
Düşünsene, kütüphanenin gizemli bir köşesinde, eski ve büyüleyici bir kitap buluyorsun. Kapağını açtığınızda harfler çok tanıdık geliyor. İşte o an, tarihin derinliklerinden gelen bir ses duyuyorsun: Osmanlı Türkçesi! Şimdi bu sesi tanıma ve keşfetme zamanı!🚀 Osmanlı Türkçesi harfleri (Görsel yapay zekâ ile oluşturulmuştur). " image-element-format="right" image-height="768" image-source="https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2026/04/22/Vcc1Y196V5BUaMhfSst4dXfoA7nEUBfr.png" image-width="1408">
TR
Nida Öztürkmen
MüKöken Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça rbw kökünden gelen ve "terbiye eden, yetiştiren" anlamındaki murabbī(مربّی) kelimesinden türetilmiştir. Kullanım Alanları Edebî metinler: Özellikle Tanzimat ve Servet-i Fünun dönemi eserlerinde, konaklarda çocukları eğiten kişileri tanımlarken kullanılır. Tasavvufî metinler: Müridin ahlakını ve manevi dünyasını şekillendiren mürşit veya manevi eğitici anlamında yer alır. Eğitim tarihi: Geleneksel eğitim yöntemleri ve özel hocalık müessesesi anlatılırken
TR
SÜMEYRA ŞEYBAN
MuKöken Arapça kökenli bir kelimedir. Muaraza kelimesi (ﻣﻌﺎﺭﺿﻪ), Arapça “göstermek, izhar etmek” anlamına gelen ‘arż kelimesinden türemiştir. Kullanım Alanları Hukuk Dili: Dava süreçlerinde taraflar arasında ortaya çıkan fikir veya hak çatışmalarını belirtmek için kullanılır. Klasik ve Osmanlıca Üslup: Edebî metinlerde veya resmî belgelerde anlaşmazlık, çekişme anlamında yer bulur. Akademik ve Eleştirel Yazılar: Görüş ayrılıklarını, tartışmalı meseleleri ifade ederken tercih edilir.
TRAyşe İkbal Özsakın
DeKöken “Devre” kelimesi, köken açısından iki ayrı dilden gelen farklı anlamlara sahip iki ayrı sözcükle ilişkilidir. Arapça kökenli olan “devr” kelimesinden türeyen “devre”, “dönmek”, “bir şeyin çevresinde dolaşmak” anlamlarını taşır ve bu anlam doğrultusunda “dönem” kavramını karşılamak üzere kullanılır. Ancak Türkçede yer alan ve “devirmek” fiilinden türeyen “devre” ise köken olarak farklıdır; “ters yüz, sırt” gibi anlamlara gelir. Bu fiilden “devrim”, “devrik”, “devretmek”, “devrilmek” gibi bi
TRRabia Saldıran
HüKöken Hüveyda kelimesi, Farsça "هويدا" (huveydâ) kelimesinden Türkçeye geçmiştir.Farsça'da "huveydâ" kelimesi, "açık, belirgin, aşikâr" anlamlarını taşır. Bu kelime, Osmanlı döneminde de aynı anlamlarda kullanılmıştır. Kullanım Alanları Hüveyda kelimesi, özellikle klasik Türk edebiyatında ve tasavvufi metinlerde "açıkça, besbelli" anlamında kullanılmıştır. Ayrıca, bu kelime, günlük dilde de benzer anlamlarda yer almıştır.
TR
Ahmet Dağ
KüKöken Küşat kelimesi, Farsça guşād (گشاد) “açılış, açma” anlamındaki sözcükten Türkçeye geçmiştir. Bu sözcük, guşādan (گشادن) “açmak” fiilinden türetilmiş olup Orta Farsça višātan köküyle ilişkilidir. Osmanlı Türkçesinde hem fizikî hem mecazî açılışlar için kullanılagelmiştir. Kullanım Alanları Resmî ve mimarî bağlam: Yeni bir kurum, yapı veya teşkilatın açılışını ifade etmek için kullanılır. Oyun terminolojisi: Tavla gibi geleneksel oyunlarda açılış hamlesi anlamına gelir. Kültürel-sportif gele
TR
Tuğba Aygün
AsKöken Âsumân kelimesi, Farsça āsmān (آسمان) “gök, sema” anlamındaki sözcükten gelmektedir. Bu kelime Avestaca ve Eski Farsça'daki āsmān- kökünden türemiştir. Zamanla Osmanlı Türkçesinde özellikle edebî metinlerde yaygın şekilde kullanılmıştır. Kullanım Alanları Klasik edebiyat: Şiirde aşk, ilahi kudret ya da kaderle ilişkilendirilen semavî bir imge olarak yer alır. Gündelik kullanım: Eskimiş bir kelime olsa da hâlâ edebî veya nostaljik söylemlerde tercih edilir. Tasavvufî metinlerde: Göklerin ye
TR
Tuğba Aygün
HiKöken Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça "yaratılış, tabiat" anlamına gelen hilkat (ﺧﻠﻘﺖ), Türkçeye bu anlamıyla geçmiştir. Kullanım Alanları Dinî ve felsefî metinlerde, varlıkların ya da insanın yaratılışına dair anlatımlarda kullanılır. Edebî ve klasik dilde, doğuştan gelen karakter ya da yapı özelliklerini tanımlamak amacıyla tercih edilir. İnsanın tabiatı veya ruhsal yapısı üzerine yapılan yorumlarda, doğuştan gelen eğilimleri ve değişmez yönleri ifade etmek için kullanılır.
TR
Nida Öztürkmen
BiKöken Farsça olumsuzluk eki olan bī- ile "kısmet, nasip, pay" anlamına gelen behre kelimelerin birleşiminden oluşmuştur. Kullanım Alanları Edebî metinler: “Bibehre” kelimesi genellikle eski yazın dilinde, özellikle klasik şiirlerde “talihsiz” ya da “kısmetsiz” anlamında kullanılmıştır. Günlük dilde ve modern edebiyatta kullanımına rastlanmaz. Günümüzde eskimiş bir sözcük olarak sözlüklerde yer almaktadır.
TR
Tuğba Aygün
TeKöken Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça “ferc” (فَرْج) kökünden türeyen “teferruc” (تفرّج) kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Arapçada “ferc” kelimesi, “açmak, genişletmek, ferahlatmak, darlığı gidermek” anlamlarını taşır. Bu kökten türeyen teferruc, "ferahlama, iç açılması, gezip görme, seyrederek rahatlama" gibi anlamlar kazanmıştır. Türkçeye Osmanlı Türkçesi aracılığıyla geçmiş ve hem “teferrüç” hem de “teferrüc” biçimlerinde kullanılmıştır. Her iki form da sözlüklerde ve klasik metinlerde y
TR
Sevgi Kıraç