
Amerika Birleşik Devletleri’nin Mayıs 2026'da Küba’ya yönelik uygulamaya koyduğu yeni yaptırımları kapsamaktadır. Birleşmiş Milletler uzmanlarının “enerji aç bırakılması” olarak tanımladığı yeni kararlar insani kriz tartışmalarını da gündeme taşımıştır. ABD yönetimi, Küba’nın askeri bağlantılı ekonomik yapıları ve enerji kaynaklarını hedef alan yeni yaptırımlarla Havana yönetimi üzerindeki baskıyı artırırken, Küba hükümeti bu adımları “kolektif cezalandırma” ve “insani felakete yol açabilecek tehlikeli bir politika” olarak değerlendirmiştir.
ABD yönetimi tarafından açıklanan son yaptırımların merkezinde, Küba ordusuna bağlı büyük ekonomik yapı olan Grupo de Administracion Empresarial SA (GAESA) yer almıştır. Küba ekonomisinin turizmden enerjiye, ulaştırmadan finans sektörüne kadar birçok alanında etkili olan GAESA’nın yanı sıra şirketin yöneticilerinden Ania Guillermina Lastres Morera da yaptırım listesine dahil edilmiştir.
Yaptırımlar kapsamında ayrıca Toronto merkezli Sherritt International Corp ile Küba devletine ait nikel şirketi arasında faaliyet gösteren Moa Nickel SA ortak girişimi de hedef alınmıştır. Sherritt International, yaptırımlar sonrasında Küba’daki ortak girişim faaliyetlerine doğrudan katılımını askıya aldığını açıklamıştır.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin Küba’daki komünist yönetime karşı geri adım atmayacağını belirterek, “Trump yönetimi, Küba’daki komünist rejimin yarımküremizde ulusal güvenliğimizi tehdit etmesini izlemeyecektir.” ifadelerini kullanmıştır. Rubio ayrıca siyasi ve ekonomik reformlar gerçekleşene kadar yaptırımların devam edeceğini vurgulamıştır.
ABD yönetiminin son dönemdeki baskı politikalarının temelinde, Küba’nın enerji kaynaklarına erişiminin sınırlandırılması yer almıştır. Washington yönetimi, Küba’nın uzun süredir temel enerji kaynaklarından biri olan Venezuela petrol sevkiyatlarını engellemiş; ayrıca adaya yakıt taşıyan ülke ve şirketleri yaptırımla tehdit eden başkanlık kararnameleri yayımlamıştır.
Bu süreç, uluslararası çevrelerde “fiili yakıt ablukası” olarak değerlendirilmiştir. Son aylarda yalnızca bir Rus petrol tankerinin Küba’ya ulaşabildiği, bunun da ülkedeki enerji krizini daha da ağırlaştırdığı belirtilmiştir.
Enerji yetersizliği nedeniyle ülkede uzun süreli elektrik kesintileri yaşandığı, ulaşım sistemlerinin aksadığı ve ekonomik faaliyetlerin ciddi biçimde yavaşladığı aktarılmıştır.
Birleşmiş Milletler özel raportörleri, ABD’nin uyguladığı yaptırımların insani sonuçlarına dikkat çekerek Washington yönetimini sert biçimde eleştirmiştir. BM uzmanları, yakıt eksikliğinin temel kamu hizmetlerini felç ettiğini ve bunun “energy starvation” yani “enerji aç bırakılması” anlamına geldiğini ifade etmiştir.
Raportörler, enerji yetersizliğinin sağlık hizmetleri, eğitim sistemi, su altyapısı ve temel yaşam koşulları üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu belirtmiştir. Açıklamada, insanların hastanelere ulaşmakta zorlandığı, çocukların okula gidemediği ve sağlık sisteminde 96 binden fazla ameliyatın beklemeye alındığı ifade edilmiştir. Bu ameliyatların yaklaşık 11 bininin çocuk hastalara ait olduğu aktarılmıştır.
BM uzmanları ayrıca, “Enerji aç bırakılmasının bir baskı aracı olarak kullanılması, uluslararası insan hakları normlarıyla bağdaşmamaktadır.” değerlendirmesinde bulunmuştur.
