ArTasarımın araştırma olup olmadığı sorusu, özellikle mimarlık alanında uzun süredir tartışılan ancak hâlâ net bir uzlaşıya kavuşmamış bir meseledir. Tasarım sürecinin doğası gereği araştırma içerdiği sıklıkla dile getirilse de, bu iki alanın birbirine eşitlenmesi önemli kavramsal sorunlar doğurmaktadır. Bouma’nın “Research as a Way of Knowing” ve Groat & Wang’ın “Does Design Equal Research?” başlıklı çalışmaları, bu tartışmayı yeniden düşünmek için güçlü bir zemin sunar.Araştırma: Bir Yöntem
TR
Büşra ÖZEN KILIÇ

On yedinci yüzyıl Avrupa’sı, düşünce tarihinde kırılma noktalarından biri olarak kabul edilir. Orta Çağ boyunca baskın olan otoriteye dayalı bilgi anlayışı yerini, bireyin aklına ve sorgulama gücüne bırakmaya başlamıştır. Deneyim, akıl ve bireysel düşünme artık felsefenin merkezine yerleşir. Galileo ve Kepler’in doğa anlayışında yarattığı sarsıntılar, yalnızca bilimsel alanla sınırlı kalmaz; felsefi düşüncenin yönünü de belirler.İşte René Descartes, tam da bu dönüşüm atmosferinin içinde, bilgini
TRYaren Erva Keskin
DaDans felsefesi, dansın ontolojisi, estetiği, epistemolojisi ve etik boyutları gibi temel felsefi soruları inceleyen bir alandır. Bu disiplin, dansın ne olduğu, nasıl bir sanat formu sayılabileceği, hangi anlamları taşıdığı ve bedensel hareket aracılığıyla nasıl bilgi ve ifade ürettiği gibi soruları ele alır. Aynı zamanda dansın toplum, kültür, kimlik ve politikayla ilişkisini de felsefi bir bakış açısıyla analiz eder. Böylece dans felsefesi, bedensel hareketin yalnızca sanatsal değil, aynı zaman
TR
Aslı Öncan

Modern toplumların dönüşümü, teknolojik ilerlemeyle sınırlı kalmayıp fikirlerin nasıl üretildiği, sürdürüldüğü ve uygulandığına dair temel yapısal değişimleri de kapsamaktadır. Bu dönüşüm, entelektüel üretimin kalitesi, kurumsal yapılarla ilişkisi ve inovasyonu mümkün kılan ya da kısıtlayan toplumsal bağlamlara bağlıdır. İklim krizleri, dijital eşitsizlik, sosyal güvensizlik ve eğitim yoksulluğu gibi güncel meydan okumalar, geçmişin doğrusal ve tek disiplinli yaklaşımlarını geçersiz kılmıştır. A
TR
Eyüp Uygun

İbn Sînâ’nın (980-1037) felsefe-bilim tasnifi, bilgiyi amacına ve insan iradesiyle ilişkisine göre nazarî (doğruyu bilmeye yönelik) ve amelî (eyleme yönelik) olmak üzere iki ana kategoriye ayıran ve bu yapıyı mantık aracılığıyla sistematik hale getiren bir sınıflandırmadır. İbn Sînâ, Meşşâî felsefe geleneği çerçevesinde Tanrı, evren ve insan arasındaki ilişkileri ele alan bir düşünce sistemi kurmuş; bu sistem Aristotelesçi felsefeye dayanmakla birlikte kendi yaklaşımı doğrultusunda yeniden düzen
TR
Arif Emre Güngör
ŞeKöken“Şek” kelimesi, Türkçeye Arapça šakk (شكّ) kökünden geçmiştir. Bu sözcük, Arapça šakka (شكّ) fiilinden türetilmiş olup “şüpheye düşmek, kararsız kalmak” anlamındadır. Etimolojik olarak, şakka fiili hem somut olarak “çivi çakmak, batırmak” hem de mecaz olarak “şüpheyle delip geçmek” gibi anlam katmanları taşır. Türkçede anlam genişlemesi göstererek zihinsel kararsızlık, güven eksikliği ve inançsal bocalama bağlamlarında yer edinmiştir.Kullanım AlanlarıFelsefe ve Epistemoloji: Bilginin doğrul
TR
Ayşenur Bayraktar

Sosyoloji Nedir?, Marcel Mauss’un dört makalesinden oluşan bir derlemedir. Eser, sosyolojinin erken dönem kurumsallaşmasında epistemolojik temelleri tartışan bir kaynaktır. Dergâh Yayınları’nın Sosyoloji dizisinde Eylül 2022’de yayımlanan bu Türkçe baskı, Murat Devres’in çevirisiyle sunulmuştur ve 182 sayfa uzunluğundadır.İçerik ve Tematik YaklaşımKitapta yer alan dört makale, sosyolojinin nesnesini tanımlama, psikoloji ve hukuk gibi disiplinlerle ilişki kurma, siyasal rolünü tartışma ve bilimse
TR
Muhammed Samed Acar
EpKökenYunanca epistēmē (ἐπιστήμη) “bilgi, bilim” ve logos (λόγος) “akıl, söylem, teori” kelimelerinden türetilmiştir. Terim, Batı felsefesinde 17. yüzyıldan itibaren sistematik bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.Kullanım AlanlarıFelsefe: Bilginin doğası ve bilgi edinme yöntemleri üzerine temel bir araştırma alanıdır.Bilim Felsefesi: Bilimsel bilginin güvenilirliği ve sınırlarını tartışır.Psikoloji: İnsan algısı ve bilişsel süreçlerin bilgi üzerindeki etkisini inceler.Bilişim: Yapay zeka ve ver
TR
İsmail Aykurt
MeMetodik şüphe (Lat. dubitatio methodica), bilginin sağlam temellere dayandırılabilmesi için her türlü düşünceyi sistematik olarak sorgulama ve geçici olarak reddetme yöntemidir. Bu yaklaşım, özellikle Kartezyen felsefenin kurucusu René Descartes’ın felsefesinde merkezi bir yer tutar. Metodik şüphe, tüm bilgilerin geçerliliğinin sınanması ve yalnızca kesin ve şüphe götürmez olanların temel bilgi olarak kabul edilmesi gerektiği öncülüne dayanır.Felsefî Arka Plan16. ve 17. yüzyıllarda Avrupa'da bil
TR
Sümeyye Akkanat Terzioğlu
DüDüşünce deneyi, doğrudan fiziksel ya da ampirik uygulamaya başvurmaksızın, zihinsel canlandırmalar yoluyla gerçekleştirilen bir sorgulama yöntemidir. Bu yöntem, özellikle pratikte uygulanması mümkün olmayan, etik sınırlamalar içeren veya karmaşık kuramsal durumları analiz etmeyi amaçlamaktadır. Düşünce deneylerinde belirli varsayımlar altında oluşturulan kurgu senaryolar, ilgili kavram ya da ilkeleri test etmek veya kavramsal açıklık sağlamak amacıyla zihinsel olarak değerlendirilir.Kavramsal dü
TR
Aslı Öncan