
“Reha” is a long-unpublished novel by Nurettin Topçu (1909-1975), a prominent figure in Turkish intellectual and educational life, which he authored between 1926 and 1936. The work was prepared for publication by Ezel Erverdi and İsmail Kara after Topçu's death and subsequently released to the public. Published as part of Dergâh Yayınları's "Turkish Literature" series, the novel is considered a key source that sheds light on the early phase of Topçu’s intellectual development. First published in
EN
Muhammed Samed Acar
MüKöken Müeddep, Arapça ˀdb kökünden türemiş olan muʾaddab مؤدّب kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Bu kelime, Arapçada “görgü, terbiye, edep” anlamına gelen adab أدب sözcüğünden türetilmiş olup terbiye edilmiş, edepli ve görgülü kimseyi ifade eder. Kullanım Alanları Günlük Dil: Saygılı, görgülü ve terbiyeli davranışları ifade etmek için kullanılır. Edebiyat: Karakterlerin ahlaki özelliklerini, nezaketini ve toplum içindeki duruşunu betimlemek amacıyla tercih edilir. Sosyal Yaşam: İnsan ilişkilerind
TR
Fatmanur Mavibaş

Barış Manço, Türk müzik tarihi içerisinde geleneksel kaynakları özgün bir formda yorumlayarak müziği bir mesaj iletme aracı olarak etkin bir biçimde kullanan, sadece müziğiyle değil yaşantısı ve kılık kıyafetiyle de ön plana çıkan özgün bir sanatçıdır. Bir toplumun maddi ve manevi varlığı ile yazılı ve sözlü değerlerini oluşturan kültürel mirasın aktarımını ve korunmasını sağlayan dil ve kültür öğretimi, insanın ve toplumların gelişmesinde hayati bir önem taşımaktadır. Barış Manço'nun Sanatçı Ki
TR
Gözde Cabadak

Artık teknoloji yalnızca hayatımızı kolaylaştırmıyor; doğrudan bedenimize ve varoluşumuza müdahale ediyor. Yapay zekâ, gen düzenleme teknikleri (CRISPR), kök hücre çalışmaları, klonlama, yapay rahim projeleri ve insanı biyolojik olarak "geliştirme" iddiası taşıyan transhümanist yaklaşımlar… Tüm bu gelişmeler bize tek bir soruyu yeniden sorduruyor: İnsan bu kadar müdahale edebiliyorken, sınır nerede başlamalı? Bu soru yalnızca bilimsel bir mesele değildir. Aynı zamanda ahlaki, felsefi ve metafizi
TR
Veysel Eliş
KüKültürel görecelik, bir kişinin davranış, düşünce ve algılarının içinde yaşadığı toplumun kültürüne bağlı ve bu kültür bakımından göreceli olduğunu, değerlerin ve standartların içinden doğdukları kültüre özgü olduğunu ve farklı kültürleri yargılamak için anlamlı ve evrensel bir yöntem bulunmadığını ileri süren bir teoridir. Bu yaklaşıma göre, ahlak kültüreldir ve bütün yargılar etno-merkezcidir. Teori, bir toplumun veya kültürün, o kültürün sahip olduğu değerler veya ilkeler dışında yargılanabil
TRYunus Emre Yüce
DeKöken Fransızca kökenli bir kelimedir. Fransızca dégénéré “soysuz, yozlaşmış” sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Kelime, Latince degenerare “soysuzlaşmak, nitelikçe düşmek” fiilinden gelmektedir. Kullanım Alanları Toplumsal ve kültürel eleştiride, bir toplumun ya da bireyin değerlerinden sapması, ahlaki veya kültürel yozlaşmaya uğraması durumlarında “dejenere” kelimesi kullanılır. Sosyolojik ve politik yazılarda, özellikle geleneksel yapının bozulması, bireycilik ve çıkarcılığın yayılması gibi olgu
TR
Ayşenur Bayraktar
AfKöken Afif kelimesi, Türkçeye Arapça ʿafīf (عَفِيف) sözcüğünden geçmiştir. Bu kelime, “kaçınmak, sakınmak” anlamındaki ʿaffa (عَفَّ) fiilinden türetilmiş olup faʿīl vezninde bir sıfattır. Ahlaki temizlik, utanma duygusu ve kötü davranışlardan uzak durmayı ifade eder. Türkçede ise genellikle “namuslu, iffetli, ahlaklı” kimseleri tanımlamak için kullanılır ve hem bireysel hem toplumsal değerlere atıf yapar. Kullanım Alanları Edebî Anlatımda: Ahlaki saflık, masumiyet ve nezaket temalarını yansıtmak
TR
Salih Gölcük
AsKöken Asil kelimesi, Arapça aṣīl (أصيل) sözcüğünden alınmıştır. Bu kelime, asl (köken, temel) anlamına gelen aṣala (أصل) fiilinden türetilmiş olup, “soylu, köklü” anlamlarını taşır. Türkçeye hem soy ve karakter itibariyle yüceliği ifade eden bir sıfat, hem de hukuki temsil ilişkilerinde kullanılan bir terim olarak geçmiştir. Kullanım Alanları Toplumsal yapı: Soyluluk, köken, asalete dayalı nitelendirmelerde kullanılır. Ahlaki nitelendirme: Onurlu, dürüst ve yüce gönüllü bireyleri tanımlamakta ku
TR
Tuğba Aygün
GaKöken Arapça kökenli bir kelimedir. Gayrimeşru kelimesi, Arapça "başkası, başka" anlamına gelen gayr kelimesi ile "yasal" anlamına gelen meşru kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Kullanım Alanları Hukuk alanında, yasa dışı veya meşruiyetini yitirmiş eylemleri tanımlamak için kullanılır. Ahlaki ve toplumsal bağlamda, normlara aykırı davranışları veya ilişkileri tanımlamak amacıyla kullanılır. Tarih ve siyaset alanlarında, yönetim biçimlerinin veya politik yapıların meşruiyet sorunlarına işare
TR
Ayşenur Bayraktar
KeKöken Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça “kemāl” (كمال) kelimesinin çoğul hâli olup çoğul eki “-āt” ile türetilmiştir. Kemal kelimesi, "mükemmellik, eksiksizlik ve olgunluk" anlamına gelmektedir. Osmanlı Türkçesinde özellikle tasavvuf, ahlâk ve ilim çevrelerinde yaygın biçimde kullanılmıştır. Kelime, aynı zamanda klasik şiirde "kâmil insan" kavramını yüceltmek için sıkça başvurulan terimlerden biridir. Kullanım Alanları Tasavvuf ve Dini Metinler: Bir kişinin manevi olarak eriştiği olgunluk, ah
TR
Sevgi Kıraç