
Hayat bazen bir kütüphane gibidir; raflarda binlerce cümle dizilidir ama biz sadece o anki yaşımıza, acımıza ya da sevincimize denk düşenleri raftan indirip okuyabiliriz. Geri kalanlar ise sırasını bekleyen tozlu kitaplar gibidir. İlk Duyuşta Aşk Değil, İlk Duyuşta Yabancılık Bazı cümleleri ilk duyduğumuzda sadece işitiriz. Bir kulaktan girer, diğerinden çıkar. Belki o anki çocuksu neşemizle anlamayız, belki de gençliğin verdiği o "her şeyi biliyorum" kibriyle önemsemeyiz. Oysa yıllar geçer ve b
TR
Sena Nur Dündar

Evlerin kuytu köşelerinde, çekmecelerin en dibinde ya da bir rafın üzerinde sessizce bekleyen bazı nesneler vardır. Yüzeyleri biraz aşınmış, renkleri solmuş, belki de artık asıl işlevlerini çoktan yitirmişlerdir. Kırık bir saat, sayfaları sararmış bir defter, eski bir anahtarlık ya da çocukluktan kalma bir oyuncak... İlk bakışta sıradan birer "madde" gibi görünen bu eşyalar, yanlarından öylece geçip giden yabancılar için hiçbir şey ifade etmez. Ancak bizim için durum bambaşkadır. Onlara her doku
TR
Nida Üstün
BaBazı anların içindeyken onların sıradan olduğunu düşünürüz. O an geçer gider, biz de fark etmeden hayatın telaşına karışırız. Oysa insan çoğu şeyin değerini kaybettikten sonra anlıyor. Bir masada edilen sohbetin, birinin gözlerinin içine bakarak gülmenin, eve dönerken hissedilen huzurun ya da sadece sessizce geçirilen bir akşamın bile aslında ne kadar özel olduğunu çok sonradan fark ediyoruz. Çünkü hayat bazen büyük mucizelerde değil, bir daha tekrarlanmayacak küçücük anlarda saklıdır. Belki de
TR
Zeynepnur Karagülle