İhEDITİhtiyat ilkesi (İngilizce: precautionary principle), çevreye veya insan sağlığına yönelik ciddi ya da geri döndürülemez bir zarar tehdidi söz konusu olduğunda, bu tehdide yol açan faaliyet ile muhtemel zarar arasındaki nedensellik ilişkisi hakkında tam bir bilimsel kesinlik olmasa dahi, koruyucu önlemlerin alınmasını gerektiren bir çevre hukuku ve politikası yaklaşımıdır. Bu ilkenin temel mantığı, bilimsel belirsizliğin, çevresel bozulmayı önlemeye yönelik tedbirlerin alınmasında bir gecikme
TRYunus Emre Yüce

Olasılıksız Görünenin Etkisi Üzerine Bir SohbetT3 Podcast'te Abdulbaki Zambakoğlu ve Kerem Yurtalan tarafından Nassim Nicholas Taleb'in Siyah Kuğu (The Black Swan) adlı kitabı üzerine yapılan sohbet özetlenmiştir. Kitap, "olasılıksız görünenin etkisi"ni, yani beklenmeyen olayların dünyayı nasıl şekillendirdiğini inceler.Siyah Kuğu Kavramı ve Üç Temel ÖzelliğiTaleb'e göre Siyah Kuğu, normal beklentilerin dışında, şaşırtıcı bir biçimde gerçekleşen ve büyük etki yaratan olaylardır. Kavramın kökeni,
TR
T3 Akademi

Belirsizlik toleransı, bir bireyin bilinmeyen durumlarla, belirsiz koşullarla ve sonuçların kesin olmadığı durumlarla başa çıkabilme yeteneğini ifade eder. Psikolojik bir kavram olarak, bu özellik, insanların belirsizliğe karşı ne kadar rahat ya da gergin olduklarını belirler. Yüksek belirsizlik toleransı, kişilerin yeni ve öngörülemeyen durumlarla daha sağlıklı başa çıkabilmelerini sağlar. Düşük belirsizlik toleransı ise, bu tür durumlarla karşılaşıldığında stres ve kaygı düzeylerinin artmasına
TR
Büşra Atlıhan
GüKökenFarsça gumān (گمان) “olumsuz şüphe, zan” sözcüğünden alınmıştır. Etimolojik açıdan, bu sözcük Avestaca vi-manah- “karşı düşünce” ile ortak kökene sahiptir; burada vi- ön eki, Avestaca mana- “düşünmek” fiilinden türetilmiştir.Kullanım AlanlarıEdebî-sanatsal kullanım: Karakterlerin iç dünyasında beliren belirsizlik, şüphe, kuşku veya zanı ifade eder.Felsefî-epistemolojik kullanım: Bilgi ve hakikatin kesin olmadığı durumlarda ortaya konan düşünsel varsayımı ifade eder.Tarihî metin inceleme kul
TR
Mahmut Umut AKAGÜNDÜZ
FlKökenFransızca flou “berrak olmayan, netlikten uzak” anlamına gelen sözcükten alıntıdır. Bu sözcük, Latincede “sarı, sararmış” anlamındaki flavus kelimesinden türetilmiştir.Kullanım Alanları"Flu" kelimesi, çoğunlukla fotoğrafçılık, görsel sanatlar ve gündelik dil alanlarında kullanılır. Görüntünün netliğini kaybetmesi, objelerin keskinlikten uzaklaşması ya da zihinsel/duygusal bir belirsizliği tarif etmek için tercih edilir. Özellikle bulanıklık, muğlaklık veya tanımsızlık anlatımında işlevseldi
TR
Ayşenur Bayraktar

Stokastik Yöneylem Araştırması (SYA), belirsizlik içeren karar verme süreçlerini matematiksel olarak modelleyen ve optimize eden bir yöneylem araştırması dalıdır. Bu alan, özellikle stok yönetimi, üretim planlaması, lojistik, enerji sistemleri ve sağlık hizmetleri gibi uygulamalarda, rastlantısal değişkenlerin etkilerini dikkate alarak daha sağlam ve esnek karar modelleri geliştirmeyi amaçlar. SYA, karar vericilerin riskleri daha iyi yönetmelerine ve belirsizlik altında daha etkili stratejiler g
TREmre Özen

Şakıyan’ın Alametifarikası (The Hallmark of the Lark) is the second short story collection by Ersin Yılmaz. Published by Dergâh Publications on December 15, 2023, the work is approximately 80 pages long.SubjectThe book is set in a fictional city shaped by metaphors of fire and fog. The stories establish a strange atmosphere that begins with the simultaneous knocking on the doors of houses and addresses themes such as human relationships, a lost past, and the perception of community through metap
EN
Muhammed Samed Acar

Bazen hayat insanın karşısına büyük kararlar çıkarmaz.Sadece küçük bir an bırakır.Bir telefon çalar.Bir yol ayrımı belirir.Ve o anda verilen karar, yıllar sonra dönüp baktığında hayatının yönünü belirler.İnsan bazen geçmişine bakıp tek bir ana takılır.Ve düşünmeden edemez:“Ya o gün başka bir karar verseydim?”İşsizliğin Sessiz AğırlığıÜniversiteden mezun olduğum dönem hayatın garip bir evresiydi.Bir hedef vardı ama bir yön yoktu.Sabah kalkıyorsun ama günün nereye gideceğini bilmiyorsun.Bir şeyler
TR
Orhan Emre Torun
MüKökenKelime, Arapça "kapalı olma, dilsizlik, anlaşılmama" anlamlarına gelen ebhem (bhm) kökünden türetilmiştir. Arapça müphem (belirsiz) kelimesine, Türkçede durum ve isim yapma işlevi gören "-iyet" ekinin getirilmesiyle oluşturulmuştur. Kavramsal olarak bir bilginin veya nesnenin niteliğinin net olarak tayin edilememesini ifade eder.Kullanım AlanlarıHukuk: Kanun maddelerinin veya sözleşme metinlerinin yoruma açık ve net olmayan kısımlarını tanımlamak amacıyla teknik bir terim olarak yer alır.Ed
TRBeytullah Gümüş
ArKökenAraf kelimesi, Arapça aʿrāf (أعراف) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu sözcük, Arapça ʿurf (عرف) “yüksek yer, çıkıntı” anlamına gelen kelimenin çoğuludur. Kur’an’da geçen bu terim, cennet ile cehennem arasında yer alan bir “yükseklik, sınır” anlamında kullanılmıştır. Zamanla Türkçede hem dini hem mecazî anlamlar kazanmıştır.Kullanım AlanlarıDini (İslam İnancı): Ahirette sevap ve günahları eşit olanların kalacağı, cennetle cehennem arasında yer alan geçici bekleme yeri.Günlük Dil – Mecaz: İk
TR
Salih Gölcük