
Büyük Dörtlü terimi, küresel ölçekte en büyük dört profesyonel hizmet ve muhasebe ağı olarak kabul edilen Deloitte, PricewaterhouseCoopers (PwC), Ernst & Young (EY) ve KPMG’yi ifade eder. Bu kuruluşlar başta bağımsız denetim olmak üzere vergi, danışmanlık ve çeşitli finansal hizmet alanlarında faaliyet göstermekte olup; gelir büyüklüğü, çalışan sayısı ve faaliyet gösterdikleri ülke sayısı bakımından muhasebe ve denetim sektöründe en büyük ağ yapıları arasında yer almaktadır. Uluslararası ölç
TRAyşe Öztürk

L’Oréal Group, 1909 yılında Fransa’nın Clichy kentinde kimyager Eugène Schueller tarafından kurulmuş çok uluslu bir kozmetik şirketidir. Şirket, kuruluş aşamasında saç boyası üretimine odaklanmış; ilerleyen dönemlerde cilt bakımı, makyaj, saç bakımı, parfüm ve dermatolojik ürünler gibi çeşitli kategorilere genişlemiştir. 1963 yılında Fransız borsasında halka arz edilen L’Oréal, zaman içinde birleşme ve satın almalar yoluyla marka portföyünü genişletmiş ve farklı pazar segmentlerinde faaliyet gös
TR
Ahsen Karakaş

Finansal özgürlük, pek çok insanın hayalini kurduğu bir yaşam biçimidir. Borçlardan arınmış olmak, geleceğe güvenle bakabilmek, beklenmedik harcamalar karşısında endişe duymamak ve hayat seçimlerini maddi kaygılardan bağımsız şekilde yapabilmek... Tüm bunların temelinde ise çoğu zaman göz ardı edilen çok önemli bir beceri yer alır: bütçe yönetimi.Bütçe yönetimi, yalnızca gelir ve giderleri takip etmekten ibaret değildir. Aynı zamanda bireyin finansal farkındalığını artıran, harcama alışkanlıklar
TR
Hatice Kubat
ArArz yanlı iktisat, temel olarak üretimi ve arzı artırmayı hedefleyen, ekonomik büyümenin ana kaynağının mal ve hizmet üretimi olduğunu savunan bir iktisadi yaklaşımdır. Bu teori, "Her arz kendi talebini yaratır" şeklinde ifade edilen Say Kanunu'na dayanmakta ve ekonomik dengenin talep yönlü müdahalelerle değil, üretim kapasitesinin genişletilmesiyle sağlanacağını öne sürmektedir.Tarihsel GelişimiArz yanlı iktisat, temel fikirleri itibarıyla 14. yüzyıla kadar uzanan köklü bir geçmişe sahip olsa d
TR
Melike Baykal
ApKökenFransızca appel kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Bu kelime Fransızca appeler fiilinden türemiştir. Bu kelime de Latince appellare kelimesinden alınmıştır. Kelimenin kökeni Latince pellare kelimesine dayanmaktadır.Kullanım AlanlarıTicaret hukuku metinlerinde: Anonim şirketlerde sermaye taahhütlerinin ödenmesini istemek amacıyla yapılan resmî çağrı anlamında yer alır.Şirket ana sözleşmeleri ve genel kurul kararlarında: Ortaklara yönelik sermaye ödeme yükümlülüklerini bildirme belgelerinde geç
TR
Salih Gölcük
OpKökenOpsiyon kelimesi, Türkçeye Fransızca option sözcüğünden geçmiştir. Bu kelime, Latince optio (seçim, tercih) sözcüğüne dayanır. Optio, Latince optare (tercih etmek, seçmek) fiilinden türetilmiştir. Bu fiil ise, Hint-Avrupa anadilinde “seçmek, arzulamak” anlamına gelen ve yazılı örneği bulunmayan op- kökünden evrilmiştir. Böylece opsiyon, etimolojik açıdan “seçme hakkı veya seçme imkânı” anlamını taşır. Ekonomik ve ticari bağlamda ise bir kararı belirli bir süre erteleme veya seçim hakkı tanı
TR
Tuğba Aygün

Finansal teknolojiler (Fintek), teknolojinin finans sektörüne entegrasyonu sonucunda ortaya çıkan bir yapıdır. Tüketicilere daha erişilebilir ve kullanıcı dostu finansal hizmetler sunarak bu hizmetlerin kullanımını kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. Yapay zeka, robotik süreç otomasyonu, büyük veri, blok zinciri, makine öğrenimi, akıllı sözleşmeler ve biyometrik doğrulama gibi teknolojik altyapılar kullanan Fintek şirketleri; ödeme sistemleri, varlık yönetimi, kitle fonlaması, kredi derecelendirme,
TR
Nursena Şahin
HaKökenHamil kelimesi, Arapça "ḥml" kökünden türeyen "ḥāmil" (حامل) sözcüğünden alıntıdır. Arapça "ḥāmil", "taşıyan" anlamına gelmektedir. Bu sözcük, Arapça "ḥamala" (حَمَلَ) yani "götürdü, taşıdı" fiilinin "fāˁil" vezninde oluşturulmuş etken fiil sıfatıdır.【1】 Kullanım AlanlarıHamil terimi, özellikle hukuk, finans ve ticaret alanlarında kilit bir rol oynar. Kıymetli evrak hukuku, çek ve senet işlemleri gibi konularda, belgenin yasal sahibini veya haklarını kullanan kişiyi belirtmek için sıkça kul
TR
Ayşenur Bayraktar
BaKöken Banker kelimesi, Türkçeye Batı dillerinden geçmiştir. Sözcüğün kökeni, İtalyanca banchiere veya Fransızca banquier kelimelerine dayanır. Her iki dilde de sözcük "bankacı" anlamına gelmektedir.Kullanım AlanlarıFinans Tarihi: Özellikle 19. yüzyıl ekonomisini, Galata borsasını ve Osmanlı Devleti'nin mali yapısını inceleyen metinlerde, o dönemin finans baronlarını tanımlamak için kullanılan temel bir terimdir.Ticaret ve Borsa: Günümüzde daha çok "borsacı" veya "finans uzmanı" denilse de, özell
TR
Tuğba Aygün
BeFinans literatüründe bireylerin karar alma süreçlerinin modellenmesi uzun yıllar boyunca rasyonellik varsayımı çerçevesinde ele alınmıştır. Neoklasik yaklaşım, yatırımcıların tüm mevcut bilgileri eksiksiz değerlendirdiğini, fayda maksimizasyonunu hedeflediğini ve kararlarını bu doğrultuda verdiğini varsaymıştır. Bu çerçevede beklenen fayda teorisi (expected utility theory) ve etkin piyasalar hipotezi (efficient markets hypothesis) finans biliminin temel dayanakları arasında yer almıştır. Beklene
TRElif Nur Soyal