
Bocce ilk bakışta çoğu gence “fazla sakin” gelebilir. Ne yüksek tempo var, ne ter içinde kalmak, ne de sürekli koşmak… Sadece birkaç top, küçük bir hedef ve yumuşak hareketler. Ama işte tam da bu yüzden bocce ilginç. Çünkü bocce, seni hızdan çok düşünmeye, güçten çok dengeye, aceleden çok sabıra çağıran bir oyun. Biz genelde hızlı olmayı seviyoruz. Hızlı konuşmak, hızlı karar vermek, hızlı kazanmak… Sosyal medyada bile her şey birkaç saniyelik. Bocce ise tam tersini yapıyor. Sana diyor ki: “Bir
TR
Mustafa Güven

Enceladus, Satürn gezegeninin doğal uydularından biridir. Yapılan gözlemler ve analizler, bu gök cisminin buzla kaplı yüzeyinin altında sıvı su barındıran bir iç yapıya sahip olabileceğini göstermiştir. Güney kutup bölgesinden uzaya püsküren su buharı ve buz parçacıkları, Enceladus’un jeolojik olarak etkin bir uydu olduğunu ortaya koymuş ve bilimsel araştırmaların odağı hâline gelmesini sağlamıştır. Fiziksel ve Yörüngesel Özellikler Enceladus, Satürn’ün orta boyutlu uyduları arasında yer almakta
TR
Hediye Kocadeniz

Bazen insan, dış dünyanın gürültüsü ile iç dünyasının sessizliği arasında sıkışıp kalır. Bir yanda sürekli koşmamız gerektiğini söyleyen hayat, diğer yanda durup “ben aslında ne istiyorum?” diye fısıldayan bir iç ses vardır. İşte bu yazı, tam da bu iki sesin arasında sıkışan insanın kadim yolculuğuna dair… Dışarıdaki dünyanın gürültüsü ile içerideki sessizliğin çatışması, aslında insanın var olduğu günden beri bitmek bilmeyen o kadim "afak" ve "enfüs" yolculuğunun ta kendisidir. Afak, yani gözüm
TR
Nursena Şahin

Olmadı yâ, beceremedim yaşamayı. Bir hevesle başladım, yarım kaldı. Bir yol bulamadım, daraldım inan. Bir sonrakine artık... İnsanlar demişti, "Zamanla alışırsın." Ben zamana alıştım ama kendime hiç. Kafamdaki hep aynıydı, ben değil; Belki bu yüzden hissizleşmem. Bir şeyler başardım belki, Ama neye yaradı, bilmiyorum. Alkışlar değil de bir sessizlik istiyordum, Çünkü sessizlikte kendimi duyabiliyordum. Olmadı yâ, beceremedim yaşamayı. Bir hevesle başladım, yarım kaldı. Bir yol bulamadım, daraldı
TR
Selahattin Köseoğlu
KeOkula başladığı ilk günden beri başarı odaklı yaşayan ve gerçek başarının sadece alınan notlardan ibaret olduğunu düşünen biri kendi yolunu nasıl çizer? Çevrenin seslerini kısması mümkün mü? İşte tam olarak bu sorularla başladı “başarı” tanımını sorgulamam. İlkokul, ortaokul, lise… Bunların hepsinde öğretmenlerimin ve ailemin deyimiyle çok başarılıydım. Bu durum o zamanlar benim için mutluluğumun tek sebebiydi. Ancak hiçbir zaman gerçek anlamda hangi mesleği yapmak istediğime dair düşünmemiştim.
TR
Büşra ÖZEN KILIÇ

Yeryüzünün bu yalnızlığı şu koca âlemde, bu karmaşada, hengamede insanın sükût-u sessizliği hayır mıdır şer mi ? Oysa ne çok hakkımız var konuşmaya, bilmeye, bilinmeye ve en çok da anlamaya tabi anlaşılmaya da. Milyonlarca insan arasında yalnız hissediyoruz. Anlayabildiğimiz ne çok insan var sanıp anlaşılmamaktan dert yakınıyoruz. Sahi gerçekten anlıyor muyuz? O yüzden mi yalnız, çaresiz hissediyoruz. Yaşamın bir yerlerinde ansızın tıkanıyoruz. Herşeyden ve herkesten uzaklaşıp sessizleşiyoruz. B
TRZeynep Gök
MeMemnuniyetsizim. En çok da kendimden… İçimde dolaşan bu hâlin adını koymaya çalıştıkça, sanki her şey biraz daha derinleşiyor, biraz daha içe çekiliyor. Bazen durup etrafa bakıyorum. Gördüğüm hiçbir şey tam yerine oturmuyor gibi. İnsanlar, sesler, kalabalıklar… Hepsi içimde ayrı bir uğultuya dönüşüyor. Ve insan anlıyor ki, bazen yorucu olan dışarıdaki dünya değil; onun bizde bıraktığı yankı. Oysa var olmak, yalnız başına taşınacak bir hâl değil. Taktığımız işaretler, benimsediğimiz duruşlar, uza
TRSENA KARAHAN
BaBazı anların içindeyken onların sıradan olduğunu düşünürüz. O an geçer gider, biz de fark etmeden hayatın telaşına karışırız. Oysa insan çoğu şeyin değerini kaybettikten sonra anlıyor. Bir masada edilen sohbetin, birinin gözlerinin içine bakarak gülmenin, eve dönerken hissedilen huzurun ya da sadece sessizce geçirilen bir akşamın bile aslında ne kadar özel olduğunu çok sonradan fark ediyoruz. Çünkü hayat bazen büyük mucizelerde değil, bir daha tekrarlanmayacak küçücük anlarda saklıdır. Belki de
TR
Zeynepnur Karagülle