Küba hükümeti, ABD’nin yaptırımlarını “tek taraflı zorlayıcı önlemler” ve “Küba halkına yönelik kolektif cezalandırma” olarak tanımlamıştır.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, Washington yönetiminin son derece tehlikeli bir yol izlediğini söylemiştir. Rodriguez, “Bu yol, hayal bile edilemeyecek sonuçlara, insani bir felakete, soykırıma, Kübalıların ve genç Amerikalıların hayatlarını kaybetmesine yol açabilir. Ayrıca Küba’da katliamla sonuçlanabilir.” ifadelerini kullanmıştır.
Rodriguez ayrıca, Küba’nın ABD için herhangi bir güvenlik tehdidi oluşturmadığını savunmuş ve ülkesinin siyasi sistemiyle ilgili konuların müzakere edilmeyeceğini belirtmiştir. Bununla birlikte Havana yönetiminin diyaloga açık olduğunu ifade etmiştir.
ABD Başkanı Donald Trump, son dönemde Küba yönetimine yönelik sert söylemlerini artırmıştır. Trump, 2 Mayıs 2026 tarihinde yaptığı açıklamada Küba’yı “kısa sürede yönetimi devralacakları bir yer” olarak tanımlamış; bu açıklama Havana yönetimi tarafından doğrudan tehdit olarak değerlendirilmiştir.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ise Trump’ın açıklamalarına karşılık olarak, “Ne kadar güçlü olursa olsun, hiçbir saldırgan Küba’da teslimiyet bulamayacak.” açıklamasını yapmıştır.
Trump yönetiminin Küba politikası, ekonomik baskı, enerji kısıtlamaları ve askeri müdahale imalarıyla birlikte Soğuk Savaş dönemini hatırlatan yeni bir gerilim sürecinin işareti olarak yorumlanmıştır.
ABD’nin, Küba çevresindeki askeri istihbarat ve gözetleme faaliyetlerini son aylarda önemli ölçüde artırdığı iddia edilmiştir. Amerikan basınında yer alan haberlerde, Washington yönetiminin Küba kıyıları yakınında yürüttüğü keşif uçuşlarının hem sayısının hem de görünürlüğünün dikkat çekici biçimde yükseldiği belirtilmiştir.
CNN’in kamuya açık uçuş verileri ile havacılık takip platformlarına dayandırdığı analizine göre, ABD Donanması ve Hava Kuvvetleri 4 Şubat’tan itibaren Küba yakınlarında en az 25 keşif ve istihbarat uçuşu gerçekleştirmiştir. Uçuşların büyük bölümünün Havana ve Santiago de Cuba çevresinde yoğunlaştığı, bazı uçakların Küba kıyılarına yaklaşık 64 kilometre mesafeye kadar yaklaştığı ifade edilmiştir. Haberlere göre operasyonlarda P-8A Poseidon deniz devriye uçağı, RC-135V Rivet Joint elektronik istihbarat uçağı ve MQ-4C Triton insansız hava aracı gibi gelişmiş gözetleme platformları kullanılmıştır. Söz konusu araçların daha önce Venezuela ve İran çevresindeki ABD operasyonları sırasında da görev yaptığı belirtilmiştir.
