
"Bir Ömür Nasıl Yaşanır?" is a personal development book based on the life experiences and observations of Prof. Dr. İlber Ortaylı, offering guidance for individuals on planning their lives and navigating various situations encountered at different stages. The book is structured around interviews between Ortaylı and journalist Yenal Bilici, with the preface written by Ortaylı and the introduction authored by Bilici. Its question-and-answer format and organized headings allow the text to be read
EN
Nursena Güller

Bir yolculuğa hazırlanırken yatağın üzerine serdiğimiz o boş valize saatlerce bakarız. Kıyafetler özenle katlanır, en sevilen ayakkabılar alt alta yerleştirilir, şarj kabloları düğüm olmasın diye sarılır. Her şeyi yerleştirip fermuarı zorla da olsa çektiğimiz an, içimizde tatlı bir başarmışlık hissi uyanır. Fiziksel olarak hazırızdır artık. Peki ya yanımıza aldığımızı fark etmediğimiz, hiçbir listeye yazılmayan o görünmez yükler? Ya dönüş yolunda o valize bir türlü sığdıramadığımız hisler? Asıl
TR
Nida Üstün

Nasıl geçtiği önemli değil mi zamanın? Bir gün biteceğini ve zamanının geleceğini biliyorsun. Bir gün açılmayacak bir kitap misali yok olacaksın bu dünyada. Ya sessiz bir şekilde ya da arkandan anılarak uğurlanacaksın. Nasıl geçtiği önemli değil mi zamanın? Senin önem verdiklerinle anlam bulacak. Vermediklerinde ise kaybolup gidecek. O açılmamış kitabın eskimiş sayları olacaksın. Dokunduysan insanlara ya da herhangi bir canlıya, İster sevgin olsun üzerinde ister emeğin, Senin sayfaların onlarla
TR
Gülşen Arslan
BiBazı defterler vardır; satın alındıkları günün heyecanını yıllarca ilk sayfalarında taşırlar. Rafın bir köşesinde beklerler. Kapakları hâlâ temizdir, sayfaları hâlâ serttir. İnsan onları sıradan bir günde kullanmaya kıyamaz. Daha önemli bir zaman gelecektir çünkü. Daha düzenli hissedilen bir dönem, daha net düşüncelerin olduğu bir mevsim, daha “doğru” bir başlangıç anı... O yüzden defter bekler. İnsan da onunla birlikte bekler. Ve fark etmeden, kullanılmamış sayfaların içinde yalnızca mürekkep d
TR
Ebrar Sıla Peri
BaBir akşam eve dönerken her zamanki yoldan yürüyordum. Aynı kaldırımlar, aynı dükkânlar, aynı otobüs durağı. Yol boyunca dikkatimi çekecek hiçbir şey yoktu. Hatta o günü sonradan hatırlamamı gerektirecek özel bir olay da yaşanmadı. Eve geldim, anahtarı her zamanki gibi kapıda çevirdim, çantamı aynı sandalyeye bıraktım. Sonra, neden olduğunu bilmeden, yıllardır durduğu yerde duran bir eşyaya baktım. Ne değişmişti bilmiyorum ama o an bir şeyin eskisi gibi olmadığını hissettim. O şey eşya değildi. E
TR
Ebrar Sıla Peri

Bir şeyler değişti. Sadece teknoloji değil; zamanı algılayışımız, beklemeye olan tahammülümüz ve hatta duygularımızı yaşama biçimimiz de değişti. Artık neredeyse her platformda içerikleri 2x hızında izleme veya dinleme seçeneği var. Bir podcast'i normal hızında dinlemek uzun geliyor, eğitim videolarını hızlandırıyoruz, dizilerde yavaş ilerleyen sahneleri atlıyoruz. Verimlilik adına kazandığımızı düşündüğümüz dakikalar, sanki bizi sürekli daha fazla şeye yetişmeye zorluyor. Çünkü hepimiz bitmeyen
TR
Esra Abdulazizoğlu
StStraight’in Hikâyesi, ileri yaşta bir kasaba sakininin uzun bir yolculukla geçmişiyle yüzleşmesini konu alan, gerçek bir olaydan esinlenen bir yol ve uzlaşma filmidir. Anlatı, Amerika’nın Ortabatı coğrafyasında sade, düşük tempolu ve epizodik bir ilerleyişe dayanır. Merkezde, fiziksel imkânları sınırlı olsa da kararlılığı yüksek bir karakterin hedefe yürüyüşü yer alır. Görsel anlatım, kırsal manzaraların dinginliğini ve gündelik temasların inceliğini öne çıkarır. Büyük dramatik “patlamalar” yeri
TR
Hamza Aktay

Hayat bazen "doğru" sandığımız yollarda ısrar etmektense, "bize uygun" yolları keşfetmekle ilgili. İşte benim, herkesin övdüğü o popüler trendleri deneyip nihayetinde vazgeçtiğim anlar ve bu "vazgeçiş"lerin bana öğrettikleri: Sabah 05:00 Kalkıp Üretkenlik Kahramanı Olma Denemesi Her yerde "başarılı insanların 05:00'te kalktığını" okuyup, iki hafta boyunca alarmımı bu saate kurduğumda olanlar: İlk günler kendimi bir "süper kahraman" gibi hissetsem de, Üçüncü gün yataktan kalkmak için içimdeki tüm
TR
Enes Fırat Toksöz

Dünya denilen diyar dağlarıyla, ovalarıyla, sularıyla, bitkileriyle, hayvanlarıyla, insanlarıyla koca bir küre. Evrende ise bir zerre. Dünyanın boşlukta kendi etrafında ve Güneş’in etrafında süratle dönüşünden, içindeki canlıların ve ihtiyaçlarının işleyişine kadar ne kadar kaotik bir durum hâkim gibi görünse de kimsenin dünyanın düşmesinden yana pek bir endişesi yok. Çünkü durum ne kadar korkunç olsa da bir nedene dayandırılmış ve normal olarak kabul edilmiş durumda. Peki, dünyanın dışındaki bu
TR
Hilmi Onur Kaya
Neİnsanlar yürüyorlar İnsanlar koşuyorlar İnsanlar bekliyorlar Peki neden? Bir koşuşturma var etrafta Bir acele, telaşlı gözlerler ile bakışlar var Bir serzeniş var suretlerde Gitmek isteyiş, fakat sanki bir mıh gibi kitleniş var Her gün, her gün bitmeyen bir çile gibi yataklardan kalkıp gidiş Bir de dönüş var, kornalar arasında siren seslerini duyurmaya çalışan bir ambulans gibi Bir telaş var etrafta Bardaktan boşanırcasına yağan yağmurdan saklanış gibi Ne için bu acele, diye sorsan Cevabını vere
TRİrem Kırmıt