
16 Mayıs 1919, sadece bir takvim yaprağı değil; bir imparatorluğun küllerinden, tam bağımsız bir cumhuriyete giden yolun ilk fiziksel adımıdır. İstanbul’un işgal altındaki puslu havasından sıyrılan Bandırma Vapuru, Galata Rıhtımı’ndan demir alırken, aslında koca bir milletin hürriyet umudunu taşıyordu.
Mustafa Kemal Paşa’nın elinde resmi bir görev vardı: 9. Ordu Müfettişliği. Kağıt üzerinde görevi bölgedeki asayişi sağlamak ve silahları toplamaktı. Ancak O’nun zihnindeki asıl plan, İngiliz işgal yönetiminin ve sarayın çizdiği sınırların çok ötesindeydi. Bu, bir boyun eğiş değil, bir diriliş operasyonuydu.
"Evet, beyim; tarihin gördüğü en büyük 'müfettişlik' görevi başlıyordu."【1】
Bandırma Vapuru, eski ve yorgun bir gemiydi. Pusulası bozuk, haritası eksikti. Karadeniz’in hırçın dalgalarının yanı sıra, İngiliz zırhlılarının takibi ve batırılma riski de her an mevcuttu. Ancak bu riskler, gemideki inancın yanında silik kalıyordu.
Mustafa Kemal, bu tehlikeli yolculuğun anlamını şu sözlerle tarihe not düşmüştü:
"Gidiyoruz... Onlar ancak bizim bu vücudumuzu esir edebilirler; ruhumuzu asla. Benimle gelenler, bu ruhun taşıyıcılarıdır."【2】
Bu tarih, Türk tarihçiliğinde "Stratejik İnziva" döneminin bitip "Saha Mücadelesi"nin başladığı andır. İstanbul’un diplomatik çıkmazlarından Anadolu’nun bağrına yapılan bu intikal, kurtuluşun ancak halkla el ele vererek kazanılabileceğine dair sarsılmaz bir inancın eseridir. 16 Mayıs, Samsun'da doğacak güneşin ilk şafağıydı.
Özakman, Turgut, Şu Çılgın Türkler, Ankara: Bilgi Yayınevi, 2005.
Atay, Falih Rıfkı. Çankaya, İstanbul: Pozitif Yayınları, 2004.
[1]
Turgut Özakman, Şu Çılgın Türkler, (Ankara: Bilgi Yayınevi, 2005), s. 73.
[2]
Falih Rıfkı Atay, Çankaya, (İstanbul: Pozitif Yayınları, 2004), s. 182.
Bir Görevden Fazlası: 9. Ordu Müfettişliği
Yolculuğun Zorlukları
16 Mayıs’ın Sembolik Değeri
Kronolojik Yol Haritası
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.