Ak hadım ağalarından olduğu için “Hadım” veya “Tavâşî” lakaplarıyla anılır. Milliyeti hakkında açık bilgi bulunmamakla birlikte Macar kökenli olduğu rivayet edilir (Jorga, III, 26). Vefatında seksen yaşlarında bulunduğu göz önüne alınırsa 1470’lerde doğduğu söylenebilir. Hayatının ilk yılları hakkında çok az bilgi vardır. Sarayda harem hizmetine alındı ve Yavuz Sultan Selim’in son zamanlarında hazinedarbaşılığa yükseldi. 929’da (1523) Kaptanıderyâ Lutfi Paşa’nın Karaman beylerbeyiliğine tayini ü
TRİslam Ansiklopedisi
Kızıldeniz’in girişinde stratejik açıdan çok önemli bir yerde bulunan Aden, kendi adını taşıyan körfezin kuzeybatısındaki Aden ve Küçük Aden yarımadalarının etrafında uzanır. Nüfusu 365.000’dir (1981 tah.). Volkanik karakterli olan Aden arazisi dağların, platoların ve denize doğru uzanan ince vadilerin bulunduğu bir bölgede yer alır. Sahil kısmında ise bölgeye adını vermiş olan Hadramut vadisi bulunmaktadır. Yazları çok sıcak ve rutubetli, kışları ise kuzeydoğudan esen muson rüzgârları sebebiyle
TRİslam Ansiklopedisi
Kendi ifadesine göre 19 Safer 280’de (10 Mayıs 893) doğdu (Ṣıfatü Cezîreti’l-ʿArab, Hamed el-Câsir’in mukaddimesi, s. 8). Yemen’in büyük kabilelerinden Hemdân’a mensuptur. Süyûtî Hazrecî’ye dayanarak onun San‘a’da doğduğunu söyler. Lakabı Lisânü’l-Yemen’dir; ayrıca dedesi Ya‘kūb’a izâfetle İbn Ya‘kūb, büyük dedelerinden şair ve hakîm Süleyman Zi’d-Dimne’den dolayı da İbnü’l-Hâik (güzel şiir söyleyen, kelimeleri kumaş gibi dokuyan şairin oğlu) veya İbn Zi’d-Dimne diye tanınmıştır (el-İklîl [nşr.
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte “kazanmak, biriktirmek, cemetmek” anlamına gelen habş kökünden türetilen hubâşe kelimesi “aynı cinsten olmayan insan topluluğu” demektir. Panayıra çeşitli Arap kabilelerine mensup kişilerin ticaret yapmak üzere toplanması sebebiyle bu ad verilmiş olmalıdır. Yâkūt el-Hamevî, coğrafyaya dair eseri Muʿcemü’l-büldân’ı Hubâşe kelimesinin telaffuzu hususunda bir hadisçiyle girdiği tartışma sonucunda yazmaya karar verdiğini söyler (I, 10). Kaynaklarda Hubâşe panayırının, Serât sıradağlarının T
TRİslam Ansiklopedisi
Kaynaklarda gerek kendisinin gerekse baba ve dedelerinin adları hakkında değişik tesbitler yapılmıştır. Hz. Hasan’ın soyundan gelen bir aileye mensup olduğu bilinmektedir. Hazar denizinin güneybatısında Deylemliler arasında da‘vette bulunduğu için Deylemî nisbesiyle anılmaktadır. 429 (1038) yılından sonra Yemen’e geldi ve Kuzey Yemen’de imamlığını ilân ederek halkı kendisine biat etmeye çağırdı. Pek çok kabilenin bu davete uyarak biat etmesiyle askerî gücü arttı. Zâhir Hemdân bölgesinde Zîbîn ya
TRİslam Ansiklopedisi
Dedeleri gibi el-Emîr lakabıyla anılmakta olup 15 Cemâziyelâhir 1099’da (17 Nisan 1688) San‘a’nın güneyindeki Yerîm şehrine bağlı Kehlân’da doğdu. On bir yaşında iken ailesiyle birlikte San‘a’ya gitti. Burada hıfzını tamamladı ve babasından nahiv, beyân ve hadis gibi ilimleri okudu. Tahsilini Zeyd b. Muhammed b. Hasan, Salâh b. Hüseyin el-Ahfeş, Abdullah b. Ali el-Vezîr ve Ali b. Muhammed el-Ansî gibi San‘alı âlimlerden aldığı derslerle sürdürdü. İlk hac ziyareti vesilesiyle gittiği (1122/1711)
TRİslam Ansiklopedisi
İsmini Hz. Hüseyin’in Ali Zeynelâbidîn’den torunu olan Zeyd’den alır. Kaynaklarda Zeyd b. Ali’nin 122 (740) yılında Emevîler’e karşı ayaklanmasıyla ilgili bazı olaylardan bahsedilir. Bunlardan ilki, Zeyd ile Emevî Halifesi Hişâm b. Abdülmelik arasında Hz. Ali’nin vakıflarının idaresiyle ilgili sorunların çözümü tartışması, diğeri de Kûfeliler’in Zeyd’i isyana teşvik etmesi konusunda eski Irak Valisi Hâlid b. Abdullah’la yüzleştirilmek için Kûfe’ye celbedilmesi hadisesidir (Taberî, VII, 164-166;
TRİslam Ansiklopedisi