Bir insana yakışan en güzel kıyafet ne pahalı markalardır ne de insanların dönüp dönüp baktığı gösterişli görüntüler…
İnsana en çok yakışan şey; vicdanıdır, merhametidir ve sadakatidir. Çünkü insanı gerçekten güzel yapan şey dış görünüşü değil, bir kalbe nasıl dokunduğudur.
Bugün insanlar birbirini çoğu zaman görünüşüyle, sahip olduklarıyla ya da başarılarıyla değerlendiriyor. Oysa insanın gerçek karakteri, kimsenin görmediği anlarda ortaya çıkar. Bir garsona nasıl davrandığında, bir hayvanı severken gözlerinin nasıl yumuşadığında, kırılmış bir insanın yanında nasıl sustuğunda anlaşılır. Çünkü vicdan, insanın içindeki en sessiz ama en güçlü sestir. Herkes alkışladığında doğruyu yapmak kolaydır; önemli olan kimse görmezken de insan kalabilmektir.
Merhamet ise insanın ruhuna yakışan en zarif duygudur. Sert olmak artık çoğu insan tarafından güçlü görünmek sanılıyor. Oysa gerçekten güçlü insanlar kırmayı değil, onarmayı seçer. Bir insanın acısını küçümsememek, herkesin taşıdığı yükü bilemeyeceğini fark etmek büyük bir olgunluktur. Çünkü bazen insanlar sadece biraz anlaşılmak ister. İçlerinde sustukları savaşları kimse bilmez. Gülümseyen birinin içinde ne fırtınalar koptuğunu dışarıdan anlamak mümkün değildir. Bu yüzden merhamet, sadece iyi bir özellik değil; insan olmanın en güzel hâlidir.
Sadakat ise artık en nadir bulunan değerlerden biri hâline geldi. İnsanlar çabuk vazgeçiyor, kolay unutuyor, işine gelen yerde kalıyor. Oysa sadakat sadece birine bağlı kalmak değildir. Bir dostun yokluğunda da onu koruyabilmektir. Bir insanın en kötü gününde yanında durabilmektir. Değişen şartlara rağmen değişmeyen bir kalbe sahip olmaktır. Çünkü herkes güzel günlerde yanında olur; önemli olan karanlık günlerde de gitmemeyi bilmektir.
Bazı insanlar vardır; girdikleri ortamı güzelleştirirler. Çok konuşmazlar belki ama huzur verirler. Yanlarında kendini güvende hissedersin. Çünkü kalpleri temizdir. Kimseyi küçümsemez, kimsenin yarasına tuz basmazlar. İşte böyle insanlar unutulmaz. Çünkü insan en çok, kendisine iyi hissettiren kalpleri hatırlar.
Hayat bir gün herkesten gençliğini, güzelliğini, gücünü alır. Zaman her şeyi değiştirir. Ama güzel bir kalp kolay kolay eskimez. Vicdanlı bir insan yıllar geçse de değerini kaybetmez. Merhametli bir insanın bıraktığı iz silinmez. Sadık bir insan ise her zaman özlenir. Bu yüzden insanın kendine katabileceği en değerli şey iyi bir karakterdir. Çünkü dış görünüş zamanla değişir, insanlar dağılır, hayat herkesi başka yerlere savurur. Ama bir insanın kalbi güzelse, onu tanıyan herkesin içinde güzel bir yer bırakır.
Belki de bu yüzden bir insana gerçekten en çok yakışan şey; vicdanıyla kimseyi incitmemesi, merhametiyle bir yarayı hafifletmesi ve sadakatiyle bir kalbe güven vermesidir. Çünkü dünya güzel insanlardan çok, güzel kalpli insanlara ihtiyaç duyuyor.