Al Jazeera. “US issues new Cuba sanctions as UN experts warn of ‘energy starvation’”. Erişim Tarihi: 8 Mayıs 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/5/7/us-issues-new-cuba-sanctions-as-un-experts-warn-of-energy-starvation
Anadolu Ajansı. “ABD Başkanı Trump, Küba’yı ‘kısa sürede yönetimi devralacakları’ bir yer olarak nitelendirdi”. Erişim Tarihi: 8 Mayıs 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-baskani-trump-kubayi-kisa-surede-yonetimi-devralacaklari-bir-yer-olarak-nitelendirdi/3924776
Bloomberg. “US Is Ramping Up Surveillance Flights Near Cuba, CNN Says.” Erişim tarihi: 12 Mayıs 2026 https://www.bloomberg.com/news/articles/2026-05-10/us-is-ramping-up-surveillance-flights-near-cuba-cnn-says
Mexico Business News. “US Extends Cuba Sanctions to Foreign Energy Companies”. Erişim Tarihi: 8 Mayıs 2026.https://mexicobusiness.news/oilandgas/news/us-extends-cuba-sanctions-foreign-energy-companies
Reuters. “US issues new Cuba-related sanctions, Treasury Department website shows”. Erişim Tarihi: 8 Mayıs 2026. https://www.reuters.com/world/us/us-issues-new-cuba-related-sanctions-treasury-department-website-shows-2026-05-07/
ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe başkanlığındaki ABD heyeti, başkent Havana’da Kübalı yetkililerle görüşme gerçekleştirmiştir. Küba devlet medyası Cuba Debate’nin haberine göre görüşmede, iki ülke arasındaki kolluk kuvvetleri işbirliği ile bölgesel ve uluslararası güvenlik konuları ele alınmıştır.
Küba yönetimi, görüşmede ülkenin herhangi bir terör veya aşırılık yanlısı örgüte ev sahipliği yapmadığını, bu yapıları desteklemediğini veya finanse etmediğini belirtmiştir. Açıklamada ayrıca ülkede yabancı askeri ya da istihbarat üssü bulunmadığı ifade edilmiştir.
Reuters’ın aktardığına göre Ratcliffe, Donald Trump yönetiminin Küba hükümetine yönelik mesajını iletmiştir. Mesajda, Havana yönetiminin “temel değişiklikler” gerçekleştirmesi halinde Washington yönetiminin ekonomi ve güvenlik alanlarında müzakerelere hazır olduğu belirtilmiştir.
Trump, 12 Mayıs tarihli açıklamasında Küba’nın ABD’den yardım istediğini ve iki ülke arasında görüşmeler yapılacağını ifade etmiştir.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 11 Kübalı yetkili ile Küba yönetimine bağlı 3 kuruluşun yaptırım listesine alındığını açıklamıştır.
Rubio, yazılı açıklamasında yaptırım kararının, Küba güvenlik birimleriyle bağlantılı hükümet yetkilileri ve askerleri kapsadığını belirtmiştir. Açıklamada, Küba’daki siyasi ve ekonomik durumun yakından izlendiği ifade edilmiş ve yeni yaptırımların da gündemde olduğu kaydedilmiştir.
ABD Başkanı Trump ise Küba’nın “çökmüş bir devlet” olduğunu savunarak, ülkedeki siyasi ve ekonomik sorunların çözümünün ABD ile mümkün olabileceğini öne sürmüştür.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ise ABD’nin ülkeye askeri müdahale için “bahane” aradığını ifade etmiş ve böyle bir durumda bölgenin “kan gölüne döneceği” uyarısında bulunmuştur.
Politico tarafından yayımlanan haberde, Trump yönetiminin Küba’ya yönelik ekonomik ve diplomatik baskının sonuç vermemesi nedeniyle askeri harekat seçeneğini daha ciddi şekilde değerlendirdiği öne sürülmüştür.
Haberde konuşan kaynaklar, ABD’nin Küba’ya yönelik petrol engeli gibi ekonomik baskı araçlarının beklenen sonucu vermediğini belirtmiştir. Yetkililer, Küba’nın öngörülenden daha dirençli olduğunun değerlendirildiğini aktarmıştır.
Kaynaklara göre olası harekat seçenekleri, sınırlı hava saldırılarından rejim değişikliğini hedefleyen kara operasyonlarına kadar farklı senaryoları kapsamaktadır.
Haberde ayrıca, Trump’ın 30 Ocak tarihinde Küba’ya petrol satan veya sağlayan ülkelerden gelen mallara gümrük vergisi uygulanmasını öngören başkanlık kararnamesini imzaladığı hatırlatılmıştır.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, “Küba Bağımsızlık Günü” dolayısıyla yayımladığı İspanyolca video mesajda, Trump yönetiminin Küba halkına “yeni bir ilişki” teklif ettiğini açıklamıştır.
