Bu madde henüz onaylanmamıştır.
İnsanlık tarihi boyunca var olan önemli nesnelerden biri olan ayna, yansıtma özelliği dolayısıyla her daim büyüleyici bir araç olarak görülmüştür. Ayna, ışığın yansımasını kullanarak nesnelerin şeklini, zahirini yansıtır. Geçmişte bronz veya bakır gibi metallerin parlatılarak rafine edilmesiyle oluşturulmuş bir nesne olan ayna, maddi değeri yüksek bir araç olarak görülmüş. Elde etme imkânı bulamayanlar ise suyun yansıtma özelliğini kullanmıştır. Camın ayna yapımında kullanılmasıyla gündelik hayattaki yaygınlığı artmış, daha kolay ve ucuz şekilde erişilmeye başlanmıştır.
Aynanın kullanımının artması insanlar arasında görüntüye verilen önemin de giderek artmasına neden olmuştur. Başka bir gözü kendi gözü gibi kullanma durumu, kişisel beğeni durumlarının daha da yerleşmesine katkı sağlamıştır. Ayna ile insanlar yüzlerini, vücutlarını, giyim ve kuşamlarını daha özgü bakışlarla bir tür “çeki düzen verme” fiiliyle birleştirmiştir. Kendine çeki düzen verme, ayrıntılı incelemeleri de beraberinde getirmiştir. Fizyolojiye, kozmetiğe, kuaför ve terziliğe dair çalışmaların da artmasına katkılar sunduğu düşünülmektedir.
Aynanın temel görevi yansıtmadır. Bu yansıtma işini günümüze değin aksatmadan yerine getirmiştir. Yansıtma unsuru bilimden sanata sözsel ve mitsel biçimlerde anlamların biriktirilmesine, kavramsal ve kuramsal çalışmaların ve anlam kalıplarının yerleşmesine katkı sağlamıştır. Ayna ile birlikte çeşitli uygulamalar, ritüeller ortaya çıkmış, kimi topluluklarda kültürel bir obje olarak kabul edilmiş ve kültürel bir eylem biçimin yerleşmesine neden olmuştur. Farsça “ayine” sözcüğünden gelen “ayna”nın ilk örnekleri parlatılmış demir olan “âyen”den türetilmiştir. TDK sözlüğünde “ışığı yansıtan varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat” olarak tanımlanmaktadır.
Aynanın insanlık tarihi içerisinde derin ve uzun bir geçmişi vardır. İlk olarak nesne şeklinde ne zaman ortaya çıktığı tam olarak tespit edilmese de Çatalhöyük kazılarında elde edilen parlak obsidyen taşın ilk ayna örneklerinden olduğu ifade edilmektedir. M.Ö 7 bin yıllarına kadar aynanın geçmişi götürülebilir. M.Ö 4500’lü yıllarda tarihlenen ve Mısır’da bulunan Selenit levhalar, sembolik anlamda Kraliçe Nakija’nın aynalı Babil Steli aynaya dair önemli bulgulardır.
Türklere dair aynanın tarihi maden devrine kadar gitmektedir. Orta Asya’dan günümüze ulaşan aynaların demir, çelik ve bronzdan yapıldığı mezar höyüklerinde tespit edilmiştir. Ayna dünya kültür tarihinde mitolojiden psikolojiye, felsefeden edebiyata, fizikten ilahiyata değin pek çok alanda simge, sembol, nesne olarak yer almıştır. Bu durum her ne kadar insanın görünme ve görme ihtiyacının bir sonucu olarak görülse de ayna her zaman gösterme-yansıtmadan fazla bir eylemsellik üreterek anlam dünyasının genişlemesine katkı sağlamıştır.
Tasavvufî anlamda “ayna”ya ehemmiyet verildiği görülmüştür. Özellikle tasavvufî kaynaklarda ve tasavvufî edebiyat alanında “ayna” yoğun olarak kullanılan bir unsur, bir metafor olmuştur. İnsanın bir ayna olduğu, içindeki aslî unsur olan ruhun aynası ne kadar berraksa o derece hakikati iyi-güzel yansıttığı ifade edilir. Ayna, görme ve gösterme ekseninde bir “seyretme” eylemselliğini de barındırır. İnsanın kendini ve dış dünyayı kavrama, zahire yansıyanın batındaki yansımalara sirayet ettiği, yine batında olan zahiri etkilediği gerçekliği mucibince aynaya her daim önem verilmiştir.
