BlogGeçmiş
Blog
Avatar
YazarZeynepnur Karagülle4 Mayıs 2026 16:23

Şiddetin Normalleşmesi

Alıntıla
kure star outline

Dünya, kötü olaylar yaşandığı için değil; bu olaylar giderek normal karşılandığı için daha tehlikeli bir yer haline geliyor. Bir kadının ayrılmak istediği için tehdit edilmesi, takip edilmesi ya da öldürülmesi artık “şok edici” değil, sadece “üzücü” olarak geçiştiriliyor. Bir çocuğun en güvende olması gereken yerde zarar görmesi birkaç gün konuşuluyor, sonra unutuluyor. Bir hayvana yapılan işkence kısa süreli tepki topluyor, ardından gündem değişiyor.

Sorun tam olarak burada başlıyor. Çünkü bir olay karşısında verilen tepki ne kadar kısa ve yüzeysel olursa o olayın tekrar etme ihtimali o kadar artar. Toplum olarak üzülmekle yetinip harekete geçmediğimiz her durumda, aslında o düzenin devam etmesine zemin hazırlıyoruz.

Şiddet çoğu zaman bir anda ortaya çıkmaz. Öncesinde görmezden gelinen işaretler vardır. Küçük görülen tehditler, “abartma” denilerek geçiştirilen davranışlar, müdahale edilmeyen durumlar… Bunların hepsi zamanla büyür. Erken fark edilip önlenebilecek pek çok şey, ilgisizlik ve sessizlik yüzünden geri dönülmez hale gelir.

Bir diğer gerçek de şu: Bu sadece bireysel bir sorun değil. Bu bir sistem sorunu. Eğitimden hukuka, toplumsal bilinçten günlük davranışlara kadar birçok alanda eksiklik olduğunda, şiddet kendine alan bulur. İnsanlar “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığıyla hareket ettikçe sorun sadece yer değiştirir ama ortadan kalkmaz.


Kadınların kendini korumak zorunda kalması normal değil. Çocukların erken yaşta travmayla büyümesi normal değil. Hayvanların savunmasız bırakılması normal değil. Ama bunlar sık yaşandıkça, toplumda “alışılmış” davranışlara dönüşüyor. İşte en büyük tehlike bu.

Çünkü alışmak, tepkiyi azaltır. Tepki azaldıkça caydırıcılık ortadan kalkar. Caydırıcılık ortadan kalktığında ise bu olaylar daha rahat gerçekleşir. Bu bir döngüdür ve kırılmadığı sürece devam eder.

Toplumun seviyesi, en güçlülerin ne kadar rahat yaşadığıyla değil; en güçsüzlerin ne kadar korunduğuyla ölçülür. Eğer bir toplumda güçsüz olanlar korunmuyorsa, orada ciddi bir çürüme vardır. Bu durum sadece bireyleri değil, herkesin güvenliğini etkiler.

Değişim, büyük sözlerle değil net duruşlarla başlar. Bir olayı görmezden gelmemek, gerektiğinde müdahale etmek, yanlış olanı açıkça söylemek… Bunlar küçük gibi görünür ama etkisi büyüktür. Çünkü sessizlik ne kadar yayılırsa, sorun da o kadar büyür.

Sonuç açık: Şiddetin kendisi kadar, ona alışmak da tehlikelidir. Eğer gerçekten bir değişim isteniyorsa, ilk yapılması gereken şey bu alışkanlığı kırmaktır. Çünkü hiçbir toplum, göz göre göre normalleşen bir çürümenin içinde sağlıklı kalamaz.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.