VaVâsûht, klasik Türk edebiyatında âşığın sevgiliden ve aşktan usanarak yüz çevirmesini, sevgilinin cefalarına katlanmak yerine ondan vazgeçmesini konu alan bir şiir tarzıdır. Farsça kökenli bu terim, “sûhten” (yanmak, âşık olmak) fiiline “vâ-” ön ekinin getirilmesiyle oluşmuş olup “usanmak, yüz çevirmek, terk etmek” anlamına gelir. Bu yönüyle klasik divan şiirindeki geleneksel aşk anlayışına zıt bir tavrı temsil eder. Geleneksel divan şiirinde âşık, sevgilinin cefasına katlanmayı yücelik sayarken
TR
Meryem Şentürk Çoban

Harnâme, 15. yüzyılda yaşamış olan Şeyhî tarafından kaleme alınmış, Türk edebiyatının ilk fabl örneği kabul edilen ve 126 beyitten oluşan kısa bir mesnevidir. Alegorik ve hiciv türünde yazılmış olan bu eser, şairin kişisel bir mağduriyetini ifade ederken aynı zamanda dönemin sosyal adaletsizliklerine dikkat çekmektedir. Eseri Türkiye Türkçesi ile yayıma Mehmet Özdemir hazırlamıştır. Eser Kapı Yayınları tarafından yayımlanmıştır.Harnâme, toplumsal eleştiri amacı güden alegorik bir mesnevidir. Ese
TR
Yahya B. Keskin
MeKöken"Mey" kelimesi Farsça kökenlidir. Farsçada "şarap" anlamında kullanılmaktadır. Türkçeye bu anlamıyla geçmiş ve daha sonra diğer anlamlar kazanmıştır.Kullanım AlanlarıŞarap veya İçki: Tarihsel olarak en yaygın kullanımı, şarap veya genel olarak alkol anlamındadır. Özellikle eski edebi metinlerde ve divan edebiyatında sıkça karşımıza çıkar. Şarap içkisi, mey sofraları gibi ifadelerde kullanılmıştır.Müzik Aleti: Mey, Anadolu'nun bazı bölgelerinde kullanılan geleneksel bir nefesli çalgının adıd
TRMetin Durmuş
ÂbKökenFarsça kökenli bir sözcüktür, āb (su), -u- (ve), dāne (tâne, tohum, zerre)'nin birleşmesiyle âbudâne, "su ve tane" gerçek anlamıyla temel geçim kaynaklarını ifade ederken, bunun yanı sıra soyut bir anlamla da rızık kavramını temsil etmektedir.Kullanım Alanları Edebiyat Alanında: Özellikle Divan Edebiyatı'nda, şiirlerde kullanılmaktadır.Gündelik Dilde: Güncel konuşma dilinde sıklıkla kullanılmamakla beraber, ele geçen rızkı ifade etmektedir.Örnek Cümle: Âbudâne Allah'tan, rızık derdiyle dert
TR
Nida Öztürkmen

Bazı dizeler vardır ki her okuyuşta farklı bir kapı aralanır zihnimizde. İlk bakışta basit gibi görünen bir beyit, aslında çok katmanlı bir anlatının kapısını aralayabilir. Özellikle divan edebiyatında, aynı kelimenin birden fazla anlamda kullanıldığı şiirlerde, bu durum sıkça karşımıza çıkar. Şair, sözcükleri ustalıkla seçer; öyle ki bir beyitte hem aşk hem de ilahi hakikat dile gelebilir. Bu çok anlamlılık, bazen şiirin ilk okunuşunda fark edilmez bile. Fakat mısralar arasında yeniden dolaştık
TROsman Halit Kaya
TeTenkitli metin neşri (edisyon kritik veya tahkik), farklı nüshalarda günümüze ulaşmış bir eserin ilmî yöntemlerle karşılaştırılması, müellifin iradesine en yakın hâlinin ortaya çıkarılması işlemidir. Bu faaliyet Batı filolojisinde edition critique ya da textual criticism, İslam dünyasında tahkik adıyla bilinir. Türkçede ise genellikle “tenkitli neşir” terimi kullanılmaktadır. Amaç, müellifin metnini güvenilir biçimde okuyucuya sunmaktır.Tarihsel GelişimBatı Geleneği: Metin tenkidi, kutsal kitapl
TR
Meryem Şentürk Çoban

Bekir Sıtkı Bey (Ocak), Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında siyaset, dinî ilim ve edebiyat alanlarında faaliyet göstermiş bir müderris ve milletvekilidir. 1885 yılında Diyarbakır’da doğmuş, 11 Ocak 1936’da yine aynı şehirde vefat etmiştir. TBMM 1. Dönem Siverek milletvekilliği görevinde bulunmuş, edebî çalışmalarında Divan edebiyatı geleneğini sürdürmüştür.Eğitim ve Meslek HayatıBekir Sıtkı Bey, ilk eğitimini babası Mesut Efendi’den ve çevredeki müderrislerden alarak 1908’de
TR
Yunus Emre Sağlam

Günay Kut, Türkoloji alanında akademik birikimi, eğitimci kimliği ve entelektüel bakışıyla tanınan, Türkiye'nin kültür ve edebiyat tarihine katkılar sağlamış bir bilim insanıdır. Hayatı boyunca edebiyata ve kültürel mirasa olan tutkusunu, akademik çalışmalarıyla harmanlanmış, geniş bir öğrenci kitlesine ilham kaynağı olmuştur.Çocukluk ve Aile KökenleriGünay Kut, Bayburt’ta dünyaya gelmiştir. Babası Balıkesirli bir veteriner hekimdir ve meslek icabı Bayburt’a atanmıştır. Babası, İstanbul’da veter
TR
Burak Enes
VaVâsûht is a poetic style in classical Turkish literature that deals with the lover’s weariness of the beloved and of love itself, choosing to abandon the beloved rather than endure their suffering. The term, of Persian origin, is formed by adding the prefix “vâ-” to the verb “sûhten” (to burn, to be in love), meaning “to become weary, to turn away, to abandon.” In this sense, it represents a stance contrary to the traditional conception of love in classical divan poetry. While the traditional lo
EN
Meryem Şentürk Çoban

Kevâʿib-i Şiʿr ü İnşâ, Sâbık Edirne Müftüsü Kureyşîzâde Mehmed Fevzî Efendi tarafından Osmanlı Devleti’nin son döneminde kaleme alınmış bir münşeât mecmuasıdır. Eser, Dilara Aydın tarafından bir inceleme ve dizin de eklenerek hazırlanmış, Fatih Odunkıran editörlüğünde Dün Bugün Yarın Yayınları (DBY) tarafından 2025 yılında yayımlanmıştır.Dil ve edebiyat alanında yayımlanan bu çalışma, DBY Yayınları Edebiyat Dizisi’nin 242. kitabı olup 380 sayfadan oluşmaktadır. Türkçe, Osmanlıca, Farsça ve Arapç
TR
Duygu Şahinler