
Meral Uğurlu
Yaş | 88 | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
custom_key_1323447 | Zeynep Uğurlu | ||||||||
custom_key_1323446 | Güneş Uğurlu | ||||||||
custom_key_1323445 | 1937-12-08 | ||||||||
Klâsik Türk musikisinin 20. yüzyılın ikinci yarısından günümüze uzanan çizgisinde, ekolün en saf, asil ve yetkin icracılarından biri kabul edilen ses sanatçısı ve akademisyen Merâl Uğurlu, geleneksel yorumculuk üslubunun yaşayan en önemli kalelerinden biridir. Münir Nurettin Selçuk’tan Mesut Cemil’e, Rûşen Ferid Kam’dan Nevzat Atlığ’a uzanan bir muallim ve üstat silsilesinin tedrisatından geçen Uğurlu, sanatsal çizgisinden taviz vermeyen duruşu ve emsalsiz repertuar bilgisiyle Türk musiki tarihinde müstesna bir yere sahiptir.
Merâl Uğurlu, 8 Aralık 1937 (bazı kaynaklarda mürur-ı zamanla 1939 olarak da geçmektedir) tarihinde Edirne’de dünyaya gözlerini açtı. Sanatsever ve musikinin eksik olmadığı bir aile ortamında büyüdü. Babasının subay olması vesilesiyle çocukluğu ve ilk gençlik yılları Türkiye’nin farklı şehirlerini gezerek geçti.
Uğurlu’nun müzikal dehasının arkasındaki ilk nüveler aile ortamında şekillenmiştir. Babası, son derece etkileyici ve dik bir tenor ses tonuna sahip olup, evde son derece estetik bir üslupla Kur'an-ı Kerim tilavet ederdi; annesi ise derin bir müzikseverdi. Evlerinde radyonun hiç kapanmadığı, Münir Nurettin Selçuk ve Alâeddin Yavaşca gibi dönemin zirve isimlerinin eserlerinin sürekli yankılandığı bir iklim hâkimdi.
Merâl Uğurlu’dan iki yaş büyük olan ablası, dönemin önemli kadın bestekâr ve muallimlerinden Melahat Pars’tan özel musiki dersleri almaktaydı. Ablasının evde meşk ettiği esnada, dönemin zorlu eserlerinden biri olan "Dîl harâb-ı aşkınım sensin sebep berbâdıma" adlı eseri seslendirirken yaptığı ufak bir usul/nağme hatasını henüz hiçbir profesyonel eğitim almamış olan küçük Merâl’in kulağıyla fark edip düzeltmesi, ailenin onun mutlak kulağını ve sıra dışı müzikal kabiliyetini keşfetmesini sağladı.
Takvimler 1955 yılını gösterdiğinde, Merâl Uğurlu henüz ortaokul son sınıf öğrencisi ve henüz 15,5 yaşındayken, ablasıyla birlikte İstanbul Belediye Konservatuvarı’nın sınavlarına girdi. Sınavda gösterdiği üstün başarıya rağmen, mevzuat gereği yaşının küçük olması nedeniyle kayıt engeline takıldı. Ancak dönemin jüri başkanı ve Türk musikisinin efsanevi ismi Münir Nurettin Selçuk, genç Merâl’in dehşetengiz kulak yeteneğini ve ses rengini fark ederek ağırlığını koydu: “Bu çocuğun kulağı çok iyi, çok yetenekli; mutlaka alınmalı” diyerek onun konservatuvara kabul edilmesini sağladı.
Konservatuvar yılları, Türk musikisinin altın kadrosunun bir araya geldiği muazzam bir döneme denk düşmüştü. Uğurlu; Münir Nurettin Selçuk, Şefik Gürmeriç, Halil Bedii Yönetken ve Nevzat Atlığ gibi musiki tarihinin kurucu şahsiyetlerinden doğrudan dersler aldı. Muazzam kabiliyeti sebebiyle, üçüncü sınıftayken Münir Nurettin Selçuk’un özel olarak ilgilendiği ve üslup dersleri verdiği elit “üslup grubuna” seçildi. Eğitimi süresince hocası Münir Nurettin’in pek çok konserinde gerek korist gerekse solist olarak görev alarak sahne disiplinini ve klâsik icra estetiğini en üst perdeden tecrübe etti. Ablası ise evlenmesi sebebiyle iki yıl sonra okulu bırakmak durumunda kaldı.
1958 yılında konservatuvarın son sınıfındayken, dönemin büyük kemanîsi ve muallimi Emin Ongan’ın yoğun ısrarları neticesinde İstanbul Radyosu’nun açtığı zorlu sınavlara girdi. Aslında hocası Münir Nurettin Selçuk, akademik eğitimini tamamen bitirmeden radyoya girmesine sıcak bakmıyordu; fakat Uğurlu sınavı üstün başarıyla kazandı. Mavi okul çantasıyla radyo koridorlarında boy göstermeye başlayan Uğurlu için radyo, ikinci ve daha büyük bir konservatuvar hâline geldi.
Burada Türk musikisinin ekol isimleri olan; Mesut Cemil, Cüneyd Orhon, Vecihe Daryal, Vecdi Seyhun, Fikret Kutluğ, Niyazi Sayın, Necdet Yaşar, Cevdet Çağla ve Hakkı Derman gibi saz üstatlarıyla çalışma ve solo programlar yapma şerefine nail oldu. Titizliği ve mükemmeliyetçiliği sebebiyle, 1959 yılında ilk radyo bandının yayınlanacağı güne dek sesinin radyoda çıkacağına inanmamış ve bunu ailesinden dahi gizlemiştir. İlk yayını dinleyen ailesi büyük bir gurur ve sevinç yaşamıştır.
