ZüKökenFarsça kökenli bir kelimedir. Farsça yüzün iki yanından sarkan saç anlamındaki zulf (زُلْف) kelimesinden Türkçeye geçmiştir.Kullanım AlanlarıEdebî dil: Osmanlı ve divan şiirinde sevgilinin saçlarının güzelliğini betimlemek için yoğun kullanılır.Halk edebiyatı: Türk halk şiirinde sevgi ve güzellik temalarını yansıtır.Gündelik kullanım: Daha çok eski metinlerde rastlanır, modern Türkçede nadiren kullanılır.
TR
Tuğba Aygün
NiKökeni"Ninni" kelimesinin kökeni, çocuk dilinde "şarkı" veya "terennüm" anlamına gelen "nenni" veya "ninni" sözcüklerine dayanır. Kelimenin çocukların ses taklidinden türediği düşünülmektedir.Kullanım AlanlarıHalk Edebiyatı ve Folklor: Anonim halk edebiyatında, annelerin bebeklerini uyutmak veya sakinleştirmek amacıyla söylediği nazım türü olarak kullanılır.Müzik ve Pedagoji: Bebeklerin uyumasına yardımcı olmak amacıyla bestelenen, sakinleştirici melodilere sahip şarkılar için kullanılır.Dilbili
TR
Duygu Şahinler

Halk edebiyatı, eski zamanlarda halkın arasında ortaya çıkan ve genellikle sözlü olarak aktarılan bir edebiyat türüdür. Yani, kitaplara yazılmadan önce insanlar bu edebiyatı konuşarak ve ezberleyerek nesilden nesile aktarmıştır.Halk Edebiyatının Özellikleri🎶 Şiir ve türkülerden oluşur. İnsanlar duygularını anlatmak için şiirler ve türküler söyler.🏕 Halk arasında çok sevilir. Düğünlerde, şenliklerde, köy meydanlarında halk edebiyatı ürünleri söylenirdi.Halk edebiyatında şairlere "Âşık" denirdi.
TR
Meryem Şentürk Çoban
YaKökenTürkçe kökenli bir kelimedir. Eski Türkçe aynı anlama gelen yakşı kelimesinden evrilmiştir. Kökeni Eski Türkçe yakış- kelimesine dayanmaktadır.Kullanım AlanlarıEski ve halk söyleyişlerinde: Anadolu ağızlarında, özellikle Orta ve Doğu bölgelerde olumlu nitelik bildirmek için kullanılır.Divan edebiyatı ve halk şiirlerinde: Güzellik, iyilik veya olumlu huyların övüldüğü mısralarda yer alır.Günlük konuşmalarda (yerel ve nostaljik): Bir kişiyi, davranışı ya da nesneyi överken sıcak ve eski tarz
TR
İbrahim Filiz
Be“Bebeğin Beşiği Çamdan”, Anadolu’nun farklı bölgelerinde söylenen, ninni ile ağıt arasında duran anonim bir halk türküsüdür. Türkünün sözleri ve ona eşlik eden hikâye, yazılı bir metne dayanmaktan çok, sözlü kültür içinde şekillenmiş; kuşaktan kuşağa aktarılırken farklı anlatım biçimleri kazanmıştır. Bu nedenle türkü, tek bir kesin olaya bağlanmaktan ziyade, halk hafızasında yer eden ortak bir kayıp ve yas duygusunu yansıtır. Anlatıların çeşitliliği de bu ortak hafızanın doğal bir sonucu olarak
TR
Kübra Ebrar Demir
BüKökenTürkçe kökenli bir kelimedir. Eski Türkçede “bür-” fiili “sarmak, örtmek” anlamına gelir. “Bürgü” ise bu fiilden türemiş olup “örtülen şey, sarılan örtü” anlamında kullanılır.Kullanım Alanları- Günlük yaşamda özellikle Anadolu’da başörtüsü ve tülbent için kullanılan halk ağzı kelimesidir.- Halk edebiyatında ve türkülere yansımış geleneksel bir kavramdır.- Yer yer mecazî olarak da “örtü, gizleyici” anlamı taşıyabilir.
TR
Salih Gölcük
GöKökenKelimenin kökü tam olarak belirlenememekle birlikte, halk ağzında yerleşik bir kullanımı olduğu düşünülmektedir.Kullanım AlanlarıSazan familyasından, 9–10 cm boylarındaki bir tatlı su balığını tanımlarken kullanılır.
TR
Ayşenur Bayraktar
TeKökenTekerleme kelimesinin kökeni konusunda iki görüş öne çıkmaktadır. İlk görüş Ahmet Talât Onay'a aittir. Onay, tekerleme kelimesinin "teker" sözünden kaynaklandığını öne sürer. Onay'a göre kelime, "tek tek, teker teker" ve "müteakiben, sıra ile söylemek" anlamlarını taşımaktadır. Diğer bir görüş de Şükrü Elçin'e aittir. Elçin'e göre kelime "yuvarlak bir şeyi hareket ettirip yürütmek" manasına gelir. Elçin, kelimenin günlük dilde kullanımı ile halk edebiyatındaki tekerleme türünün yapısı arası
TR
Duygu Şahinler

Kürsübaşı geleneği, özellikle Elazığ ve çevresinde gözlemlenen, sözlü halk anlatıları, müzik ve sohbet unsurlarının bir araya geldiği bir kültürel pratik olarak tanımlanabilir. Bu uygulama, kış mevsimlerinde bir ev ya da odanın içinde, soba veya ocak etrafında bir araya gelen bireylerin oluşturduğu bir toplumsal etkileşim alanı sunmaktadır. Söz konusu uygulama, geleneksel sözlü kültür unsurlarının aktarıldığı, toplum içi iletişimin sürdürüldüğü ve belirli sosyal rollerin pekiştirildiği bir yapıd
TR
Sümeyye Akkanat Terzioğlu
AnKökenAnız kelimesi, Eski Türkçedeki aŋız biçiminden günümüze ulaşmıştır. Kökü hakkında kesin bilgi bulunmamakla birlikte, tarımsal yaşamla iç içe gelişmiş yerli bir Türkçe kelime olduğu düşünülmektedir. Anadolu ağızlarında hâlâ “angız” telaffuzu da yaşatılmaktadır.Kullanım AlanlarıTarım: Ekin biçimi sonrasında kalan sapların tanımı olarak kullanılır.Toprak İşleme: Sürülmemiş tarlayı belirtmek için kullanılır; nadas ve anız terimleri karşıt anlamlı gibi düşünülür.Şiir ve Halk Edebiyatı: Kırsal ya
TR
Tuğba Aygün