
Psychic energy is defined as a fundamental power that directs an individual’s mental, emotional, and behavioral processes. In psychoanalytic theory, this energy is distributed in some way between conscious and unconscious processes and plays a critical role in the individual’s psychological functioning.Sigmund Freud viewed psychic energy as the primary source of human behavior and argued that it is especially guided by instincts. According to him, the amount of psychic energy an individual posse
EN
Asiye Tan

The Decline and Fall of the Freudian Empire (Original title: The Decline and Fall of the Freudian Empire), is a book published in 1985 by British psychologist Hans Jürgen Eysenck. In this work, Eysenck questions the scientific validity of Sigmund Freud’s psychoanalytic theories and evaluates the place of psychoanalysis within modern psychology from a critical perspective. The book centers on the claim that Freud’s theories lack empirical support and argues that psychoanalysis should be regarded
EN
Meryem Beyza Utkulu

Electra complex is one of the key concepts in psychoanalytic theory. It describes the intense emotional attachment of a girl to her father and her perception of her mother as a rival. This concept is regarded as an extension of Sigmund Freud’s Oedipus complex and was developed by Carl Gustav Jung.Origin and ConceptualizationThe term derives from the figure of Electra in ancient Greek mythology. According to myth, Electra harbored intense hatred toward her mother Clytemnestra after Clytemnestra a
EN
Elif Laçin

Structural Personality Theory is a psychodynamic approach that provides a model for understanding and explaining human personality. This theory is particularly associated with the work of Sigmund Freud and assumes that personality consists of three main components: id, ego and superego. These structures are viewed as dynamic interactions that shape an individual’s thoughts, emotions and behaviors.IdThe id is the most primitive and entirely unconscious component of structural personality theory.
EN
Elif Laçin

Have you ever felt that a scene you once dreamed of suddenly appeared in real life? Or have you ever woken up convinced that the dream you just had was delivering you a message?At this point, dreams are not merely images that occupy our minds during the silence of night; they are complex, meaningful, and sometimes mesmerizing messages sent to us by our unconscious mind.So what do these messages mean?In this article, we will step into the mysterious world of dreams and explore how they connect us
EN
Nursena Şahin
PsSigmund Freud'un kişilik gelişimini açıklamak için ortaya koyduğu psikoseksüel kuram, bireylerin çocukluktan yetişkinliğe doğru ilerlerken, cinsel enerjinin (libido) vücudun belirli bölgelerinde yoğunlaşmasıyla şekillenen bir dizi evreden geçtiğini savunur. Bu kurama göre, her gelişim aşaması, belirli bir psikoseksüel çatışmayı içerir ve bu çatışmanın çözülme biçimi, bireyin yetişkinlik kişiliğini, davranışlarını ve ruhsal sağlığını belirler. Freud, bu evrelerin başarıyla tamamlanmamasının, yeti
TR
Muhammed Samed Acar
NeNevroz, en genel anlamıyla kaygıların, korkuların ve içsel çatışmaların yol açtığı bir ruhsal bozukluktur. Psikoloji tarihinde nevroz kavramı çok tartışılmıştır ama ortak nokta şudur: Nevrotik birey, gerçeklikten kopmaz, yani “deli” gibi algılanan bir durumda değildir. Aksine, hayatına devam eder ama içten içe hep bir kaygı, huzursuzluk ve dengesizlik hissiyle mücadele eder.Nevrozun bir özelliği de “hafif” sayılmasıdır. Buradaki hafiflik, kişinin işlevselliğini tamamen kaybetmemesini ifade eder.
TR
Yahya B. Keskin

Hayatımızda bazı döngüler vardır: Hatalı seçimler, tekrar eden ilişkiler, kendimizi hep aynı noktada bulduğumuz durumlar… Peki neden bu döngülerden çıkamıyoruz? Psikanalizin bu duruma bir cevabı var: Tekrarlama zorlantısı.Freud’un Merceğinden: Tekrarın Bilinçdışı GücüSigmund Freud, 1920 yılında kaleme aldığı Haz İlkesinin Ötesinde adlı eserinde, insanların zaman zaman travmatik ya da acı verici deneyimleri tekrar etme eğiliminde olduklarını söyler. Üstelik bu tekrarlar, çoğu zaman farkında olmad
TR
Yeşim Can

Freud’un kuramında libido, yaşam enerjisi olarak tanımlanır ve cinsellikle ilişkilidir. Cinsel haz veren herhangi bir nesne ya da uyarana yönelme eğilimi olarak kabul edilir. Libido, yalnızca cinsel birleşmeyi değil, sevgi, şefkat, yakınlık gibi birçok duygusal deneyimi kapsar. Psikanalitik kuramda libido, psikodinamik süreçlerin temelini oluşturur ve insan davranışlarının ardında yer alan içsel güdülerden biridir. Genellikle libido ile cinsel dürtü eş anlamlı kullanılır, ancak Freud’un tanımınd
TR
Asiye Tan

Depersonalizasyon, bireyin kendisini ve çevresini gerçek dışı algılamasıyla karakterize edilen bir dissosiyatif bozukluktur. Bu durum, genellikle yoğun stres, travma veya kaygı bozuklukları ile ilişkili olup bireyin benlik algısında bir kopukluk hissetmesine yol açar. Kimi vakalarda bu his, aniden ortaya çıkarken bazı durumlarda sürekli bir hal alabilir. Depersonalizasyon yaşayan bireyler, sıklıkla kendi bedenlerine ve düşüncelerine yabancılaştıklarını, sanki bir rüyanın içindeymiş gibi hissetti
TR
Asiye Tan