
İnsan, evrende kendi boşluğunun hacmi kadar yer kaplar. Bazı ruhlar ise o boşluğu öyle keskin, öyle ödün vermez bir sızıyla doldurur ki onlardan geriye kalan sessizlik bile uğultulu bir nehre dönüşür. Nilgün Marmara, bu yerküreye "iki adımlık" bir konak muamelesi yapıp arka bahçelerini erkenden seyretmiş, gitmeyi kendi hakikatini koruma iradesi olarak seçmiş o narin ve ödün vermez seslerden biri. Onun şiiri, yaşama katlanmanın sınırlarında dolaşan, acıyı varoluşun ta kendisi olarak kuşanmış tins
TR
Nursena Şahin
FiKöken Firaklı kelimesi, Arapça kökenli firak sözcüğüne Türkçe +lı ekinin eklenmesiyle türetilmiştir. Firak (فراق), “ayırmak” anlamına gelen Arapça faraḳa (فَرَقَ) fiil kökünden türemiş olup “ayrılık” demektir. Dolayısıyla kelime, yapısal olarak “ayrılık taşıyan, ayrılık ile dolu” anlamını taşır. Kullanım Alanları Edebi Anlatım: Özellikle mektup, şiir, şarkı sözü gibi metinlerin ayrılık acısını ve özlemi etkili bir şekilde yansıtan niteliğini betimlemek için kullanılır. Duygu Durumu Tanımlaması:
TR
Tuğba Aygün
VaVâsûht, klasik Türk edebiyatında âşığın sevgiliden ve aşktan usanarak yüz çevirmesini, sevgilinin cefalarına katlanmak yerine ondan vazgeçmesini konu alan bir şiir tarzıdır. Farsça kökenli bu terim, “sûhten” (yanmak, âşık olmak) fiiline “vâ-” ön ekinin getirilmesiyle oluşmuş olup “usanmak, yüz çevirmek, terk etmek” anlamına gelir. Bu yönüyle klasik divan şiirindeki geleneksel aşk anlayışına zıt bir tavrı temsil eder. Geleneksel divan şiirinde âşık, sevgilinin cefasına katlanmayı yücelik sayarken
TR
Meryem Şentürk Çoban
SaKökeni Arapça ṣāf (صاف) “saf, temiz” ve Farsça derūn (درون) "iç yüz, gönül” kelimelerinin birleşmesi ile oluşmuştur. Kullanım Alanları Günlük konuşma dili: Saf ve kolay aldanabilen kişileri nitelemek için kullanılır. Edebî metinler: Karakterlerin saf ve kolay kandırılabilen yönlerini anlatırken kullanılır.
TR
Berna Çamur