Ayna çeşitli kültürlerde farklı şekillerde hayata eklemlenmiştir. Aynanın başka boyutlara geçiş için bir kapı, büyülü, sırlı bir nesne olduğu kabul edilmiş, aynanın uluorta bırakılması hoş karşılanmamıştır. Anadolu özelinde özellikle geceleri aynaya bakmanın yada kırılmasının uğursuzluk getireceği, aynanın üzerinin geceleri örtülmesi şeklinde uygulamaların ve genel kanıların oluştuğu gözlemlenir.
Ayna, ahlâk ve adap kitaplarında birer temizlik aracı olarak görülmüş, dinî açıdan “ayna, tarak ve güzel koku” kullanmak müstehap olarak kabul edilmiştir. Bunun için en büyük örnek Peygamber Efendimiz aleyhisselatü vesselam, savaşa çıkarken bile yanında ayna taşıyarak temizliğe ve düzenli olmaya özen göstermiştir. “Zatıma mir’at edindim zâtını” diyen Mevlid yazarı Süleyman Çelebi, “âyine-i vahdet-i ilahi/Mirat-ı vücududur kemâhi” diyen Şeyh Galip aynanın sembolik olarak farklı şekillerde nasıl anlam bulduğunu göstermiştir.
Ayna birer tecelli unsuru olarak yansıtmasına bağlı olarak ortaya çıkan hususlara odaklanır. Ayna, yansıttığı birçok unsurla birlikte, çeşitli anlam kapsüllerini de beraberinde taşır. Aynanın bir yönü iyiyken bir yönü kötüdür, bir yönü güzelken bir yönü çirkindir. Ayna, yansıtıcı özelliği dolayısıyla narsizme yol açabilir. Bir saplantı biçimi olarak narsizm, kendini aşırı beğenme, kendinden başka herkesi kötü/çirkin olarak görme rahatsızlığıdır. Gaston Bachelard, Water and Dreams eserinde insan yüzü kadar ayartıcı bir başka nesne olmadığını ifade eder. Ayna karşısındaki bir kimsenin şu sorular ekseninde hareket ettiğini belirtir: “Aynada kimin için kendine bakıyorsun, kendine baktığında kiminle karşı karşıyasın, gücünün ya da güzelliğinin farkında mısın?”
Ayna, Bachelard için aydınlatıcı bir obje, kolay rüya nesnesidir. Ayna için suyu kullanmanın avantajlarından bahseder. Suyun yüzü tabiileştirici ve yüze masumiyet kattığını ifade eden Bachelard; pınarın, suyun başındaki Narkissos’un kendi güzelliğinin akıcılığının devamlılığını hissettiği için o görüntüsüne saplanıp kaldığını ifade eder. Camdan oluşan ayna ise statik, durağan bir görüntü verir. Dolayısıyla yapay bir görüntü ile sudaki akisler birbirinden farklı etkiye sahiptir. Tüm bu etkileriyle ayna, günümüzde de varlığını devam ettirip hayatımızın bir yerinde bizlere hizmet etmeye devam etmektedir.
Bachelard, Gaston. L'Eau et les rêves: Essai sur l'imagination de la matière. Paris: José Corti, 1942.
https://classiques.uqam.ca/classiques/bachelard_gaston/eau_et_les_reves/eau_et_les_reves_tdm.html
Bachelard, Gaston. Water and Dreams: An Essay on the Imagination of Matter. Çeviren Edith R. Farrell. Dallas: Pegasus Foundation, 1983.
https://books.google.co.ao/books?id=V8ZIPgAACAAJ
Kelleher, Colleen A. “Mirrors in Ancient Egypt: Reflecting Divinity and Status.” Journal of Egyptian Archaeology 102, no. 1 (2016): 45-62.
https://doi.org/10.1177/030751331610200104
Ögel, Bahaeddin. Türk Kültür Tarihine Giriş: Türklerde Ayna ve Maden Sanatı. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları, 1991.
https://kutuphane.ktb.gov.tr/tr/ogel-turk-kultur-tarihi
Schimmel, Annemarie. İslam'ın Mistik Boyutları. Çeviren Ergun Kocabıyık. İstanbul: Kabalcı Yayınevi, 2018.
https://kabalci.com.tr/islamin-mistik-boyutlari
TDK (Türk Dil Kurumu). “Ayna.” Güncel Türkçe Sözlük. Ankara: TDK Yayınları.
https://sozluk.gov.tr/
Uludağ, Süleyman. Tasavvuf Terimleri Sözlüğü. İstanbul: Kabalcı Yayınevi, 2012.
https://kabalci.com.tr/tasavvuf-terimleri-sozlugu