TeKöken Tekabül kelimesi, Türkçeye Arapçadan geçmiş bir sözcüktür. Kelimenin aslı, "önüne almak, yönelmek, yüz yüze gelmek" anlamlarına gelen ḳabl kökünden türetilmiş ve "karşı karşıya gelme, karşılık olma, bir şeyin yerini tutma" anlamlarını taşıyan teḳābul (تقابل) sözcüğüne dayanır. Kullanım Alanları Matematik: Hesaplamalarda, döviz çevirilerinde veya tarihsel kıyaslamalarda; bir değerin, ölçünün ya da miktarın başka bir sistemdeki tam karşılığını, sayısal dengesini veya eş değerini belirtmek iç
TR
Ayberk Purutçuoğlu
İlKöken İllüzyon kelimesi, Türkçeye Fransızca illusion sözcüğünden geçmiştir. Bu kelimenin kökeni ise Latince "alay etmek, oyun oynamak, aldatmak" anlamına gelen illudere fiiline dayanmaktadır. Kullanım Alanları Psikoloji ve Algı: Duyu organlarının dışarıdan gelen fiziksel uyarıcıları çeşitli optik veya zihinsel etkenler sebebiyle yanlış algılaması durumlarını tanımlamak için kullanılır. Sahne Sanatları ve Gösteri: Çeşitli teknik araçlar, göz yanılmaları ve el çabuklukları kullanarak seyircide ola
TR
Ayberk Purutçuoğlu

On yedinci yüzyıl Avrupa’sı, düşünce tarihinde kırılma noktalarından biri olarak kabul edilir. Orta Çağ boyunca baskın olan otoriteye dayalı bilgi anlayışı yerini, bireyin aklına ve sorgulama gücüne bırakmaya başlamıştır. Deneyim, akıl ve bireysel düşünme artık felsefenin merkezine yerleşir. Galileo ve Kepler’in doğa anlayışında yarattığı sarsıntılar, yalnızca bilimsel alanla sınırlı kalmaz; felsefi düşüncenin yönünü de belirler. Descartes'in Bir Tasviri (Yapay Zeka Yardımıyla Oluşturulmuştur) "
TRYaren Erva Keskin

Psikolojizm temelde, mantıksal ve matematiksel doğruların psikolojik olgulara indirgenmesini ifade eden bir mantık felsefesi tutumudur. Sözgelimi psikolojizm tutumu, mantık yasalarının bizatihi herhangi bir anlam ifade etmediğini ve fakat bu yasaların yalnızca zihnin nasıl düşündüğüne dair psikolojik yasalar olduğunu ifade etmektedir. Bu sebeple de tarihte psikolojizmi bir fikir akımı olarak savunanlar, bu şekilde pozisyon almışlardır. Bu düşünce akımı, psikoloji derslerini felsefe profesörlerin
TR
M. Esad Çetin

“İnsanın içinde, hiçbir simülasyonun tamamen susturamayacağı aşkın bir hakikat çağrısı vardır.” The Truman Show, modern insanın yalnızca medya tarafından kuşatılmışlığını değil, temsilin hakikatin yerine geçtiği bir dünyada insanın ontolojik statüsünün nasıl dönüştüğünü anlatan güçlü metafizik bir alegoridir. Film çoğu zaman televizyon kültürü, gözetim toplumu ya da medya manipülasyonu bağlamında okunmuştur; ancak bu okumalar filmin merkezindeki daha derin soruyu çoğu zaman ıskalar: İnsan, kendi
TR
Ali Ömer Yurddaş
ArTasarımın araştırma olup olmadığı sorusu, özellikle mimarlık alanında uzun süredir tartışılan ancak hâlâ net bir uzlaşıya kavuşmamış bir meseledir. Tasarım sürecinin doğası gereği araştırma içerdiği sıklıkla dile getirilse de, bu iki alanın birbirine eşitlenmesi önemli kavramsal sorunlar doğurmaktadır. Bouma’nın “Research as a Way of Knowing” ve Groat & Wang’ın “Does Design Equal Research?” başlıklı çalışmaları, bu tartışmayı yeniden düşünmek için güçlü bir zemin sunar. Araştırma: Bir Yöntem
TR
Büşra ÖZEN KILIÇ

Alman İdealizmi, 18. yüzyılın sonları ve 19. yüzyılın başlarında Almanya'da ortaya çıkan ve modern felsefeyi, insan bilgisinin koşullarının ve bazen de gerçekliğin kendisinin zihnin bilişsel yapıları veya faaliyetleri (“ideal”) tarafından şekillendirildiği iddiası etrafında yeniden yönlendiren bir felsefi akımdır. En tanınmış isimleri Immanuel Kant (eleştirel felsefesi hareketin ele aldığı birçok soruyu ortaya çıkarmıştır), Johann Gottlieb Fichte, Friedrich Wilhelm Joseph Schelling ve Georg Wilh
TR
Berk Büyükarslan

Altay Cem Meriç’in “Muhtelif” serisinin ikinci kitabı olan Muhtelif 2 – İslam’a İtirazlar ve Cevapları, modern dönemde İslam’a yöneltilen felsefi, tarihsel ve teolojik eleştirileri sistemli biçimde inceleyen ve bunlara delillere dayalı yanıtlar geliştirmeyi amaçlayan bir savunma eseridir. Konu ve İçerik Kitap, günümüzün küresel ve çok kültürlü ortamında ortaya çıkan İslam eleştirilerini ele alır. Yazar, özellikle seküler düşünce, bilimsel rasyonalizm, tarihsel eleştiriler ve sosyal adalet tartış
TR
Ömer Faruk Mamat
OsOsmanlı eğitim sistemi içerisinde medreseler, ilmî faaliyetin yürütüldüğü temel kurumsal yapılardır. Medreseler yalnızca belirli ilimlerin öğretildiği mekânlar değil, aynı zamanda dönemin bilgi anlayışını, toplumsal ilişkilerini ve eğitim pratiklerini yansıtan kurumlar olarak işlev görmüştür. Modern üniversitelerle karşılaştırıldığında ortaya çıkan farklar, bu iki yapının farklı tarihsel, toplumsal ve entelektüel koşullar içerisinde şekillenmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Osmanlı medreseleri b
TREsmanur Topmeşe

Kavanozdaki beyin (İngilizce: brain in a vat), felsefi şüphecilik, zihin felsefesi ve bilgi kuramı alanlarında kullanılan düşünce deneylerinden biridir. Bu senaryoya göre, bir insan beyni, biyolojik olarak canlı tutulduğu bir sıvı dolu kavanozun içinde, sinir uçlarına bağlanan gelişmiş bir bilgisayar aracılığıyla yapay duyusal verilerle beslenir. Beyin, deneyimlerinin dış dünyadan geldiğine inanır; oysa algıladığı her şey bilgisayar tarafından üretilen simülasyonlardır. Bu varsayım, duyularımızı
TR
Esra Can