
Taşçı Hamamı; Erzincan’ın Merkez İlçesi, Beydağı Mahallesi sınırları içerisinde yer alan Osmanlı dönemine ait bir yapıdır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. Yapının inşasına dair herhangi bir kitabe veya arşiv kaydı bulunmamakla birlikte, plan ve mimari özellikleri dikkate alınarak 19. yüzyıla tarihlendirilmektedir.【1】 Tarihçe ve Koruma Durumu Erzincan'daki diğer tarihi yapılar gibi 1939 depreminde önemli ölçüde hasar gören hamam, bu tarihten sonra uzun süre kullanım dışı kalmıştır.
TR
İkranur Gülaçtı
MâKöken Arapça "mülk sahibi" anlamına gelen mālik (مالك) sözcüğüne, Farsça kökenli +āna ekinin getirilmesiyle türetilmiştir. Kullanım Alanları Mimari: Geniş bir arazi üzerine inşa edilmiş, büyük ve gösterişli konutları veya köşkleri tanımlamak için kullanılır. Gayrimenkul: Lüks segmentteki taşınmazların yapısal özelliklerini ve görkemini belirtmek amacıyla kullanılır. Tarih: Belirli kişilere, mülkiyeti devlete ait kalmak ve satılmamak şartıyla ömür boyu verilen arazi veya çiftlikleri nitelemek içi
TR
ZUŞAN ÖNER
TaKöken Takke kelimesi, Türkçeye Arapça wḳy kökünden gelen ve “korunma, sakınma” anlamını taşıyan taḳiya(t) (veya Farsça ṭāḳiye) sözcüğünden gelmektedir. Kullanım Alanları Giyim ve İnanç: Geleneksel olarak erkeklerin namaz kılarken veya günlük hayatta başlarına taktıkları, kültürel ve dini sembolizmi olan aksesuarı tanımlamada kullanılır. Mimari Terim: Kubbeli yapılarda, kubbenin tepe noktasını veya o formdaki yapı elemanını tanımlamak için kullanılan teknik bir ifadedir.
TR
Tuğba Aygün
RuKöken Rustik kelimesi, Türkçeye Fransızca “köy tarzı, kırsal” anlamındaki rustique sözcüğünden gelmektedir. Fransızca bu sözcüğün kökeni, Latincede “köylü, taşralı” anlamına gelen rusticus kelimesine dayanır. Latince bu kelime ise, “köylük yer, taşra” anlamındaki rur (rus-) sözcüğünden türetilmiştir. Kelimenin Hint-Avrupa ana dilindeki kökünün, “açmak” fiilinden evrilen ve “alan, arazi” anlamına gelen *rew- biçimine kadar uzandığı düşünülmektedir. Kullanım Alanları Mimari ve İç Dekorasyon: Bir m
TR
Tuğba Aygün

Köken Etimolojik açıdan mukarnas kelimesinin kökenine dair farklı görüşler mevcuttur. Kelimenin, Yunanca "korniş" anlamına gelen korônis sözcüğünden Arapçalaştırılarak türetildiği kabul edilmektedir.【1】 Bazı kaynaklar ise sözcüğün Arapça krns kökünden geldiğini ve bu kökün Aramice-Süryanice dillerindeki "çekiç, çekiçle vurma" anlamındaki kansa kelimesiyle ilişkili olduğunu belirtmektedir.【2】 Kullanım Alanları Üst Örtü ve Tavanlar: Kubbe altlarında veya "sakf-ı mukarnas" olarak adlandırılan basam
TR
AYŞE TUBA KESKİL
BaKöken Kelime, Türkçeye Fransızca balcon (bir kirişle taşınan ev çıkması, cumba) sözcüğünden alıntılanmıştır. Fransızca sözcüğün kökeni ise Eski Yüksek Almanca'da "mertek, kütük, taşıyıcı ağaç" anlamına gelen balko kelimesine dayanmaktadır. Bu kavramın kökeni, Hint-Avrupa Anadili'nde "kalın ağaç gövdesi" anlamına gelen bhelg- biçiminden evrilmiştir. Kullanım Alanları Mimari: Yapıların dış cephesinde yer alan, kiriş veya desteklerle taşınan korkuluklu dış çıkmaları ve cumbayı tanımlamak amacıyla k
TR
AYŞE TUBA KESKİL
CiKöken Cihannüma kelimesi Farsça kökenlidir ve cihān جهان (dünya) ile numā نما (gösteren) kelimelerinin birleşimi ile oluşmuştur. Kelime, “dünyayı gösteren, etrafı görmeye imkân veren yer” anlamını taşımaktadır. Kullanım Alanları Mimari: Eski yapılarda manzaraya hâkim, camlı veya açık seyir köşkü / çatı katı için kullanılır. Coğrafya: Eski dönemde “dünya haritası” anlamında kullanılmıştır. Tarihî metinler: Osmanlı dönemi yapıları ve şehir tasvirlerinde yer alır. Edebiyat: Geniş ufuk, manzara ve s
TR
Berna Çamur
TaKöken Sözcük, Türkiye Türkçesine Arapça taḥt (“alt”) ve Farsça pūş (“örtü, çatı”) bileşiminden oluşan taḥt-ı pūş deyiminden geçmiştir. Bazı kaynaklarda Farsça taḫte-pūş (“tahtayla örtülmüş yer”) biçimiyle açıklanır. Ses değişimi sonucu pūş “boş” hâline evrilmiş ve taḥt-ı pūş / taḫte-pūş > taḥtapūş > tahtaboş biçim zinciri oluşmuştur. Sözcüğün tespit edilen en eski yazılı örneği Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sindedir (1665): “kat-ender-kat taḥtapūşlar ve maḳsūreler inşā olunup.” Kullanım Al
TRAyşe İkbal Özsakın

Köken Etimolojik açıdan ifadeyi oluşturan temel kelimelerden biri olan "böğür", Eski Türkçe bögür (böbrek) sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük, Moğolca "böbrek, testis" anlamına gelen bögere sözcüğü ile eş kökenlidir. Tarihsel kayıtlarda gövde boşluğunun göğüs ile mide arasında kalan kısmını tanımlayan bu kökten hareketle; bir elin bu bölgeye (böğüre) dayanmasını andıran mimari form, "eli böğründe" birleşik ismiyle karşılanmıştır. Kullanım Alanları Mimarlık ve Restorasyon Çalışmaları: Ahşap yapıl
TR
AYŞE TUBA KESKİL
MiKöken Arapça minbar (منبر) sözcüğünden alınmıştır. Bu sözcük, Arapçada “kaldırmak, yükseltmek” anlamına gelen nebr fiilinden türemiş olup mifʿal vezninde oluşturulmuş bir alet adıdır. İlk anlamıyla “üzerine çıkılan yüksek yer, kürsü, platform”ı ifade eden kelime, Türkçede özellikle camilerde hatibin hutbe okumak için çıktığı merdivenli kürsü anlamında kullanılmaktadır. Kullanım Alanı İslam mimarisi: Cami iç düzeninde mihrapla birlikte temel unsurlardan biridir. Sanat tarihi: Ahşap ve taş işçiliğ
TRNisa Dal