TeKöken Tecrübe, Arapçadaki taʿarrub (تَعَرُّب) kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Bu kelime, Arapçada “denemek, sınamak” anlamındaki ʿaraba fiilinden türetilmiştir ve olaylar yoluyla edinilen bilgi veya deneyim anlamını taşır. Kullanım Alanları Günlük Yaşam: İnsanların bireysel deneyimleri ve yaşam boyunca edindikleri bilgi ve becerileri ifade etmek için kullanılır. Eğitim: Öğrencilerin uygulamalı öğrenme, staj ve laboratuvar deneyimleri aracılığıyla kazandıkları bilgi ve yetkinlikleri belirtir. Me
TR
Fatmanur Mavibaş
DiKöken Kelimenin kökeni, Eski Türkçede “yaşamak” anlamına gelen tiril- fiiline dayanır. Bu fiilden Türkiye Türkçesi +Uk ekiyle türetilen “yaşam, hayat” anlamındaki tirlik veya tiriglik sözcüğü zamanla ses değişimine uğrayarak dirilik ve nihayetinde dirlik şeklini almıştır. Kullanım Alanları Sosyal ve Ailevi Uyum: Bir aile, toplum veya kurum içindeki huzur, düzen ve uyumlu geçim durumunu ifade etmek için kullanılır. "Dirlik düzen kalmamak" gibi deyimlerde bu anlam öne çıkar. Ekonomik Geçim: Bir ki
TR
Tuğba Aygün

Zorluklar, sorunlar, sıkıntılar, engeller, bunalımlar, daralmalar; hepsi dünyada yaşayan insan için birer zorunluluktur. Bu gerçeklikler, dünya ve insanın işleyişinde insan için ihtiyaç olan gerekliliklerdendir. Bu durumların var olması sorun değildir. Sorun olarak değerlendirilmediği müddetçe... Çünkü ne dünya ne de insan kusursuzluk, yani sorunsuzluk vadetmemektedir. Kaldı ki, sayılan durumlar da bir kusur değildir. Tıpkı gülün dikeninin olması, onun kusuru olmadığı gibi. Gülün dikeni, gülün k
TR
Hilmi Onur Kaya

Dünya denilen diyar dağlarıyla, ovalarıyla, sularıyla, bitkileriyle, hayvanlarıyla, insanlarıyla koca bir küre. Evrende ise bir zerre. Dünyanın boşlukta kendi etrafında ve Güneş’in etrafında süratle dönüşünden, içindeki canlıların ve ihtiyaçlarının işleyişine kadar ne kadar kaotik bir durum hâkim gibi görünse de kimsenin dünyanın düşmesinden yana pek bir endişesi yok. Çünkü durum ne kadar korkunç olsa da bir nedene dayandırılmış ve normal olarak kabul edilmiş durumda. Peki, dünyanın dışındaki bu
TR
Hilmi Onur Kaya
YaYaşamak diyorum işte, yaşamak Bir perdenin ardında değil Adını dahi bilmediğim maskeler ardında hiç değil Yaşamak diyorum Cesurca ve pek sahici… Karnında uçuşan kelebeklerle birlikte Bazen ise hissetmek Yaşamak diyorum Öylece, her şeyden bir haber değil Doludizgin atların bozkırda aldığı yol misali Yaşamak diyorum Keşkesiz, meğersiz ve iyikili bir yaşamak Her sabah tekrar tekrar edilen şükürler ışığında Bir yağmur damlasının camın üzerine düşüşü gibi O denli mahzun, o denli çılgınca yaşamak Bir
TRİrem Kırmıt

Beslenmek, genelde ağız yoluyla yenilip içilenlerle gerçekleşen eylem olarak nitelenir. Eğer bizler sadece fiziksel bir bedenden ibaret isek, doğrudur. Gerçek anlamda büyümeyi sağlayan beslenme budur. Lakin bizler bedenle beraber akla ve ruha da sahip olan ve bunların beslenip büyümesiyle birlikte büyüyerek büyük işler gerçekleştirebilen bireyleriz. Öyleyse bizler, bedenden ibaret olmayan; bedenle beraber bedenden daha kıymetli olan ruha, aynı zamanda düşünmemizi, değerlendirmemizi sağlayan akla
TR
Hilmi Onur Kaya

Etki varsa tepki kaçınılmazdır. Etkisi olmayan hiçbir şeyin varlığı ise söz konusu olamaz. Öyleyse her şey etki etmektedir. Fark ise; etkinin kuvveti, tepkinin sonucu kadar da tesirin tezahürüdür. Etki edenin etkisinden de tesirinden de tam manasıyla tecrit edebilmek mümkün gözükmemektedir. Lakin etkinin etki etmesinden ve tepki neticesi tezahür eden tesirinden etkilenme miktarı kişiyle de ilişkili olduğundan dolayı bazı durumlara müdahale etmek mümkündür. Etki konusu, konudan konuya göre farklı
TR
Hilmi Onur Kaya

Her şeyin pankartlara yazıldığı, bağırılarak konuşulduğu, gürültüye uyandığımız şu dünyada, hâl diliyle konuşabilmek mümkün müdür? Bu soru günlerdir aklımda, hal diliyle konuşmak kişinin kendi sessiz küçük dünyasında yaşaması, etliye ve sütlüye karışmaması, gürültüsüz, cılız ve içe çekilmiş olmasını mı mümkün kılar? Bu işinde bir doğrusu, itidali yok mudur? İnsanın tüm işlerinde ve eylemlerinde muhakkak bir itidal olacağı gibi hal diliyle konuşan, sinik bir karakter olarak değil Müslüman duruşuy
TR
Zeyneb KILIÇ
EhKöken Ehlikeyif kelimesi, Arapça ehl (bir şeye ait olan, mensup) ve keyf (keyif, haz, hoşnutluk) sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. “Keyif ehli” anlamına gelir. Buradaki keyf, Arapça kyf kökünden türeyen ve “hâl, ruh durumu, haz” anlamları taşıyan bir isimdir. Kelime, zamanla Türkçede “rahata düşkün, zevkine düşkün kimse” anlamında kullanılmaya başlanmıştır. Kullanım Alanları Gündelik yaşamda rahatına düşkün bireyleri tanımlarken: Konforuna düşkün, acele iş yapmayan, telaştan hoşlanmayan ki
TR
Ayşenur Bayraktar
YaKöken Türkçe kökenli bir kelimedir. Türkçe yaşa- fiiline gelen +Im ekiyle türemiştir. Kullanım Alanları Biyoloji & temel tanım: “Yaşam”, bir canlının doğumundan ölümüne kadar geçen süreyi tanımlar. Hem bireysel ömür hem de tüm canlılar için var olma hali anlamına gelir. “Yaşam süresi”, “yaşam döngüsü”, “yaşam belirtileri” gibi bilimsel terimlerle kullanılır. Felsefî & toplumsal anlamlar: İnsan varlığının anlamı, amacı, değeri gibi felsefî sorgulamalarda yaşam, merkezî bir kavramdır. “İyi
TRElanur Elmas Hizal