi" (slum tourism) gibi olgularla anılmaktadır.【2】 Tarihçe Tarlabaşı,
TR
Kadriye Beyza Kirenci