1963 yılında kadrosunu Ankara Radyosu’na nakleden Merâl Uğurlu, başkentte de musiki otoritelerinin odak noktası oldu. Ankara’da geçirdiği uzun yıllarda Rûşen Ferid Kam, Refik Ahmet Sevengil ve İsmail Bahâ Sürelsan gibi Türk musikisinin nazariyat ve icra dehalarıyla meşk etti, radyo arşivlerine emsal teşkil eden solo bantlar kazandırdı.
1976 yılında Prof. Dr. Nevzat Atlığ’ın öncülüğünde kurulan cumhuriyet tarihinin ilk resmi klâsik korosu olan İstanbul Devlet Klâsik Türk Müziği Korosu’nun kurucu kadrosunda görev aldı. Bu vesileyle İstanbul Radyosu’ndaki solo programlarına da eş zamanlı olarak yeniden başladı.
Sanatçılığının yanı sıra bildiklerini yeni nesillere aktarmayı bir borç bilen Uğurlu, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nda uzun yıllar öğretim görevlisi olarak çalıştı ve günümüzün birçok nitelikli ses sanatçısının yetişmesinde pay sahibi oldu.
Klâsik ekolün en yetkin ve asil icracısı unvanıyla uluslararası arenada da Türkiye’yi temsil etti. ABD (New York - Merkin Concert Hall, Washington, Baltimore - Maryland Üniversitesi), Fransa, Almanya, İran, Irak, Afganistan, Tunus, Cezayir, Mısır ve KKTC gibi dünyanın dört bir yanındaki sanat merkezlerinde solo konserler verdi, plak ve CD çalışmaları gerçekleştirdi. Özellikle 1993 yılında New York’ta “World Music Institute” organizasyonu kapsamında verdiği klâsik konserler büyük yankı uyandırdı. 15 Aralık 1997 tarihinde, uzun yıllar emek verdiği Devlet Korosu’ndan resmi olarak emekliye ayrıldı.
Merâl Uğurlu, popüler kültürün ve piyasa şartlarının Türk musikisini yozlaştırmasına karşı her zaman sert ve tavizsiz bir duruş sergilemiştir. Sanatçı, bir röportajında modern dönemdeki müzikal dejenerasyonu şu sözlerle ifade etmiştir:
“Türk Müziği adıyla, bugün piyasada pazarlanan müziğin, kendisini, hem öfkelendirdiğini, hem de utandırdığını, bu ortamda kendisini, yapayalnız ve çırılçıplak hissettiğini...”
Onun bu tavizsiz klâsik duruşu, dönemin büyük bestekârlarının da dikkatini çekmiş; Türk musikisinin dahi neoklâsik bestekârları İsmail Bahâ Sürelsan ve Cinuçen Tanrıkorur, Merâl Uğurlu’nun ses rengine ve sanatkarlığına hürmeten birer eserlerini doğrudan kendisine ithaf etmişlerdir.
Özellikle nadide, ender icra edilen, unutulmaya yüz tutmuş klâsik dönem bestelerini (kâr, beste, semai) gün yüzüne çıkaran çok sayıda prestij albümüne imza atmıştır:
İstanbul Radyosu’nun tanınan efsanevi spikerlerinden Güneş Uğurlu ile dünya evine giren Merâl Uğurlu’nun bu evlilikten 1968 yılında Zeynep adında bir kız çocuğu dünyaya gelmiştir. Sanatçının, kızı Zeynep'ten 2007 doğumlu Sarp adında bir de torunu bulunmaktadır. Aktif sanat ve akademik hayatını tamamladıktan sonra gözlerden uzak, dingin bir yaşamı tercih eden usta sanatçı, günümüzde yaşamını Muğla'nın Marmaris ilçesinde sürdürmektedir.
TRT Arşiv Serisi - 26: Meral Uğurlu'dan Seçmeler Albüm Kitapçığı ve Arşiv Kayıtları, TRT İstanbul Radyosu Türk Sanat Müziği Arşivi.
Devlet Korosu Resmi Arşivi: Eskimeyen Yol Arkadaşlarımız (devletkorosu.com, Yayın Tarihi: 22.06.2015).
Yedig, Serhan (22 Ocak 2006): MERAL UĞURLU: Dejenere musiki ortamında kendimi yapayalnız ve çırılçıplak hissediyorum. Müziksöyleşileri.net (Erişim: 06.05.2011).
Biyografya Dijital Ansiklopedisi: Meral Uğurlu Biyografisi (biyografya.com/tr/biographies/meral-ugurlu-75267e25).
Bora, Salih: Meral Uğurlu'nun Hayatı ve Sanatı (salihbora.com/meral-ugurlu/).
NTVMSNBC Sanat Haberleri (26 Haziran 2000): Meral Uğurlu'dan şarkılar ve Klasik İcra. (Erişim: 06.05.2011).
Meral Uğurlu
Yaş | 88 | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
custom_key_1323447 | Zeynep Uğurlu | ||||||||
custom_key_1323446 | Güneş Uğurlu | ||||||||
custom_key_1323445 | 1937-12-08 | ||||||||
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Meral Uğurlu" maddesi için tartışma başlatın
Türk Klâsik Musikisinin Müstesna Sesi: Merâl Uğurlu'nun Hayatı ve Sanat Kroniği
1. Çocukluk Yılları ve Aile Çevresi
2. Konservatuvar Yılları ve Büyük Ustaların Tedrisatı
3. Radyo Dönemi ve Sanat Hayatının Olgunlaşması
İstanbul Radyosu Yılları (1958 - 1963)
Ankara Radyosu Yılları (1963 - 1976)
4. Devlet Korosu, Akademisyenlik ve Uluslararası Konserler
5. Sanat Anlayışı, Bestekârların İthafları ve Albümleri
6. Özel Hayatı
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.