
Gecenin en koyu yerinde, takvimin yaprakları sessizce birbirine çarparken, zihnimde eski bir ilahinin yankısı dolaşıyor: "Defterim doldu siyâh, amelim tekmil günâh... Sensin kuluna penâh, meded amân Allahım." Bu satırlar sadece bir pişmanlık beyanı değil, aslında bir ruhun en maskesiz haliyle aynaya bakmasıdır. Ramazan sonrası başlayan günlerin ilk haftalarında, kendimizi o aynanın karşısında, elimizde nasıl defterle durduğumuzun muhasebesini yapmalıyız. Ramazan Okulu'nu nasıl geçirdik, gelecek
TR
Gözde Cabadak
RaKökenRazı kelimesi (ﺭﺍﺿﻰ), Arapça kökenlidir. Arapça “kabul etmek” anlamında kullanılan riżā kelimesinden türemiştir.Kullanım AlanlarıGünlük Dil / Onay ve Kabul Durumları: Kişinin bir durumu, kararı ya da sonucu içtenlikle kabul ettiğini ifade etmek için kullanılır.Dinî ve Tasavvufî Metinler: Allah’a teslimiyet, tevekkül ve gönül hoşluğunu ifade etmek amacıyla sıkça yer alır.Edebiyat / Klasik Şiir ve Nesir: Ayrılık, acı veya fedakârlık gibi temalarda, sevgi veya kader karşısında kabullenmeyi anl
TR
Tuğba Aygün
DiPîr Muhammed Nureddin Cerrâhî tarafından 18. yüzyılda irad edilen nutk-i şeriftir. Günümüzde hüseyni makamında sofyan usulünde tekkelerde usul ilahisi olarak okunmaktadır. Kısaca Allah zikrinin insan üzerindeki tesirlerinden bahseder.Dil beytini pâk idenDervîşi ankâ idenÂlem-i lâhûta gidenMevlâ zikridir zikriDerdine dermân idenSırrına cevlân idenMa‘nâda sultân idenMevlâ zikridir zikriÂşıkların zikri HûZikri Hû’dur fikri HûVecde gelip diye HûMevlâ zikridir zikriTerk ehline karışıpHem zevkine eriş
TR
Ahmet Dağ
PuPîr Muhammad This is a sacred utterance composed in the 18th century by Nureddin Cerrâhî. Today, it is recited in tekkes in the hüseyni makam and Sofyan usul as a devotional hymn method. In brief, it speaks of the effects of dhikr on the human soul.He who purifies the words of the tongue,Who recognizes the dervish as the true one,Who journeys toward the divine realm World,That is dhikr, true dhikr.He who is the remedy for his suffering,Who is stirred by the mystery within,Who reigns in the realm
EN
Ahmet Dağ

“Vakt-i Seher”, sözleri 20. yüzyılın mutasavvıf şairlerinden Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi’ye ait olan bir ilahidir. Şiir, Osman Hulûsi Efendi'nin 1986 yılında yayımlanan eseri Divân-ı Hulûsî-i Dârendevî’de yer almaktadır. Tasavvufî içerikli metin, seher vaktinin manevî önemini ve kâinatın bütünüyle ilâhî zikre iştirak ettiği düşüncesini konu edinmektedir.Müellifi ve Edebi Çevresi1914 yılında Malatya’nın Darende ilçesinde doğan Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi, ilk dinî eğitimini babası Hasan Feyzi
TR
Elif Laçin

“Vakt-i Seher” is a ilahi with verses attributed to the Sufi poet of the 20th century Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi. The poem appears in his 1986 published work Divân-ı Hulûsî-i Dârendevî. The Sufi text explores the spiritual significance of the pre-dawn hours and the idea that all creation participates in divine remembrance during this sacred time.Author and Literary ContextBorn in 1914 in the Darende district of Malatya, Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi received his initial religious education fr
EN
Elif Laçin

In the darkest hour of night, as the pages of the calendar silently collide, a resonance of an old ilahi echoes in my mind: "My ledger is full of black, my deeds complete in sin... You are the refuge for Your servant, the aid and mercy, Allah." These lines are not merely an expression of regret—they are the soul looking into the mirror without any mask. In the first weeks following Ramadan, we must stand before that mirror and account for ourselves: with what book in hand do we stand? How did we
EN
Gözde Cabadak