
Ahmet Hamdi Tanpınar is one of our writers who transformed time from a concept measurable only by the clock into a profound experience living within the human inner world. In his novels, time flows slowly, like a river; sometimes sinking into the unconscious, sometimes entangling with memories. In works such as Huzur, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, and Beş Şehir, this slow flow merges with the characters’ inner lives, offering readers an entirely different perception of time. The Philosophical Fou
EN
Yeşim Can

Bir ışık yak, Ne olur? Görmeyen göze ne gerek? Sen, görmek isteyene yak; Ne olur? Güzel şeyler olur, Düşünceleri aydınlatırsa... Belki bir umut. Sen bir ışık yak acele; Zaman tükenmiş, Nefesler sayılı.
TRNisa Nur Bayrı

Hayat bazen öylesine akıp gidiyor ki, farkında olmadan yıllar geçiyor ve değişim hep erteleniyor. Peki ya durup düşünseydin, tek bir yılını tüm yaşamını dönüştürmek için kullanabileceğini hayal etseydin? Düşün: sadece 365 gün, ama doğru adımlar ve bilinçli bir çabayla, geçmişin yükünü bırakabilir, kendi potansiyelini keşfedebilir ve hayatını tamamen farklı bir yönde şekillendirebilirdin. İşte tam da bu yüzden, bu yazı senin için: hayatını değiştirecek o yılın farkına varman ve onu yaşaman için b
TR
Zeynepnur Karagülle
GüKöken Günaşırı kelimesi, Türkçe gün ve bir şeyi "atlamak, geçmek" anlamındaki aşmak fiilinden türeyen aşırı sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuş bir birleşik zarftır. İfade, kelime anlamıyla "bir günü atlayarak" yapılan eylemleri tanımlar. Kullanım Alanları Zamanlama ve Planlama: Bir işin, görevin veya etkinliğin her gün değil, belirli bir periyotta (iki günde bir) yapılacağını belirtmek için kullanılır. Tıp ve Sağlık: İlaçların kullanım sıklığını veya tedavi seanslarının periyodunu belirlemede s
TR
Tuğba Aygün
Moİçinde bulunduğumuz veya içine doğduğumuz dünya, genç kuşakların dünyaya geldiklerinden beri gördükleri şeyler, soludukları hava, şehirlerin asli unsurları sandıkları bozuk yapılar arasında bize akıl ve gelişmişlik vadeden ama bizden neyi aldığını göstermeyen bir düzen kurmuş durumda. Modern hayat bize sanki eskiden de her şey böyleymiş gibi davranıyor; geçmişin sahip olduğu sadeliği ve insanı merkezine alan ruhu sessizce elimizden alıyor. En büyük hırsızlık gürültüyle değil, alıştırarak yapılır
TR
Yahya B. Keskin

Bursa Muradiye Külliyesi’nin bende bıraktığı manevi tesiri kelimelerle ifade etmenin ne denli zor olduğunu bildiğim için bu yazıyı kaleme almak adına uzun süre bekledim. Zihnimde defalarca cümleler kurmama rağmen kalemim kağıda dokunmadı. Hatta yazmaya başladığım ilk anda bile kendime şu soruyu sordum: “Acaba yazmamalı mıyım?” Ne kadar kelime sarf edersem edeyim Muradiye Külliyesi’nin bendeki manevî karşılığını tam anlamıyla ifade edemeyeceğimin farkındayım. Çünkü bazı mekânlar vardır; anlatıldı
TR
Esra Ebrar Taşkın
KrKöken Fransızca chronologie kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Kelimenin kökeni Eski Yunanca “zaman, süre” anlamına gelen χrónos kelimesine dayanmaktadır. Kullanım Alanları Tarih kitaplarında ve akademik eserlerde: Olayların zaman sırasına göre sunulduğu bölümlerde ya da dipnotlarda yer alır (örnek: “Kurtuluş Savaşı Kronolojisi”). Ansiklopedilerde ve yıllıklarda: Önemli olayların yıl yıl sıralandığı bölümlerde kullanılır. Müze panoları ve sergi alanlarında: Bir kişinin, uygarlığın veya savaşın gel
TRÖmer Faruk Talas

Zamanın ve Uzayın Doğası (orijinal adı: The Nature of Space and Time), İngiliz teorik fizikçi Stephen Hawking ve matematikçi Roger Penrose tarafından kaleme alınmış bir bilim kitabıdır. Kitap, modern fizik, genel görelilik ve kuantum mekaniği çerçevesinde uzay ve zamanın doğasını ele almaktadır. İçerik ve Temalar Kitap, fiziksel evrenin temel yapısı ve kozmoloji bağlamında bilimsel bir perspektif sunmaktadır. Başlıca temalar şunlardır: Uzay ve Zamanın Yapısı: Genel görelilik kuramı, kuantum meka
TR
Osman Özbay
Er“Yapmam lazım… ama sonra yaparım.” Bu cümleyi hayatında hiç kurmamış olan var mı? Hepimiz bir noktada işleri erteledik. Ama işin aslı, erteleme her zaman tembellikten kaynaklanmaz. Bazen en çok önem verdiğimiz işleri bile farkında olmadan, içimizdeki gizli kaygılar yüzünden erteleriz. Hepimiz bir şekilde ertelemenin tadına bakmışızdır. Ödevler, işler, yapılacak küçük görevler… “Birazdan başlarım” dediğimiz anlar aslında hep tanıdık. İlginç olan şu ki çoğu zaman işin önemli olduğunu bilmemize rağ
TR
Sena Nur Dündar
SeKöken Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça aynı anlama gelen sene (ﺳﻨﻪ) kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Kullanım Alanları Günlük dilde: Yıl kelimesiyle eş anlamlı olup konuşma ve yazıda tarih, yaş veya süre belirtirken kullanılır. Resmî ve edebî dilde: Özellikle eski metinlerde, belgelerde ve Osmanlı Türkçesi etkili yazılarda sıkça yer alır. Takvim ifadelerinde: Miladi, Hicri veya Rumi yılları belirtirken kullanılır. Atasözleri ve deyimlerde: "Sene de olsa unutur", "Seneler geçti" gibi ifadeler
TRHarun Olçay