ZiKöken Zinde, Farsça zinda sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu sözcük, “canlı” ve “diri” anlamlarını taşır. Tarihsel olarak Orta Farsçadaki zīndag biçiminden gelişmiş olup yaşam, canlılık ve dirilik kavramlarıyla ilişkilidir. Türkçede de benzer anlamlarını koruyarak özellikle canlılık, sağlık ve güç ifade eden bir sıfat olarak kullanılmaktadır. Kullanım Alanları Günlük Yaşam: Kişilerin bedensel gücü, sağlığı ve canlı görünümünü ifade etmek için kullanılır. Edebiyat: Şiir, roman ve anlatılarda diri
TR
Fatmanur Mavibaş

Bir yabancıydım kendi evimde Duvarlara çarpıp döndüm bin kere Senin sesinde buldum bir nefes Nefessizlikte boğuldum milyon kere Gözlerinde bir çıkış aradım Karanlıkta tek ışık sandım Senin için geldim, her şeyi yaktım Her şeyi dağıttım, sanırım Senin için geldim, seni umut ederek döndüm Sende ışık gördüm, kendi ışığımı söndürdüm Işığı süzdüm gözümle, kendimde gördüm seni Senin yüzünde, senin yüzünden Yokluğun ağır, altında kaldığım İçimden geçen hep aynı sancı Kendime düşman ettin beni Yalnızlığ
TR
Selahattin Köseoğlu
SeSeni ilk tanıdığım günden beri seviyorum seni Uzun zamandır hissetmediğim bir ilksin Bir çiçek misali öyle güzel kokuyorsun ki Dayanamazdım koklamaya seni. Biraz sevebilir miyim seni Bekle güzel severim belki Bilmiyorum ne kadar incittiler ki Bekliyorum kalbimin en güzel yerinde seni. Mısralarım sessizce anlatır seni Aklımdan çıkmayan bir dert gibi Bilirim bu derdin dibi çok derin ki Razıyım her şeye çünkü seviyorum seni...
TR
Selahattin Köseoğlu

Dalgalar (Özgün adı: The Waves), İngiliz modernist yazar Virginia Woolf tarafından yazılmış ve ilk kez 1931 yılında yayımlanmış deneysel bir romandır. Woolf'un en şiirsel ve biçimsel olarak yenilikçi eserlerinden biri kabul edilen roman, altı arkadaşın çocukluktan yaşlılığa uzanan yaşamlarını, büyük ölçüde iç monologlar (soliloquies) aracılığıyla aktarır. Konusu Dalgalar, geleneksel bir olay örgüsünü takip etmek yerine, altı ana karakterin (Bernard, Neville, Louis, Susan, Jinny ve Rhoda) zihinle
TR
Muhammed Samed Acar
GüKöken Tamamen Türkçe kökenli olan günce kelimesi, gün ismine, bir kavram veya nesne adı türeten Yeni Türkçe +ce ekinin eklenmesiyle oluşturulmuştur. Kelime, “jurnal” gibi yabancı kökenli sözcüklere Türkçe bir karşılık olarak türetilmiştir. Kullanım Alanları Edebi Tür Olarak: Bir yazarın, sanatçının veya düşünürün yayımlanmak üzere veya özel olarak tuttuğu, edebi değer taşıyan günlük yazılarını tanımlamak için kullanılır. Bu eserler, yazarın iç dünyasını ve yaratım sürecini anlamada önemli bir ka
TR
Tuğba Aygün
YeKöken Farsça kökenli bir kelimedir. Farsça'da kullanılan anlamı korunarak Türkçe'ye geçmiştir. Kullanım Alanları Edebî & resmî dil: “Yegâne”, genellikle şiirsel, klasik ve duygusal anlatımlarda kullanılır. Bir kişinin, bir değerin, bir kavramın ya da bir duygunun eşi benzeri olmadığını, benzersizliğini vurgulamak için tercih edilir. “Yegâne sevda”, “yegâne umut”, “yegâne dost” gibi tamlamalarla birlikte sıkça geçer. Gündelik konuşma: Günlük dilde artık “tek”, “biricik” gibi daha sade sözcükl
TRElanur Elmas Hizal

Mario Vargas Llosa was born on March 28, 1936, in the city of Arequipa, Peru. He is one of the leading figures of the Latin American literary “boom.” In his works, which delve deeply into the fabric of society, he explores themes such as the individual and society, power and freedom, tradition and modernization, combining them with original narrative techniques. His novels — The Time of the Hero (La ciudad y los perros), The War of the End of the World (La guerra del fin del mundo), and Death in
EN
Meryem Şentürk Çoban

Samuel Beckett, 20. yüzyıl edebiyatının oyun yazarlarından, romancılarından ve şairlerinden biridir. 13 Nisan 1906’da İrlanda’danın Dublin şehrinde doğmuştur. Eğitimini Trinity College Dublin’de tamamlamış; burada Fransızca öğretmenliği yapmış, ardından Paris’te École Normale Supérieure ile ilişkili olarak akademik ve edebî çalışmalarını sürdürmüştür. 1938’den itibaren yaşamını büyük ölçüde Fransa’da geçirmiştir. Yazınsal üretiminde İngilizce ve Fransızca arasında gidip gelmiş, eserlerinin öneml
TR
Duygu Şahinler

Gülüşün diyorum hanımefendi, bir sabah ışığı gibi düşüyor içime. Sonra bakışın geliyor aklıma, bir kelimeye sığmaz, bir ömrü anlatır sessizce. Ellerin... Dokunmasa da ısısı kalıyor havada, rüzgâr bile kıskanıyor zarafetini. Yanakların, sanki baharın ilk rüzgârında açan pembe bir umut. Kaşların ve kirpiklerin, gecenin ince çizgileri sanki, bir bakışta bin sır saklı. Ve en önemlisi de gözlerin… Bütün kelimeleri susturan o derinlik, orada kaybolmak, en güzeli, bulunmak aslında.
TR
Selahattin Köseoğlu
MaKöken Arapçada "sıvı, akışkan" manasına gelen māīˁ (مايع) sözcüğünden dilimize aktarılmıştır. Bu terim, Arapça myˁ kökünden türetilen ve "aktı" anlamını taşıyan māˁa (ماع) fiilinin fāˁil veznindeki etken fiil sıfatıdır. Kullanım Alanları Fizik: Maddenin katı ve gaz halleri dışındaki akışkan formlarını tanımlamak için kullanılır. Kimya: Çözelti halindeki maddeleri ve laboratuvar ortamındaki sıvı bileşikleri belirtmek amacıyla kullanılır. Edebiyat: Şiirsel anlatımda su gibi akıp giden unsurları ve
TR
ZUŞAN ÖNER