ChSalvia viridis (Salvia viridis L.) is an annual or biennial plant species belonging to the Lamiaceae (Lamiaceae) family. Native to the Mediterranean region, it is particularly widespread in temperate climate zones. The plant has an herbaceous structure reaching a height of 30–60 cm and is distinguished by its colorful bracts.Morphological CharacteristicsSalvia viridis has an upright stem covered with hairs. The leaves are opposite, ovate-lanceolate in shape with toothed margins. The flowers are
ENMevlüt Çevikbaş

Endemik, köken olarak Latince "yerli" anlamına gelen endemos kelimesinden türetilmiş olup; yayılış alanları belirli bir ülke, bölge veya lokal alanla sınırlı olan, dünyanın başka hiçbir yerinde doğal olarak bulunmayan türleri tanımlamak için kullanılır. Bu "belirli bölge" bir ülke coğrafyası gibi geniş bir yayılış alanı olabileceği gibi; sadece bir ili, ilçeyi, bir dağı, vadiyi veya birkaç metrekarelik çok dar bir alanı da kapsayabilir. Nadir bitkiler ise çok kısıtlı yaşam alanları olduğu için n
TR
Sevde Köktaş

Pedanios Dioscorides, M.S. 1. yüzyılda Kilikya Bölgesi’nin önemli kentlerinden Anazarbos’ta doğmuş bir Grek hekimi, botanikçisi ve farmakoloji geleneğinin kurucu isimlerinden biridir. Roma ordusunda askeri hekim olarak görev yaptığı yıllarda imparatorluğun geniş coğrafyasını dolaşma fırsatı bulmuş; Anadolu, Yunanistan, Arabistan, İran, Mısır, Kuzey Afrika, Galya ve Kafkasya gibi bölgelerdeki bitkileri yerinde incelemiştir. Bu gözlemlerini beş ciltlik Peri Hyles Iatrikes (De Materia Medica) adlı
TRYaren Erva Keskin
NiKökenSözcük, Farsça nīlūfer üzerinden Orta Farsça nilōpal ve oradan da Sanskritçe nīlotpala (mavi lotus çiçeği) ifadesinden Türkçeye geçmiştir. Bu bileşik, nīla (mavi) ve utpala (lotus çiçeği) kelimelerinden oluşur.Kullanım AlanlarıMecaz Anlam Kullanımı:Zarif ve nazlı kadın imgesi olarak: Nilüfer, edebi metinlerde veya şiirlerde zarif, narin, duygusal ve ulaşılmaz kadın figürünü simgelemek için kullanılır:Ruhsal dinginliğin ve iç huzurun sembolü olarak: Doğayla uyumlu, sade ve suyla ilişkili bir
TR
Tuğba Aygün
AyKöken“Ayva” kelimesi, Eski Türkçedeki avya biçiminden zamanla ayva şekline evrilmiştir. Bu kelime, Farsça ābīye (آبيه) veya ābīyā (آبیا) sözcüğünden alıntıdır. Farsça kökenli bu sözcük, ayva meyvesini tanımlamak için kullanılmıştır ve muhtemelen “sulu, sulu meyve” anlamındaki āb (su) kökünden türetilmiştir. Türkçeye geçerken biçimsel değişiklik geçirmiştir ve tarihsel süreçte özellikle Anadolu ağızlarında yaygın olarak kullanılagelmiştir.Kullanım AlanlarıMecaz Anlam Kullanımları:Ayvayı yemek: Kö
TRAyşe İkbal Özsakın
CeKökenArapça kökenli bir kelimedir. Ceviz Arapça cevz "cevizgiller bitkisi" kelimesinden türetilmiştir bu kelime Farsça aynı anlama gelen gevz kelimesinden türemiştir.Kullanım AlanlarıGünlük Dil ve Konuşma: Ceviz meyvesi ve yemeklerde sıkça bahsedilir, mutfak kültüründe önemli yer tutar.Edebiyat ve Tasvir: Sağlamlık, zeka ve değerli şeyler mecazında kullanılır; “ceviz gibi” ifadeleriyle.Tarım ve Bahçe İşleri: Ceviz yetiştiriciliği ve tarımsal üretimle ilgili metinlerde yer alır.Sağlık ve Beslenme
TRAyşe İkbal Özsakın

John Ray (1627–1705), özellikle botanik alanında yaptığı gözlemler ile öne çıkan ve zamanında ‘Doğa Tarihçilerinin Babası’ ünvanı ile anılmış, Cambridge Üniversitesinde aldığı dil eğitimi sayesinde çalışmalarını Latince kaleme alarak tüm Avrupa'da etkili olmuş bir doğa bilimcidir.Erken Yaşamı ve EğitimiJohn Ray, 29 Kasım 1627’de İngiltere'nin Essex bölgesindeki Black Notley köyünde doğdu. Babası demirci Roger Ray, annesi ise Elizabeth Ray’di. Eğitimine Braintree’deki gramer okulunda başladı. Bur
TRGülhan Yaşar
TeKöken Tere kelimesi, Türkçwyw Farsça tare (تره) sözcüğünden geçmiştir. Farsçada bu kelime, "taze, yaş" anlamına gelen tar (تر) sözcüğüne +a ekinin eklenmesiyle türetilmiştir. Kelime, köken olarak "her türlü taze yenen ot" veya "yaş sebze" gibi genel bir anlam taşırken, Türkçede spesifik bir bitkinin adı olarak yerleşmiştir.Kullanım AlanlarıBotanik ve Tarım: Bilimsel adı Lepidium sativum olan bitkiyi ve "su teresi", "çayır teresi" gibi alt türlerini adlandırmak için kullanılan yerleşik bir terimd
TR
Tuğba Aygün
ÜvKöken Türkçedeki üvez kelimesi sesteş olup iki farklı kökene dayanır. Böcek Anlamındaki üvez, Eski Türkçede (özellikle Oğuzcada) "sivrisinek veya tatarcık" anlamına gelen uyaz veya üyez sözcüğünden evrilmiştir. Bu kelimenin kökeni, böceğin çıkardığı sesi taklit eden yansıma (onomatope) bir söze dayanır. Bitki Anlamındaki üvez hakkında ise iki farklı görüş bulunur. Birinci görüşe göre kelime, Yunanca úves sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, Eski Yunancada "muşmulaya benzer bir meyve (Sorbus domesti
TR
Tuğba Aygün
ToKökenEski Türkçe top (yuvarlak) sözcüğü ile -alak küçültme/benzetme eki birleştirilerek oluşmuştur. "Topalak", biçimsel olarak yuvarlak meyve ya da yapıdaki bitkiler için adlandırmada kullanılmıştır.Kullanım AlanlarıBitki ve Doğa Terimleri İçinde Kullanım: Özellikle botanik kökenli yerel bitki adlandırmalarında, bitkinin dış görünüşünü yansıtan bir sözcük olarak kullanılır.Ağız ve Lehçe Kullanımı: Anadolu ağızlarında, kaba ama sevecen tanımlamalar için mecaz anlamlı olarak kullanılır. Bazen kişi
TR
Tuğba Aygün