VuKökenArapça wḳˁ kökünden gelen wuḳūˁ (وُقوع) “düşme, olma, meydana gelme” anlamındaki sözcükten alıntıdır. Bu kelime, Arapça waḳaˁa (وَقَعَ) “düştü, oldu, gerçekleşti” fiilinin fuˁūl veznindeki masdarıdır. Türkçede genellikle “vuku bulmak” kalıbıyla “meydana gelmek, gerçekleşmek” anlamında kullanılır.Kullanım AlanlarıHukuk ve Resmî Yazışmalar: Vuku kelimesi, resmî belgelerde ve hukuk metinlerinde bir olayın gerçekleştiğini veya meydana geldiğini bildirmek amacıyla kullanılır.Tarihî Metinler ve E
TR
Tuğba Aygün
MüKöken“Mutanasıp” kelimesi, Türkçeye Arapçadan geçmiştir. Arapçada mutanāsib (متناسِب), “uyumlu” ya da “orantılı” anlamına gelir. Bu sözcük, nasaba (نَسَبَ) fiilinden türetilmiştir ve bu fiil “ilişkili olmak, orantılı olmak” anlamındadır. Kelime, Arapça’daki VI. babdan (mutafāˁil vezni) türetilmiş etken bir fiil sıfatıdır. Yapı bakımından karşılıklı uyumu ya da dengeyi ifade eden durumlar için kullanılır.Kullanım AlanlarıFiziksel Uyum ve Oran: “Mutanasıp” kelimesi, beden ölçüleri, mimarî yapılar
TR
Ayşenur Bayraktar
EkKökenArapça kökenli bir kelimedir. Arapça "ekser" kelimesine mastar yapma eki olan -iyyet ekinin getirilmesiyle "ekseriyet" (ﺍﻛﺜﺮﻳّﺖ) kelimesi oluşmuştur. Kelime Türkçeye bu haliyle geçmiştir.Kullanım AlanlarıSosyoloji ve İstatistik: Bir grubun büyük bölümünü oluşturan kişiler veya veriler için kullanılır.Siyaset ve Oylama Süreçleri: Kararların çoğunluk esasına göre alındığı meclis, kurul, komisyon gibi yapılarda kullanılmaktadır.Günlük Konuşma ve Resmî Dil: “Çoğunlukla”, “genellikle” anlamını t
TR
Ayşenur Bayraktar

LİSERikā‘, Osmanlı Türkçesi yazı geleneğinde özellikle günlük kullanım için geliştirilmiş, sade, akıcı ve kolay yazılabilir bir Arap Alfabesi hat türüdür. Genellikle mektuplarda, resmî yazışmalarda ve hızlı yazmayı gerektiren metinlerde tercih edilmiştir. Harf yapıları kısa, yuvarlak ve birbirine yakın olup estetikten ziyade pratikliği öne çıkarır. Osmanlı bürokrasi geleneğinde de yaygın şekilde kullanılmıştır.Osmanlıda saray idaresinde katipler ve defterdarların günlük sayfalarca yazı yazdığı g
TR
Ahmet Berat PARLAK
FüKökenArapça fucūr (فجور) sözcüğü 'ahlâksızlık, fuhuş' anlamına gelir ve f-c-r kökünden türetilmiştir. Bu kelime, köken olarak Aramice/Süryanice phəgar veya phagrā (פגרא) sözcüğünden alıntıdır. Bu eski sözcük ise 'beden, gövde, et, cinsellik' anlamlarına gelir. Osmanlıca aracılığıyla Türkçeye geçmiş ve klasik metinlerde sıklıkla kullanılmıştır. Aynı kökten türeyen “fâcir” kelimesi de “günahkâr kimse” anlamına gelir.Kullanım AlanlarıDini Literatür: İslamî kaynaklarda fücür, insanın iç dünyasındaki
TR
Sinan Turan

Ferit Devellioğlu (1906-1985), Türk sözlükbilimi, dilbilimi ve çeviri alanlarında gerçekleştirdiği çalışmalarla tanınan araştırmacı ve yazardır. Bilinen en önemli eseri Osmanlıca - Türkçe Ansiklopedik Lügat eseridir.【1】Erken Yaşamı ve Eğitim SüreciFerit Devellioğlu, 1906 yılında İstanbul’da doğmuştur. Eğitim hayatına Beyazıt Rüştiyesi’nde başlamış, burayı bitirdikten sonra Kumkapı Fransız Mektebi’nde eğitimine devam etmiştir. Devellioğlu’nun dil ve dil bilgisi birikiminin temellerinin, rahibeler
TR
Gözde Cabadak
KaKökenKalıp kelimesi, Arapça (قالب) ḳāleb kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Kāleb kelimesi Aramice/Süryanice dilinde aynı anlamda kullanılan ḳalbīd/ḳalbūt kelimesinden alınmıştır. Aramice/Süryanice dilinde kullanılan bu kelime ise Eski Yunanca dilinde “tahtadan yapılan ayakkabı kalıbı” anlamında kullanılan kalopódion kelimesinden alınmıştır.Kullanım AlanlarıSanayi ve Üretim: Metal, plastik, cam veya seramik gibi maddelerin belirli bir şekle sokulması için kullanılan kalıplar; döküm, presleme ve şe
TRAbdulkadir Işık
SeKökenArapça kökenli bir kelimedir. Kelime, Arapça scw kökünden gelen “tabiat, huy, karakter” anlamındaki saciyya(t) (سجية) kelimesinden Türkçeye geçmiştir.Kullanım AlanlarıEdebî Eselerde: Klasik Osmanlıca metinlerde kişilik, huyluluk anlamında sıkça kullanılır; modern Türkçede yerine genellikle “huy” veya “karakter” tercih edilir. Akademik/Kültürel metinlerde: Psikolojik ya da ahlâki nitelikler tartışılırken tarihî metin çevirilerinde ve edebî analizlerde rastlanır.
TR
Hüseyin Durmuş
BiKökenBinaenaleyh, Arapça kökenli bir kelimedir. "Binaen" (dayanarak) ve "aleyh" (üzerine) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Osmanlı Türkçesinde sıklıkla kullanılmış olup zamanla günümüz Türkçesinde yerini "bu nedenle" ve "dolayısıyla" gibi sözcüklere bırakmıştır.Kullanım AlanlarıOsmanlıca ve Eski Türkçe: Resmî yazışmalarda, edebî eserlerde ve hukuk metinlerinde yaygın olarak kullanılmıştır.Modern Türkçe: Günümüzde resmî veya ağır bir dilde kullanılmakla birlikte, günlük dilde nadiren terci
TREmre Yeşilgül
AsKökenKelime, Arapça aṣāleten (أَصَالَةً) zarfından Türkçeye geçmiştir. Bu zarf, asalet (أَصَالَة) kökünden türemiş olup "aslîlik, esaslılık, temellik" gibi anlamlar taşır. Türkçedeki "asaleten" kullanımı, bir işin ya da görevin asıl sahibi olarak, vekâleten değil doğrudan yapılmasını ifade eder.Kullanım AlanlarıHukuk ve İdare: Bir görev veya yetkinin asal yani temelli ve resmî biçimde yerine getirilmesini ifade eder.Resmî Yazışmalar: Atama, imza veya karar yetkisinin doğrudan ve kalıcı biçimde y
TR
Salih Gölcük