Rubio, Küba’daki ekonomik sorunların sorumluluğunu Havana yönetimine yüklemiş ve “yeni bir Küba’nın” mümkün olduğunu savunmuştur. Açıklamada, ülkedeki elektrik, yakıt ve gıda sıkıntılarının hükümet yönetiminden kaynaklandığı öne sürülmüştür.
Rubio, Trump yönetiminin Küba halkına 100 milyon dolarlık yiyecek ve ilaç yardımı teklif ettiğini belirtmiş, bu yardımların güvenilir yardım kuruluşları aracılığıyla dağıtılması gerektiğini ifade etmiştir.
Açıklamada ayrıca, GAESA isimli Küba merkezli holdingin ülke ekonomisindeki rolüne değinilmiş ve holdingin oteller, enerji şirketleri, bankalar ve inşaat alanlarında faaliyet gösterdiği belirtilmiştir.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, Marco Rubio’nun “yeni bir ilişki” açıklamalarına tepki göstermiştir. Rodriguez, ABD’nin Küba’ya uyguladığı ekonomik ambargo ve enerji kuşatmasının ülkede ciddi etkiler oluşturduğunu belirtmiş ve Washington yönetiminin bu durumun sorumluluğunu Havana yönetimine yüklemeye çalıştığını ifade etmiştir.
Rubio’nun açıkladığı 100 milyon dolarlık yardım teklifine de değinen Rodriguez, Küba’nın yardımı reddetmediğini ancak ABD’nin yaklaşımını “ikiyüzlü” olarak değerlendirdiğini söylemiştir.
Açıklamada ayrıca, 20 Mayıs tarihinin Küba açısından ABD’ye bağımlı yeni sömürge döneminin başlangıcı olarak görüldüğü belirtilmiş ve ülkenin bağımsızlık ve egemenlik çizgisini sürdüreceği ifade edilmiştir.
ABD Başkanı Donald Trump, Küba’daki ekonomik ve siyasi durumun kötü olduğunu savunarak, “Küba’yı özgürleştireceğiz.” açıklamasında bulunmuştur.
Trump, Küba halkının ABD’den yardım istediğini ifade etmiş ve ülkedeki gıda ile elektrik sıkıntısına dikkat çekmiştir. Açıklamasında, Küba halkını “harika insanlar” olarak nitelendirmiştir. Trump, ABD’nin Küba konusunda uzmanlığa sahip olduğunu ve halkın uzun yıllardır değişim beklediğini belirtmiştir. Ambargonun kaldırılmasına ilişkin soruya ise doğrudan tarih vermemiş, yakın zamanda yeni açıklamalar yapılacağını ifade etmiştir.
Trump’ın açıklamaları, ABD Adalet Bakanı Vekili Todd Blanche’nin eski Küba lideri Raul Castro ve bazı isimleri ABD vatandaşlarını öldürmek amacıyla komplo kurmakla suçlayan iddianameyi duyurmasının ardından gelmiştir.
ABD Güney Saha Komutanlığı (SOUTHCOM), USS Nimitz uçak gemisinin USS Gridley ve USNS Patuxent savaş gemileriyle birlikte Karayipler’e konuşlandırıldığını açıklamıştır. Açıklamada, USS Nimitz’in Tayvan Boğazı’ndan Arap Körfezi’ne kadar birçok bölgede görev yaptığı ve savaş kapasitesini ortaya koyduğu belirtilmiştir. Bu konuşlandırmanın ABD’nin bölgedeki hazırlık ve askeri varlığının göstergesi olduğu ifade edilmiştir.
ABD Donanması, mart ayında yaptığı açıklamada USS Nimitz’in görev süresinin yaklaşık 1 yıl uzatıldığını duyurmuştu. Söz konusu gelişme, ABD ile Küba arasında artan gerilim ortamında gerçekleşmiştir. Trump yönetimi, Küba’ya yönelik ekonomik yaptırımlar ve petrol engeli politikalarını sürdürmektedir.
