
Kars ili Kaleiçi Mahallesi'nde yer alan, kökeni 17. yüzyıla dayanan ve geçirdiği tarihsel olaylar nedeniyle toplumsal hafızada bir yere sahip olan tarihi bir ibadethanedir.Tarihçe ve Mimari YapıCaminin inşa süreci Osmanlı İmparatorluğu dönemine rastlamaktadır. Yapı, ilk olarak 16. yüzyılda Sultan III. Murat adına inşa ettirilmiş olsa da, bu ilk yapı İran saldırıları sırasında Şah Abbas’ın orduları tarafından yıkılmıştır. Günümüze ulaşan asıl yapı ise 17. yüzyılda, Sultan İbrahim döneminde Kars B
TR
Fatma Türkoğlu

Vücudumuzda her an çalışan, kanı tüm hücrelerimize taşıyan ve bizi sağlıklı tutan bir sistem var: Dolaşım sistemi! Bu sistem, adeta vücudumuzun otoyolu gibi çalışır. Oksijen, besinler ve önemli maddeleri hücrelere ulaştırır, atık maddeleri ise vücuttan uzaklaştırır. Haydi, bu sistemi birlikte keşfedelim!Dolaşım Sisteminin Parçaları Nelerdir?Dolaşım sistemi üç ana parçadan oluşur: kalp, kan damarları ve kan. Her biri özel bir görev yapar:Kalp: Vücudumuzun motoru gibi çalışan bir organdır. Göğsümü
TR
Elif Laçin
LöKöken"Lökosit" kelimesi, Fransızca "leucocyte" (lökosit, akyuvar) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu da Eski Yunanca "leukós" (beyaz) ve kýtos (hücre) kelimelerinden türetilmiştir.Kullanım AlanlarıTıp: Enfeksiyon, iltihap ve bağışıklık sistemi hastalıklarının tanı ve takibinde kullanılır.İmmünoloji: Bağışıklık sistemi araştırmalarında kullanılır.Biyoloji: Hücre yapısı ve işlevlerinin incelenmesinde kullanılan bir terim.
TRBelinay Başak Polat
BüKan dolaşımı, insan ve gelişmiş omurgalı vücutlarında kanın kalp ve damar ağından oluşan kapalı bir sistem içinde, belirli bir basınç altında sürekli hareket etmesi sürecidir. Bu sistem; hücrelerin metabolik faaliyetlerini sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu oksijen, su, glikoz, amino asit ve vitaminler gibi besin maddelerini dokulara ulaştırırken, metabolizma artığı olan karbondioksit, üre ve laktik asit gibi maddeleri boşaltım organlarına taşımaktadır. Ayrıca, iç salgı bezlerinden salınan horm
TRZeynep Karaduman
ErKökenFransızca erythrocyte “kırmızı kan hücresi, alyuvar” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, Eski Yunanca erythrós (ερυθρός) “kırmızı” ile Eski Yunanca kýtos (κύτος) “hücre” kelimelerinin birleşiminden türemiştir.Kullanım AlanlarıTıp: Anemi, polisitemi gibi kan hastalıklarının tanı ve takibinde önemli bir parametredir.Biyoloji: Hücre yapısı ve fonksiyonları araştırmalarında eritrositler, hücresel adaptasyon ve oksijen taşınması açısından incelenir.Laboratuvar: Kan sayımı ve kan gazı analizlerinde
TRBelinay Başak Polat
Hiedit 24 hazKökenFransızca hypoglycémie “kan şekeri düşüklüğü” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, Eski Yunanca hýpo (ὑπο) “eksik, düşük”, glykýsF (γλυκύς) “tatlı” ve haîma(t) (αἷμα) “kan” sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur.Kullanım AlanlarıTıp: Kanda bulunan glikoz seviyesinin normal değerlerin altında olması durumunu ifade etmek için kullanılmaktadır.
TR
Nida Öztürkmen

Kalp, vücudumuzdaki kanı pompalayan güçlü bir organdır. Kan, kalp sayesinde vücuda taşınır; hücreler oksijen (vücudun enerji üretmesini sağlayan gaz) ve besin maddelerini (vücut için gerekli yiyeceklerden alınan maddeler) alır. Atık maddeler ise vücuttan uzaklaştırılır. Kalp ayrıca vücut sıcaklığının (vücudun enerji üretip sağlıklı çalışmasını sağlayan ısı) dengede kalmasına da yardımcı olur.Kanı PompalamakKalp kasları sürekli kasılıp gevşer ve kanı vücutta dolaştırır. Bu sayede tüm hücreler iht
TR
Fatma Köroğlu

Altın kan olarak adlandırılan Rh-null fenotipi, insan kan grupları içerisinde en nadir görülen olgulardan biridir. Bu fenotip, Rh sistemine ait antijenlerin tamamının eksikliği ile tanımlanır. Böylesine kapsamlı bir yokluk yalnızca çok az sayıda bireyde gözlenmiş olup, bu durum altın kanı hem klinik açıdan benzersiz hem de bilimsel açıdan son derece değerli kılmaktadır. Halk arasında “altın” ifadesiyle anılması, nadirliği ve transfüzyon tıbbı açısından taşıdığı stratejik önemden kaynaklanmaktadı
TR
Sümeyye Akkanat Terzioğlu
HıHıltlar Teorisi, insan bedenindeki dört temel sıvının (kan, safrâ, sevdâ ve balgam) biyolojik, ahlâkî ve psikolojik işlevler üzerindeki dengesiyle sağlık ve hastalık durumlarını açıklayan bir yaklaşımdır. Doğu tıbbında "Ahlât-ı Erbaa", Batı'da ise "Humoral patoloji" olarak adlandırılan bu teori, antik Yunan filozofu Empedokles'in dört element anlayışından etkilenerek Hippokrates tarafından geliştirilmiştir. Empedokles’e göre ateş (kuru-sıcak), hava (yaş-sıcak), su (yaş soğuk) ve toprak (kuru-soğ
TRBeyza Cirit

Kan-Beyin Bariyeri (BBB), merkezi sinir sistemi ile dolaşım sistemi arasında yer alan ve seçici geçirgenlik özelliğine sahip bir biyolojik bariyerdir. Bu yapı, kan ile beyin dokusu arasındaki madde alışverişini düzenleyerek merkezi sinir sisteminin iç dengesinin korunmasında rol oynar.Yapısı ve BileşenleriKan-beyin bariyeri, beyin kapiller damarlarının endotel hücrelerinden oluşur. Bu hücreler, sıkı bağlantılar aracılığıyla birbirine bağlanmış olup maddelerin hücreler arası geçişini sınırlar. Ba
TREzgi Daşdemir