
Karaca (Capreolus capreolus), Mammalia (Memeliler) sınıfının Artiodactyla (Çift Toynaklılar) takımında, Cervidae (Geyikler) familyasında yer alan ve Avrupa ile Türkiye'de yaşayan en küçük geyik türüdür. Vücut ağırlıkları ortalama 18 ila 35 kilogram, boyları 65-75 santimetre ve uzunlukları 95-140 santimetre arasında değişmektedir. Sadece erkek bireylerde bulunan kısa, çatallı ve üzeri pürüzlü boynuzları, cinsel dimorfizmin belirgin bir kanıtıdır; ancak boyut açısından dişi ve erkek bireyler arası
TR
Esra Nur Bulut

Geyik, eski çağlardan bu yana Türk kültüründe kutsal, rehber, koruyucu ve simgesel anlamlar taşıyan bir hayvan olarak öne çıkmıştır. Av hayvanı olmasının ötesinde, mitolojik anlatılarda, ritüellerde, sanatta ve halk edebiyatında sembolik bir figürdür. Eski Türk inanç sistemlerinde ve özellikle şamanist gelenekte doğayla kurulan bağın bir tezahürü olarak görülen geyik, kimi zaman insanı başka âlemlere götüren bir rehber, kimi zaman da kutsal bir varlığın yeryüzündeki yansıması olarak karşımıza çı
TR
Hümeyra Yılmaz

Cehennemde yanmanın bile yasak olduğu ateşler vardır, -ki sahip olma vahşetinin bedeli, belki böyle ödenir- Her gerçeğin üzerinde hayır adında bir ziynet, Yalanınsa karga leşi gibi bir tadı, şerden esen bir rüzgarı vardır. Her hüzünbaz adamın ladin sazında, muhakkak tellere oturmuş bir kadın vardır. Ruha naklolan her tazeliğin zamanla ayaklar altına alınan bir yanı, Her katledilişin dilden uzak, özüne has bir aksanı vardır. Kimsesizliğin nakış gibi işlenmiş ince bir sabrı, ve her türkünün, her m
TR
Ayşe Aslıhan Yoran

Türkler, tarih boyunca doğayla iç içe bir yaşam sürmüş; hayvanlar, bitkiler ve doğal unsurlarla kurdukları ilişkilerle kültürlerini biçimlendirmişlerdir. Özellikle konargöçer yaşam biçimini benimseyen Türkler, hayvanlara yönelik tutumlarında hem maddi hem de manevi unsurları ön plana çıkarmışlardır. Bu bağlamda geyik, sadece bir hayvan değil, aynı zamanda Türklerin inanç dünyasında derin anlamlar taşıyan bir simge olarak karşımıza çıkar. Türk mitolojisinde ve halk inanışlarında geyiğin kutsal bi
TRAyşe Feyza Çelik

Alageyik (Dama dama), geyikgiller familyasının görsel açıdan en değişken üyelerinden biri olup, post rengi bakımından dört ana varyasyon sergiler: beyaz, menil (açık renkli), siyah ve tipik pas kırmızısı. En yaygın görülen "tipik" formda, yaz aylarında sırt ve yan taraflarda belirgin beyaz benekler bulunur; kışın ise post matlaşarak gri-kahverengi bir tona bürünür ve benekler neredeyse tamamen kaybolur. Boyundan kuyruğa kadar uzanan siyah bir sırt çizgisi, beyaz renkli kalça bölgesini çevreleyer
TR
Berat Ay
MaKöken Farsça alageyik anlamındaki marāl (مرال ) sözcüğünden günümüz Türkçesine geçmiştir. Farsçaya ise Moğolca geyik anlamına gelen maral kelimesinden geçmiştir. Kullanım Alanları Zooloji: Dişi geyik olarak kullanılır. Edebiyat: Maral kelimesi, folklorik veya edebi anlatımlarda da yer bulmuştur.
TR
Ahmet Eren