Bu madde henüz onaylanmamıştır.
Mirasın reddi, Türk Medeni Kanunu'nda (TMK) düzenlenmiş, yasal veya atanmış mirasçıların, kendilerine intikal eden mirası kabul etmeme yönündeki tek taraflı irade beyanını ifade eden bir hukuki kurumdur. Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, yani hem hakları (aktifleri) hem de borçları (pasifleri) ile birlikte, kanun gereğince kazanırlar. Ancak, özellikle terekenin borca batık olduğu durumlarda mirasçıları korumak amacıyla, mirası reddetme hakkı tanınmıştır.
Mirasın reddi, temel olarak iki şekilde ortaya çıkar: gerçek ret ve hükmi ret.
Bu, mirasçının kendi iradesiyle yaptığı açık bir beyanla mirası reddetmesidir. Yasal ve atanmış tüm mirasçılar bu hakka sahiptir.
Bu durumda mirasçının bir irade beyanına gerek kalmaksızın, kanun gereği mirasın reddedildiği varsayılır. TMK'ya göre, "Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır".
Mirasın reddi, mirasçı tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı bir beyanla yapılır. Bu beyanın kayıtsız ve şartsız olması zorunludur. Mahkeme, bu beyanı bir tutanakla tespit eder ve özel kütüğüne kaydeder.
Mirasın reddi için kanunda belirlenmiş bir hak düşürücü süre bulunur.
Belirli durumlarda mirasçı, mirası reddetme hakkını kaybeder. Bu durumlar şunlardır:
Ancak, zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasını engellemek amacıyla dava açılması ve cebri icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz. Mirasını reddetmeden ölen bir mirasçının ret hakkı ise kendi mirasçılarına geçer.
Mirasın reddedilmesi, hem reddeden mirasçı hem de diğer hak sahipleri açısından önemli sonuçlar doğurur.
Yasal mirasçılardan birinin mirası reddetmesi halinde, onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi diğer hak sahiplerine geçer.
Atanmış bir mirasçının mirası reddetmesi durumunda, onun payı, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır.
En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddedilen miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan bir değer olursa, bu değer mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.
Sağ kalan eşin bulunması durumunda, altsoyun tamamının mirası reddetmesi halinde, onların payı sağ kalan eşe geçer.
Kanun, mirasın reddinin mirasçıların veya mirasbırakanın alacaklılarına zarar vermesini engellemek amacıyla bazı koruma mekanizmaları öngörmüştür.
Malvarlığı borcuna yetmeyen bir mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, bu alacaklılar veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden itibaren altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Reddin iptaline karar verilmesi durumunda miras resmen tasfiye edilir.
Ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar. İyiniyetli mirasçılar ise yalnızca geri verme zamanındaki zenginleşmeleri ölçüsünde sorumlu tutulurlar.
Dural, Mustafa, ve Turgut Öz. Kişiler Hukuku. 19. bs. İstanbul: Filiz Kitabevi, Kasım 2023. ISBN: 9789753689236.
T.C. Mevzuat Bilgi Sistemi. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu. Erişim tarihi: 18 Haziran 2025. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf#page=95.66.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Mirasın Reddi" maddesi için tartışma başlatın
Mirasın Reddi Türleri
Gerçek Ret (Açık Ret):
Hükmi Ret (Varsayımsal Ret):
Red Beyanı ve Süresi
Ret Hakkının Düşmesi
Reddin Hukuki Sonuçları
Yasal Mirasçının Reddi
Atanmış Mirasçının Reddi
En Yakın Mirasçıların Tamamının Reddi
Altsoyun Tamamının Reddi
Alacaklıların Korunması
Mirasçının Alacaklılarının Korunması
Mirasbırakanın Alacaklılarının Korunması
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.