
“Öfkeyle kalkan, zararla oturur” atasözünde anlatılmak istenen, öfkeyle verilecek tepkilerin büyük çoğunluğunda istenmeyen sonuçlar doğuracağını ifade etmektedir. Buradaki “öfkeyle kalkmak”, aslında öfkeyle ve sinirle bir eyleme geçmek, aceleyle verilmiş tepki anlamına gelmektedir, “zararla oturmak” da o aceleci ve öfkeli eylemin sonunda olumsuz bir durumla karşılaşmak, pişmanlık duymak anlamına gelmektedir.Bu atasözü, öfke anında yapılan eylemlerin, çoğu zaman düşünmeden ve duygusal bir şekilde
TRZeynep Akgün

Pişmanlık, bireyin geçmişte yaptığı bir davranış, aldığı bir karar ya da gerçekleştirmediği bir eylem nedeniyle duyduğu olumsuz duygusal tepkidir. Genellikle “keşke yapmasaydım” ya da “keşke yapsaydım” gibi düşüncelerle kendini gösteren bu duygu, bireyin değerleriyle, beklentileriyle ve benlik algısıyla doğrudan ilişkilidir. Pişmanlık duygusu, yalnızca bireysel yaşantıları değil; karar alma süreçlerini, sosyal ilişkileri, geleceğe yönelik davranış örüntülerini de etkileyen önemli bir psikolojik
TR
Nida Üstün
TeKökenArapça kökenlidir. “Te’assüf” kelimesi, “acımak” anlamındaki esef kelimesinden türemiştir. Osmanlı Türkçesinde özellikle resmî yazışmalarda, mektuplarda ve zarif konuşmalarda kırgınlık veya sitem bildirmek için yaygın şekilde kullanılmıştır. Günümüzde daha çok yazılı veya nazik sözlü iletişimde tercih edilen bir sitem ifadesidir.Kullanım AlanlarıResmî Yazışma ve Diplomasi: Kişi veya kurumlara yönelik memnuniyetsizliğin ifade edildiği beyan, bildiri veya mektup dilinde yer alır.Edebiyat: Öze
TR
Muhammed Said Alevcan
NeKökenNedamet kelimesi, Arapça’daki "ndm" kökünden türeyen "nadāma(t)" (ندامة) sözcüğünden gelmektedir ve “pişmanlık, pişman olma” anlamına gelir. Bu kelime, Arapça’da "pişman oldu" anlamındaki "nadima" (ندم) fiilinden, faˁāla(t) vezniyle türetilmiş bir mastardır.Kullanım AlanlarıEdebi Kullanım: Şairler ve yazarlar, karakterlerin yaşadığı derin psikolojik çatışmaları anlatırken bu kelimeyi kullanırlar. Gündelik Konuşma: İnsanların günlük yaşamda yaptıkları hataları ifade ederken ya da öğüt verirk
TR
Zeynep Şule Bingöl
HaKökenHayıflanmak kelimesi, Arapça ḥayf (حَيْف) sözcüğünden türetilmiştir. Bu kelime Arapçada “zulüm, haksızlık, yazık olma” anlamlarını taşır. Ḥayf, ḥāfa (حَافَ) fiilinden türemiştir; bu fiil de “haksızlık etmek, zulmetmek” anlamına gelir ve faˁl vezninde mastar yapısıyla kullanılmıştır. Türkçeye geçerken “yazık bulma, içlenme, üzülme” anlamına genişleyerek hayıflanmak fiiline dönüşmüştür.Kullanım AlanlarıGünlük dil: Geçmişte yapılmayan bir şey için duyulan pişmanlığı veya elde olmayan nedenlerl
TR
Ayşenur Bayraktar
GöUnuttun Sanıyorlar.Görünmeyen Yas, Travma ve Bağlanma Üzerine...Yıllar geçiyor. Takvimler değişiyor, mevsimler birbirini kovalıyor ve hayat dışarıdan bakıldığında akıp gidiyor. İnsanlar seni ayakta gördükçe, konuşabildiğini, gülebildiğini fark ettikçe bir şeyin “geçtiğini” sanıyor. Oysa psikolojide bazı kayıplar vardır; zamanla silinmez, sadece sessizleşir. Dışarıdan fark edilmez ama içeride varlığını sürdürür. Buna çoğu zaman görünmeyen yas denir.Bu unutmak değildir. Bastırmak hiç değildir. Bu,
TRZeynepnur Karagülle

The Whale (Balina): Klostrofobik Bir Hapishanede Dürüstlüğün ve Kurtuluşun AnatomisiSinemada sıkça karşılaştığımız, fiziksel engelleri veya hastalıkları ajitasyon malzemesi yaparak seyircinin gözyaşlarını sömüren o steril melodramları bir kenara bırakın. The Whale, insan ruhunun en karanlık, en yaralı ve en suçlu köşelerine kadar uzanan; öz-yıkımın, pişmanlığın ama her şeyden öte saf dürüstlüğün sınırlarını zorlayan sarsıcı bir klostrofobik dramdır. Darren Aronofsky, bizi bir adamın devasa beden
TRAysel ASLAN