Medineli olup 60 (679) yılı civarında doğduğu zikredilmiştir. Hz. Âişe’nin dayısı olan babası Münkedir sahâbîdir; ancak onun sahâbî olmadığını söyleyenler de bulunmaktadır (İbn Abdülber, III, 533). Amcası Rebîa, kardeşleri Ebû Bekir ve Ömer Hicaz bölgesinin tanınmış fakihlerindendir. Münkedir’in Hz. Âişe’den yardım istediği, onun verdiği para ile satın aldığı câriyeden Muhammed, Ebû Bekir ve Ömer adlı oğullarının dünyaya geldiği kaydedilmektedir. İbnü’l-Münkedir Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Öm
TRİslam Ansiklopedisi
Abbâsî Halifesi Me’mûn (813-833), hilâfetinin son yıllarında Mu‘tezile mezhebi ileri gelenlerinin tesiriyle, devrin tanınmış âlimlerini Kur’an’ın mahlûk olduğu görüşünü kabul etmeye çağırıncaya kadar Ahmed b. Hanbel hadis okutmaya devam etti. Bazı âlimler önceleri Kur’an’ın mahlûk olmadığını söylemekle beraber işkence ile tehdit edildikleri zaman halifenin zulmüne uğramamak için onun arzusuna uygun cevap verdiler; fakat o, bu görüşü benimsemediğini açıkça belirttikten sonra da kanaatinde ısrar e
TRİslam Ansiklopedisi

Baran, yönetmenliğini ve senaristliğini Majid Majidi’nin üstlendiği 2001 yapımı İran drama filmidir. Film, İran’da kaçak olarak çalışan Afgan mültecilerin hayatını ve aralarındaki sosyal dinamikleri gözler önüne sererken, genç bir işçinin içten gelişen aşk hikayesini de anlatır. Başrollerde Hossein Abedini (Latif) ve Zahra Bahrami (Baran) yer alır. Filmden kareler (IMDb) " image-element-format="right" image-source="https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2025/09/18/vROJn6sGQNYklQ222hrudnoVOGPiNicY
TR
Fatma Fırat
ZaKöken Zahit kelimesi, Arapça'daki "dünyadan vazgeçen, dindar, sofu" anlamlarına gelen "zāhid" (زاهد) sözcüğünden alıntıdır. Bu Arapça kelime ise "vazgeçti, terk etti, kaçındı" anlamlarında kullanılan "zahada" (زهد) fiilinin fāˁil vezninde türetilmiş etken fiil sıfatıdır. Kullanım Alanları Tasavvuf Terminolojisi: Dünya nimetlerinden yüz çevirmiş, nefsine hâkim, zahitâne bir yaşam süren kişi anlamında, takva sahibi olma vurgusuyla kullanılır. İslam Felsefesi ve Ahlak: Nefis terbiyesi, kanaatkârlık
TR
İbrahim Filiz
Kuzey Afrika’da Kayrevan’a bağlı Kirkint köyünde doğdu. 130 yıl kadar yaşadığı ve 373’te (983) vefat ettiği dikkate alınırsa (Attâr, s. 779) yaklaşık 243’te (857) doğduğu söylenebilir. Kayrevânî nisbesiyle de anılır. Babasının adı kaynaklarda Sellâm, Selâm, Sâlim, Selmân, Selâme gibi farklı şekillerde kaydedilir. Tahsiline Mağrib’de başlayan, avcılık ve biniciliğe özel bir ilgi duyan Ebû Osman daha sonra Kahire ve Dımaşk’a giderek Habîb el-Mısrî, Ebü’l-Hayr el-Akta‘, İbnü’s-Sâî ve Ebû Ali İbnü’l
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte rağbet “ümit ve arzu etme, isteme, yönelme, ihlâsla yalvarıp yakarma”, rehbet ise “korkma, endişe etme, çekinme” anlamına gelir. Rehbet kökünden türeyen terehhüb korku sâikiyle Allah’a en mükemmel şekilde kulluk etmektir (Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “rġb”, “rhb” md.leri). Kur’ân-ı Kerîm’de Zekeriyyâ ve Yahyâ peygamberlerden, “Onlar hayırlı işlerde koşuşur, ümit ederek (rağaben) ve kaygı duyarak (reheben) dua ederlerdi, bize karşı pek saygılı idiler” (el-Enbiyâ 21/90) diye bahsedilme
TRİslam Ansiklopedisi
TaKöken Kelime, Arapça "وَقَى" (vaka) kökünden türemiştir ve “korunmak, sakınmak” anlamına gelir. Takva, kişinin günahlardan korunmasını ve Allah’a karşı sorumluluk bilinci içinde olmasını ifade eder. Kullanım Alanları İslamî Ahlak: Kişinin, Allah’ın emirlerine uyması ve haramlardan kaçınması anlamında kullanılır. Kur’an-ı Kerim: Birçok ayette takva sahipleri (muttakîler) övülmüş ve onların cennete layık olduğu belirtilmiştir. Tasavvuf: Nefsi terbiye etmenin ve manevi olgunluğa ulaşmanın en önemli
TR
İsmail Aykurt
Zilhicce 505’te (Haziran 1112) Endülüs’te Meriye’de (Almeria) doğdu. İbn Ubeydullah diye de bilinmektedir. Arap kabilelerinden Hacr b. Zîruayn’a nisbetle Hacrî ve Ruaynî, doğduğu ve ikamet ettiği yerlere nisbetle de Meriyyî, Sebtî nisbeleriyle anılır. Kurtuba (Córdoba) ve İşbîliye (Sevilla) başta olmak üzere muhtelif şehirlerde birçok hocadan ders aldı. Ṣaḥîḥ-i Müslim’i Ebû Abdullah İbn Zügaybe’den, Nesâî’nin es-Sünen’ini fakih ve hadis hâfızı Ebû Ca‘fer Ahmed b. Abdurrahman el-Bitrûcî’den okudu
TRİslam Ansiklopedisi
68 (687-88) yılında Basra’da doğdu. Babası Aneze kabilesinin mevâlîsinden olup daha sonra Benî Tuheyye’ye iltihak etti. Zayıf bir rivayete göre ise Benî Tuheyye veya Cüheyne’nin mevâlîsindendi. Eyyûb sahtiyan ticaretiyle uğraştığı için Sahtiyânî nisbesiyle anıldı. Küçük yaşından itibaren kendisini ilme adadı. İlim meclislerine büyük bir sebatla devam etti ve hocalarına karşı gösterdiği saygı ile dikkati çekti. Dört yıl boyunca derslerine katıldığı meşhur tâbiî âlimi Hasan-ı Basrî tarafından, “Ey
TRİslam Ansiklopedisi
Bağdat yakınlarındaki Rûzbâr’da doğdu. Adı bazı kaynaklarda Muhammed b. Ahmed şeklinde kaydedilir. Bağdat’ın ileri gelen ailelerinden birine mensup olduğu anlaşılan Rûzbârî’nin İran şahlarının soyundan geldiği, babasının emîr veya vezir olduğu rivayet edilir. Cüneyd-i Bağdâdî, Ebü’l-Hüseyin en-Nûrî, İbnü’l-Cellâ, Ebû Muhammed el-Cerîrî ve Ebü’l-Hasan Bünnân gibi sûfîlerin sohbetinde bulundu. Serrâc ve Kuşeyrî, Rûzbârî’nin, “Tasavvuftaki şeyhim Cüneyd, fıkıhtaki hocam Ebü’l-Abbas b. Şüreyh (Sürey
TRİslam Ansiklopedisi