İzmir ilimizin Menemen ilçesinde bulunan okulumuz Şehit Hakan Gülşen Anadolu İmam Hatip Lisesi Proje Okulu’nun araştırmacı ve meraklı öğrencileri olarak, 2025 yılının Ocak ayında SATGUARD takımını kurduk. Takımımız, TEKNOFEST 2025 “Güvenli Uydu Haberleşmesi Yarışması”na katılan; siber güvenlik, yapay zekâ ve kablosuz haberleşme alanlarında çözümler geliştiren lise düzeyi bir öğrenci takımıdır. Takım olarak Türkiye’de dijital bağımsızlık, yerli donanım kullanımı ve geleceğe dönük teknoloji geliştirme odaklı yaklaşımla çalışmalar yürütmekteyiz. Çalışmalarımızda tüm zorlukları aşarak azimle kendimizi geliştirmeye devam etmekteyiz.

SATGUARD Takımı Proje Geliştirirken (Eymen Kurt)
Yıl 2025. Okul kantininde simit-peynir yerken uzaya kapı açacağımızı bilmiyorduk. Ama işte şimdi buradayız: GÖK-KİLİT adlı projemizle TEKNOFEST yarı finalindeyiz. Her şey, Burak Selim Gündüz'ün bir gün okul kantininde "Uydu yer istasyonlarını siber saldırılardan nasıl koruyacağız?" demesiyle başladı. O sırada başka takımlar drone yaparken, biz “Acaba fazla mı düşündük?” diyorduk. Hayır, az bile düşünmüşüz…
Takımı kurarken ilk amacımız "Farklı bir şey yapalım." demekti. Bizim “Siber güvenlik yapay zekâ + donanım” üçlüsünü birleştirme fikrimiz biraz çılgıncaydı ama biz bu çılgınlığa gönülden inandık.
Utku, daha 10. sınıfta olmasına rağmen sürekli “Benim yapay zekâ modelim çalıştı!” diye koşturuyordu. Eymen ise “Bu şifrelemeyi kırarım ama etik değil, ben daha iyisini yazarım!” deyip gece gündüz blokzincir araştırıyordu.
Proje ilerledikçe, Jetson Nano’nun yüz tanımayı yapması, OTP sisteminin QR kod üretmesi, ESP32’nin veri göndermesi derken her şey sarpa sardı. En komiği neydi biliyor musunuz?
Bir gün Burak yüz tanıma testi yaparken Jetson kameraya bakmadığı için kendisini "tanıyamadı". Jetson ekranında şu yazıyordu: “Erişim reddedildi – Kullanıcı tanınmadı”. Burak şöyle dedi: “Demek ki robotlar bile beni tanımıyor artık...”
“Daha 16 yaşındasınız, uydulara ne karışıyorsunuz?” dedi öğretmenlerimiz. Ama biz 16 yaşımızla, 6 katmanlı güvenlik sistemi yazdık. Ve şimdi TEKNOFEST yarı finalindeyiz. Bu yazı, başlamaya cesaret edenlerin hikâyesi.
Jetson Nano’yu ilk elimize aldığımızda çok heyecanlıydık. Ama çalıştırdığımızda bir şey fark ettik: Jetson, RAM yerine dua ile çalışıyor gibiydi. Burak bir gün OpenCV’yi kurarken sistem çöktü, tekrar kurarken adaptör yandı. O an dedik ki:
"Yüz tanımayı boş verelim, yüzümüze bakmıyor zaten."
Yine de vazgeçmedik. RAM yükselttik, sistemi sıfırdan kurduk, tekrar hata aldık. Ama her seferinde tekrar kurduk. Çünkü biz bu projeye inandık.
ESP32, bizim takımın sinirlerini test eden varlık. Bir gün veri gönderiyor, ertesi gün "Wi-Fi mi vardı burada?" diyordu. Eymen, ESP32’ye bağlanmaya çalışırken şöyle dedi: “Artık kendime değil, ESP’ye güvenim kalmadı.”
Ama pes etmedik. Node-RED’le veri görselleştirdik, MQTT broker’ı kurduk, mobilden LED kontrol ettik. Bazen ESP32 çalışınca hepimiz alkışlıyorduk. O alkışlar, gerçekten küçük zaferlerin sesi oldu.
Bir gün sistem çalıştı, ama sadece yüz tanıma kısmı OTP gelmedi. Ertesi gün OTP geldi ama Jetson çöktü. İşte o gün anlamıştık: Biz sadece bir proje yapmıyoruz, sabrı öğreniyoruz.
Biz sadece bir yarışma kazanmak için değil;
Yapay zekâ, blokzinciri, post-kuantum şifreleme gibi ağır başlıklar belki kulağa “üniversite projesi” gibi geliyor. Ama biz bunları lisede, ders aralarında, geceleri bilgisayar başında, sabaha karşı Python hata satırları arasında öğrendik.
İşte biz böyle bir ekibiz!
SATGUARD Takımı. GÖK-KİLİT Proje Belgeleri ve Teknik Dokümantasyon. Takım İçi Yayın, 2025.
Kuruluşumuz
Niyet vardı, kod sonra geldi
Kodlar girdi, uykular gitti
Zorlukları kodladık, yıldızlara ulaştık
Bilgisayarımız RAM’siz, biz sabırsız
ESP32 mi, efsane mi?
En büyük mücadele: Kod mu, biz mi?
Neyi amaçladık?
Ekibimizle her şey mümkün
Bugün geldiğimiz nokta