
Her şeyin pankartlara yazıldığı, bağırılarak konuşulduğu, gürültüye uyandığımız şu dünyada, hâl diliyle konuşabilmek mümkün müdür?Bu soru günlerdir aklımda, hal diliyle konuşmak kişinin kendi sessiz küçük dünyasında yaşaması, etliye ve sütlüye karışmaması, gürültüsüz, cılız ve içe çekilmiş olmasını mı mümkün kılar? Bu işinde bir doğrusu, itidali yok mudur?İnsanın tüm işlerinde ve eylemlerinde muhakkak bir itidal olacağı gibi hal diliyle konuşan, sinik bir karakter olarak değil Müslüman duruşuyla
TRZeyneb KILIÇ
OrOrangutanlar, Güneydoğu Asya'nın tropikal yağmur ormanlarında yaşayan ve ağaçlarda yaşamaya olağanüstü şekilde uyum sağlamış büyük insansı maymunlardır. Bu canlılar, yalnızca benzersiz görünümleriyle değil, aynı zamanda yüksek zekâları ve orman ekosistemindeki hayati rolleriyle de doğal dünyanın en dikkat çekici türlerinden biri olarak kabul edilirler.Orangutanlar Nerelerde Yaşar ve Hangi Türlere Ayrılır?Orangutanlar, günümüzde Afrika dışında yaşayan tek büyük insansı maymun türüdür ve yaşam ala
TRÖmer Buğra Şen
SuSu aygırı, filler ve gergedanlardan sonra karada yaşayan üçüncü en büyük memeli türüdür. Çoğunlukla su içinde veya su kenarında yaşamlarını sürdüren bu hayvanlar, bulundukları çevreye uyum sağlamış belirgin anatomik yapılara sahiptir. Su aygırlarının hem suda hem de karada yaşayabilme özellikleri, onları yaşadıkları Afrika ekosisteminin önemli bir parçası hâline getirir.Su Aygırlarının Fiziksel Özellikleri Nelerdir?Su aygırları, büyük kütleli bir gövdeye ve vücutlarına oranla kısa bacaklara sahi
TRÖmer Buğra Şen
AlAlabalıklar, doğadaki tatlı sularda yaşamını sürdüren, Salmonidae (Somongiller) ailesine ait bir balık grubudur. Morfolojik olarak sırt kısımlarındaki yağ yüzgeci ile dikkat çeken bu balıklar, su altı ekosistemlerinde önemli bir yere sahiptir.Alabalıklar Nerede Yaşar?Alabalıklar, yaşam alanı olarak temiz, berrak, serin ve oksijen bakımından çok zengin suları tercih ederler. Genellikle su sıcaklığının 20°C'nin altında olduğu dağlık kaynak sularında, derelerde, ırmaklarda, göllerde veya göletlerde
TRÖmer Buğra Şen
TeKökenTecrübe, Arapçadaki taʿarrub (تَعَرُّب) kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Bu kelime, Arapçada “denemek, sınamak” anlamındaki ʿaraba fiilinden türetilmiştir ve olaylar yoluyla edinilen bilgi veya deneyim anlamını taşır.Kullanım AlanlarıGünlük Yaşam: İnsanların bireysel deneyimleri ve yaşam boyunca edindikleri bilgi ve becerileri ifade etmek için kullanılır.Eğitim: Öğrencilerin uygulamalı öğrenme, staj ve laboratuvar deneyimleri aracılığıyla kazandıkları bilgi ve yetkinlikleri belirtir.Meslek
TR
Fatmanur Mavibaş
EhKökenEhlikeyif kelimesi, Arapça ehl (bir şeye ait olan, mensup) ve keyf (keyif, haz, hoşnutluk) sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. “Keyif ehli” anlamına gelir. Buradaki keyf, Arapça kyf kökünden türeyen ve “hâl, ruh durumu, haz” anlamları taşıyan bir isimdir. Kelime, zamanla Türkçede “rahata düşkün, zevkine düşkün kimse” anlamında kullanılmaya başlanmıştır.Kullanım AlanlarıGündelik yaşamda rahatına düşkün bireyleri tanımlarken: Konforuna düşkün, acele iş yapmayan, telaştan hoşlanmayan kişil
TR
Ayşenur Bayraktar

Zorluklar, sorunlar, sıkıntılar, engeller, bunalımlar, daralmalar; hepsi dünyada yaşayan insan için birer zorunluluktur. Bu gerçeklikler, dünya ve insanın işleyişinde insan için ihtiyaç olan gerekliliklerdendir. Bu durumların var olması sorun değildir. Sorun olarak değerlendirilmediği müddetçe... Çünkü ne dünya ne de insan kusursuzluk, yani sorunsuzluk vadetmemektedir. Kaldı ki, sayılan durumlar da bir kusur değildir. Tıpkı gülün dikeninin olması, onun kusuru olmadığı gibi. Gülün dikeni, gülün k
TR
Hilmi Onur Kaya

Dünya denilen diyar dağlarıyla, ovalarıyla, sularıyla, bitkileriyle, hayvanlarıyla, insanlarıyla koca bir küre. Evrende ise bir zerre. Dünyanın boşlukta kendi etrafında ve Güneş’in etrafında süratle dönüşünden, içindeki canlıların ve ihtiyaçlarının işleyişine kadar ne kadar kaotik bir durum hâkim gibi görünse de kimsenin dünyanın düşmesinden yana pek bir endişesi yok. Çünkü durum ne kadar korkunç olsa da bir nedene dayandırılmış ve normal olarak kabul edilmiş durumda.Peki, dünyanın dışındaki bu
TR
Hilmi Onur Kaya

Beslenmek, genelde ağız yoluyla yenilip içilenlerle gerçekleşen eylem olarak nitelenir.Eğer bizler sadece fiziksel bir bedenden ibaret isek, doğrudur. Gerçek anlamda büyümeyi sağlayan beslenme budur. Lakin bizler bedenle beraber akla ve ruha da sahip olan ve bunların beslenip büyümesiyle birlikte büyüyerek büyük işler gerçekleştirebilen bireyleriz.Öyleyse bizler, bedenden ibaret olmayan; bedenle beraber bedenden daha kıymetli olan ruha, aynı zamanda düşünmemizi, değerlendirmemizi sağlayan akla v
TR
Hilmi Onur Kaya
YaYaşamak diyorum işte, yaşamakBir perdenin ardında değilAdını dahi bilmediğim maskeler ardında hiç değilYaşamak diyorumCesurca ve pek sahici…Karnında uçuşan kelebeklerle birlikteBazen ise hissetmekYaşamak diyorumÖylece, her şeyden bir haber değilDoludizgin atların bozkırda aldığı yol misaliYaşamak diyorumKeşkesiz, meğersiz ve iyikili bir yaşamakHer sabah tekrar tekrar edilen şükürler ışığındaBir yağmur damlasının camın üzerine düşüşü gibiO denli mahzun, o denli çılgınca yaşamakBir arının her gün
TRİrem Kırmıt