ABD Başkanı Donald Trump, Küba’daki ekonomik durum nedeniyle ülkeye “insani temelde yardım etmek istediğini” açıklamıştır. Trump, Küba’da yiyecek, elektrik ve ekonomik kaynak sıkıntısı yaşandığını belirtmiş ve ABD’de yaşayan Kübalıların kendisinden yardım talep ettiğini ifade etmiştir. Açıklamasında, bazı Kübalıların ülkelerine dönerek yatırım yapmak istediklerini belirten Trump, önceki ABD yönetimlerinin Küba konusuna yeterince eğilmediğini savunmuştur.
Al Jazeera. “US Raises Threat of Military Action Against Cuba.” Erişim tarihi: 22 Mayıs 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/5/22/us-raises-threat-of-military-action-against-cuba
BBC. “US-Cuba Tensions Escalate Amid Trump Administration Threats.” Erişim tarihi: 22 Mayıs 2026. https://www.bbc.com/news/articles/ckgpzwkn5jko
ABD yönetimi, Küba’ya yönelik yeni yaptırımlar açıklayarak ada ülkesine yönelik ekonomik baskıyı artırdı. Yaptırımlar, Küba ordusuna bağlı GAESA şirketler grubunu ve enerji bağlantılı ortak girişimleri hedef aldı.
CIA Direktörü John Ratcliffe başkanlığındaki ABD heyeti Havana’da Kübalı yetkililerle görüşürken, ABD yönetimi daha sonra 11 Kübalı yetkili ve 3 kuruluşa yaptırım uyguladı. ABD basınında, Trump yönetiminin Küba’ya yönelik askeri müdahale seçeneğini daha ciddi biçimde değerlendirdiği iddiaları yer aldı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump’ın Küba halkına “yeni bir ilişki” teklif ettiğini açıklarken, Havana yönetimi bu söylemlere sert tepki gösterdi. ABD Başkanı Donald Trump ise Küba’yı “özgürleştireceklerini” savunarak ülkeye insani yardım sağlamak istediklerini söyledi. Süreçte ABD’nin USS Nimitz uçak gemisini Karayipler’e konuşlandırması, iki ülke arasındaki gerilimin askeri boyuta taşındığı yönündeki tartışmaları artırdı.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"ABD’nin Küba’ya Yönelik Yeni Yaptırımları (Mayıs, 2026)" maddesi için tartışma başlatın
8 Mayıs 2026
ABD’nin Yeni Yaptırımları
8 Mayıs 2026
Venezuela Petrolü ve Fiili Yakıt Ablukası
8 Mayıs 2026
BM Uzmanlarının “Enerji Aç Bırakılması” Uyarısı
8 Mayıs 2026
Küba’nın Tepkisi
8 Mayıs 2026
Trump Yönetiminin Küba Politikası
8 Mayıs 2026
ABD’nin Küba Yakınlarındaki Casus Uçuşlarını Artırdığı İddiası (12 Mayıs)
22 Mayıs 2026
CIA Direktörü Ratcliffe Başkanlığındaki ABD Heyetinin Kübalı Yetkililerle Görüşmesi (15 Mayıs)
22 Mayıs 2026
ABD’nin 11 Kübalı Yetkili ve 3 Kuruluşu Yaptırım Listesine Alması
22 Mayıs 2026
Politico’nun Trump Yönetiminin Küba’ya Yönelik Askeri Harekat Seçeneğini Değerlendirdiği İddiası
22 Mayıs 2026
Rubio’nun Küba Halkına “Yeni Bir İlişki” Teklif Ettiklerini Açıklaması (20 Mayıs)
22 Mayıs 2026
Küba’nın Rubio’nun “Yeni Bir İlişki” Açıklamasına Tepkisi
22 Mayıs 2026
Trump’ın “Küba’yı Özgürleştireceğiz” Açıklaması
22 Mayıs 2026
ABD’nin USS Nimitz Uçak Gemisini Karayipler’e Konuşlandırması
22 Mayıs 2026
Trump’ın Küba’ya “İnsani Temelde Yardım” Açıklaması