
Nükleer silahlar, nükleer reaksiyonlardan (fisyon veya füzyon) yararlanarak konvansiyonel patlayıcılardan çok daha yüksek düzeyde enerji açığa çıkaran, dünyadaki en tehlikeli kitle imha silahlarıdır. Nükleer reaksiyonlar sonucunda patlama dalgası, yoğun ışık, ısı ve radyasyon açığa çıkmaktadır. Patlama merkezindeki sıcaklık 7.000 °C’ye ulaşabilmekte, oluşan mantar şeklindeki patlama bulutu soğuyarak radyoaktif serpinti halinde yeryüzüne inmektedir. Nükleer silahların etkileri ani (ışık, ısı, bas
TR
Songül KÜÇÜKER

Nükleer güç santrallerinin inşası mühendisliğin zirvesi olarak kabul edilse de, asıl zorlu sınav santralin ömrünü tamamladığı gün başlar. Bir reaktörün şalterini indirmek, işin sadece ilk adımıdır. Milyarlarca dolarlık bu devasa tesislerin güvenli bir şekilde sökülüp, sahanın yeniden doğaya veya sivil kullanıma kazandırılması işlemine "Hizmetten Çıkarma" (Decommissioning) adı verilir.Decommissioning StratejileriUluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), bir nükleer tesisin emekliye ayrılması için
TRAybüke Yılmaz
RaRadyoaktivite, kararsız atom çekirdeklerinin daha kararlı bir yapıya ulaşabilmek amacıyla kendiliğinden parçalanarak enerji ve/veya parçacık yayması olayıdır. Bu süreçte atom çekirdeği, sahip olduğu fazla enerjiyi dış ortama aktarır ve bu aktarım sırasında çeşitli türlerde radyasyon oluşur. Radyoaktivite, çekirdeğin iç yapısıyla ilgili bir olgu olup dış koşullardan (basınç, sıcaklık, kimyasal bağlar vb.) büyük ölçüde bağımsızdır ve bu yönüyle kontrol edilemeyen bir süreçtir.Atom çekirdeği proton
TRZeynep Aydın

Nükleer reaktör denildiğinde akla genellikle devasa soğutma kuleleri, yüksek basınçlı sistemler ve ulusal şebekelere elektrik sağlayan dev tesisler gelir. Ancak nükleer teknolojinin, elektrik hatlarından çok daha hayati bir noktaya, doğrudan hastane koridorlarına dokunan başka bir yüzü daha vardır: Araştırma reaktörleri. Bu reaktörler, elektrik üretmek için değil; hastalıkların teşhis ve tedavisinde kullanılan tıbbi radyoizotopları üretmek için tasarlanmış özel birer "nötron fabrikası"dır.Nötron
TRAybüke Yılmaz

UZAY BOŞLUĞUUzay boşluğu kendi içerisinde galaksilerin, gezegenleri, yıldızları, nebulaları ve kara delikleri bulunduran ortamdır. Uzay boşluğu içinde karanlık madde ve karanlık enerji bulundurur. Karanlık madde ve karanlık enerji tam olarak anlaşılamamıştır ama evrenin büyük bir kısmını oluşturan bir bileşen olduğu biliniyor.Uzay boşluğu bir de çok düşük yoğunlukta parçacıklar, ışık, radyasyon ve manyetik alan içeren bir ortamdır.
TR
Yusuf Karabayır

Fukushima Daiichi Nükleer Santral Kazası, 11 Mart 2011 tarihinde Japonya’nın Tōhoku bölgesinde yaşanan 9.0 büyüklüğündeki deprem ve ardından oluşan tsunaminin Santral'e zarar vermesi sebebiyle meydana gelen, bir dizi teknik arıza ve radyoaktif sızıntıyla sonuçlanan geniş çaplı bir nükleer felakettir. Uluslararası Nükleer ve Radyolojik Olay Ölçeği'ne (INES) göre en yüksek seviye olan 7 olarak sınıflandırılmıştır.Fukushima Daiichi Nükleer SantraliSantral, Japonya’nın doğu kıyısında yer almakta olu
TR
Onur Çolak
RaKÖKEN"Radyasyon" kelimesi, Latince kökenli bir terimdir.🔹 Latince kökeni: radiatio → "ışın yayılma, ışınım" anlamına gelir.🔹 Temel kelime: radius → "ışın, çubuk" anlamındadır.Kelime Fransızca "radiation" üzerinden Türkçeye geçmiştir. Günümüzde fizik, tıp ve nükleer bilimler gibi birçok alanda kullanılır.KULLANIM ALANLARI1. Tıp AlanındaRadyoterapi: Kanser tedavisinde tümörleri yok etmek için kullanılır.Röntgen (X-ray): Kırık-çıkık teşhisinde kullanılır.Manyetik Rezonans (MR) ve BT: İç organları
TRBünyamin Polat

Çernobil Faciası, 26 Nisan 1986’da Ukrayna’daki Çernobil Nükleer Santrali’nin dördüncü reaktör ünitesinde meydana gelen nükleer kaza ve bu kazanın yol açtığı geniş ölçekli radyolojik, çevresel, toplumsal ve sağlık sonuçlarının genel adıdır. Kaza, hatalı reaktör tasarımı, güvenlik sistemlerinin devre dışı bırakıldığı bir deney süreci ve işletme hatalarının birleşmesiyle ortaya çıkmış; patlama ve yangın sonucu reaktör çekirdeğindeki radyoaktif maddelerin önemli bir bölümü atmosfere yayılmıştır.Fac
TR
Osman Özbay

X-Ray, yani röntgen teknolojisi, yüksek frekanslı elektromanyetik dalgaların malzemelerden geçerek iç yapılarının görüntülenmesini sağlayan bir tekniktir. Tıpta, endüstride, güvenlik sistemlerinde ve bilimsel araştırmalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. X-ray ışınları, Wilhelm Conrad Röntgen tarafından 1895 yılında keşfedilmiş ve o tarihten itibaren pek çok alanda devrim yaratmıştır.Çalışma PrensibiX-ray sistemleri, yüksek enerjili fotonlar yayarak bu ışınların nesnelerden geçmesini sağlar. Yo
TR
Ufuk Yarar

Bilim, evrenin işleyişini matematik ve deneylerle açıklarken, bulgularını isimlendirmek için genellikle geçmişin dillerine, özellikle de Antik Yunanca ve Latinceye başvurur. Günümüzde muazzam bir enerji potansiyelini ve karmaşık mühendislik sistemlerini ifade eden nükleer terminoloji de bu kuralın bir istisnası değildir. Laboratuvarlardan reaktör korlarına kadar uzanan bu kelimelerin kökenleri (etimolojisi), bilimin yüzyıllar içindeki evrimini akademik bir derinlikle gözler önüne serer.Atom: Böl
TRAybüke Yılmaz