ŞaŞap hastalığı, çift tırnaklı hayvanlarda görülen, son derece bulaşıcı viral bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalık özellikle sığır, koyun, keçi ve domuz gibi evcil hayvanlarda ortaya çıkmakta ve hayvancılık sektöründe önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Etkeni, Picornaviridae familyasında yer alan ve yüksek bulaşıcılık özelliğine sahip olan bir virüstür. Hastalık kısa sürede geniş hayvan popülasyonlarına yayılabilme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle birçok ülkede şap hastalığı hayvan sağ
TRMelisa Yıldırım

Küçükbaş hayvancılık, genel olarak zayıf çayır ve meraları, nadas alanlarını, anızları ve bitkisel üretime uygun olmayan arazileri değerlendirerek et, süt, yapağı, kıl, tiftik ve deri gibi ekonomik ürünlere dönüştüren bir tarımsal üretim faaliyetidir. Türkiye’nin coğrafi yapısı, iklim koşulları ve mera varlığı, sığırdan ziyade küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine uygun bir potansiyel sunmaktadır. Geleneksel kırsal tüketim alışkanlıkları ve doğal kaynakların yapısı bu faaliyetin yaygınlaşmasına zemi
TR
nisa nur bağlantı
GeKökenTürkçe kökenli bir kelimedir. Eski Türkçe “çiğnemek, gevelemek" anlamında kullanılan gev- fiilinden türemiştir.Kullanım AlanlarıVeterinerlik ve zooloji: Ruminant hayvanların sindirim fizyolojisinin tanımlanmasında kullanılır.Hayvancılık: Besi hayvanlarının sağlık ve verimliliği değerlendirilirken geviş getirme davranışı önemli bir parametredir.Dil ve mecaz: Düşüncelerin sürekli olarak zihinde dönüp durması anlamında figüratif bir kullanım kazanmıştır.Edebiyat: Düşünsel tekrar, geçmişin sind
TR
Ayşenur Bayraktar
MaKökenMaslak kelimesinin kökeni tam olarak kesinleşmemiş olsa da, musluk kelimesiyle eş kökenli olduğu düşünülür. Bazı kaynaklar Arapça "meslek" (yol) ile ilişkilendirse de bu belirsizdir. Kullanım AlanlarıSu mühendisliği: Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemlerinde kırsal alanlarda suyun düzenli dağıtımını yapan düzeneği tanımlamak için kullanılırdı.Tarımsal sulama: Tarlalara ya da bağlara su aktarımında, basıncı dengeleyen geçiş noktalarını tanımlamak için kullanılır.Hayvancılık: Köylerde ve meral
TR
Tuğba Aygün
KöKökenKöstek kelimesi, Türkçede “köstemek” fiiline dayalı bir isimdir. Kelimenin kökü bazı kaynaklarda Farsça kūstan (كوستن) “vurmak, dövmek” fiiline dayandırılan kūstak biçimiyle de ilişkilendirilmiştir. Ayrıca bu sözcük Bulgarca, Sırpça ve Arapça’ya da geçmiştir.Kullanım AlanlarıHayvancılık ve çobanlık kültürü: Hayvanların kaçmaması için bağlanan köstek, köylü yaşamının günlük uygulamaları arasında yer alır.Zanaatkâr ve esnaf kültürü: Altın ya da gümüşten yapılmış köstekler, özellikle Osmanlı v
TR
Tuğba Aygün

Faraşin Yaylası, Türkiye’nin güneydoğusunda, Şırnak il sınırları içerisinde yer alan yüksek rakımlı bir yayladır. Bölgede yaz aylarında artan nüfusla birlikte geleneksel yayla yaşamı sürdürülmektedir.Coğrafi Konum ve YükseklikFaraşin Yaylası, Beytüşşebap ilçesine bağlı Yeşilöz köyü yakınlarında, deniz seviyesinden yaklaşık 2.625 metre yükseklikte konumlanmaktadır. Bu yükseklik, bölgede yaz ortasında bile kar örtüsünün kalmasına olanak sağlamaktadır. Yayla, geniş düzlükleri, çevresindeki dağlık y
TR
Zelal Çakar
AğKöken Ağu kelimesi, Eski Türkçe'deki "zehir" anlamına gelen "aġu" sözcüğünden evrilerek günümüze ulaşmıştır.Kullanım AlanlarıHayvancılık: Hayvanların (özellikle yük hayvanlarının) ağzına takılan, yem yemesini veya ısırmasını önleyen deri ya da iplikten yapılmış düzenek.Tarım / Kırsal Yaşam: Köy yaşamında, özellikle hayvan kontrolü veya taşıma esnasında kullanılan geleneksel bir gereçtir.Dil / Ağız Yapısı: Eski Türkçede veya halk arasında nadiren ağız anlamında da kullanıldığı görülür.Halk Kültür
TR
İbrahim Filiz
TeKökenTeke kelimesi, Eski Türkçedeki "erkek keçi" anlamından evrilerek günümüze kadar gelmiştir.Kullanım AlanlarıHayvancılık: Erkek keçi anlamına gelir; özellikle çiftçilikte ve hayvancılıkta yaygın kullanılan terimdir.Coğrafya: Türkiye’de bazı yerleşim yerlerinin veya dağların adı olarak kullanılır.Mitoloji / Halk Kültürü: Bazı yörelerde teke, güç ve bereket sembolü olarak yer alır; halk hikâyelerinde geçer.Dil / Edebiyat: Mecazi anlamda inatçı, dik başlı kişiler için bazen kullanılır.Günlük Kon
TR
İbrahim Filiz

KökenSaman kelimesi, Eski Türkçe saman biçiminden gelir ve “tahılın taneleri ayrıldıktan sonra geriye kalan kurumuş sap” anlamını taşır. Bu sözcük, tarım toplumlarında sıkça kullanılmış olup özellikle hayvan yemi olarak değerlendirilen bitki artıkları için kullanılagelmiştir. Anlamı tarih boyunca değişmeden günümüze ulaşmıştır.Kullanım AlanlarıMecaz anlamda değersizlik veya boşluk anlatımıyla: Yavan, sıradan veya lezzetsiz şeyler için aşağılayıcı bir benzetme unsuru olarak:Sakla samanı gelir zam
TR
İbrahim Filiz

KökenManda sözcüğü, Farsça "bırakmış, kalmış" anlamlarındaki mānde مانده sözcüğünden alıntıdır. Mānde مانده sözcüğü Farsça ve Orta Farsça "kalmak" anlamındaki māndan, mān- ماندن, مان fiilinin +a ekiyle oluşan geçmiş zaman fiil sıfatıdır. Bu fiil ise Hintavrupa Anadili'nde "kalmak" anlamında kullanılan ve yazılı örneği bulunmayan men-² kökünden evrilmiştir.Kullanım AlanlarıHayvancılık: Sütü ve gücü için yetiştirilen büyükbaş hayvan anlamıyla kullanılır.Süt ve Süt Ürünleri: Manda sütü, manda yoğur
TR
İbrahim Filiz