Endişeli olmak ya da olmamak... Bu iki kavramı düşündüğümüzde bizlere çok basit gelir. Karşımızdaki kişi ya rahat birisidir ya da evhamlı ve daha düşüncelidir. Aslında karşımızdaki kişinin bu tutumu bize hayatı ile ilgili bir sürü detay verir. Misal ben konuya kendimden örnekle başlayabilirim. Hayatımda çok fazla ölüm ile karşı karşıya kaldığım için hayatımda olan birisi bir zorlukla karşılaştığında yahut benimle küçük bir sorunu olsa bile sanki onu kaybedecekmişim ve sanki hayatım onsuz devam edemeyecekmişim gibi hissediyorum.
Başlarda işin zor olan kısmı kendini belli etmiyor. Diğer taraf, yani daha rahat olan insanlardan bahsedecek olursak da buna da kendimden örnek vermek istiyorum. Yine bir zorluk durumu ile karşılaştığım zaman karşımdaki kişinin tamamen hayatımdan çıkabileceğinden korkuyorum ama bu sefer durum ters tepiyor; işler kötü gitmek yerine daha iyi oluyor. Bu da şöyle: Ben bir durumda en kötüsünü dahi hayal etsem, işin sonunda hayatın devam ettiğini biliyor ve korksam da daha sakin karşılıyorum.
Ama fark edilmeyen durum şu: Bir insanın her zaman alarmda olması ve basit konularda bile kötüye yoruyor olması. Kişi böyle üzücü sonuçlarla karşılaşmasa bile bunun ihtimalini o kadar düşünür ki; belki başına gelse yine aynı şekilde, aynı konu üzerinde kafa yorabilirdi. Peki kişi, başına gelmeyecek bile olsa bu durumdaki endişesinden nasıl kurtulur ve rahatlar? Bu farklı bir konudur ve sizin fikirlerinize sunulur.
Özcan,Beyza.Yayımlanmamış bireysel yazı.