
Casa Batlló, İspanya'nın Barselona kentindeki Passeig de Gràcia üzerinde yer alan ve Antoni Gaudí tarafından 1904-1906 yılları arasında kapsamlı biçimde yeniden tasarlanan modernist konut yapısıdır. Yapı, başlangıçta Emili Sala Cortés tarafından 1877 yılında inşa edilmiş, daha sonra sanayici Josep Batlló i Casanovas'ın mülkiyetine geçerek Gaudí tarafından bütünüyle yenilenmiştir. Günümüzde UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almakta olup Gaudí'nin mimari üretiminin ve Katalan modernizminin örnek
TR
mesude zor

Bir tarihi yapının yanına yeni bir yapı eklemeniz gerektiğini düşünün. İlk akla gelen çözüm çoğu zaman mevcut yapıya benzemektir. Aynı malzeme, benzer cephe düzeni, benzer oranlar ve benzer detaylar... Çünkü çoğumuz uyumu, benzerlik üzerinden tanımlarız. Peki gerçekten öyle mi? Bir yapının parçası olmak için ona benzemek şart mı? Tarihi yapılara eklenen çağdaş müdahaleler uzun yıllardır mimarlık ve koruma disiplinlerinin en çok tartıştığı konulardan biri olmayı sürdürmektedir. Özellikle işlev de
TR
mesude zor

The Gherkin (Orijinal adıyla 30 St Mary Axe), Birleşik Krallık’ın Londra kentindeki City of London bölgesinde konumlanan, ofis kullanımına yönelik tasarlanmış yüksek katlı ticari bir yapıdır. Foster + Partners tarafından tasarlanan ve Swiss Re şirketi için inşa edilen yapı, 2003 yılında tamamlanmıştır. Yaklaşık 180 metre yüksekliğe sahip olan bina, taban ve üst bölümlerinde daralan, orta kısmında genişleyen silindirik kütlesi ile karakterize edilmektedir. Bu biçimsel özellik nedeniyle yapı, İngi
TR
mesude zor
AhAhşabın mühendislik geleceği, geleneksel bir yapı malzemesinin modern teknoloji ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle yeniden yorumlanarak yüksek performanslı bir mühendislik materyaline dönüşüm sürecini ifade eder. Karbon nötr özellikleri ve yenilenebilir yapısıyla dikkat çeken ahşap; bilgisayar destekli tasarım (CAD), sayısal kontrollü makineler (CNC) ve çapraz lamine ahşap (CLT) gibi ileri üretim teknikleri sayesinde yapı sektöründe beton ve çeliğe alternatif, ekolojik bir seçenek haline gelmiştir
TRÖmer Said GÜNDOĞDU

Pompidou Merkezi, Fransa’nın Paris kentinde Beaubourg bölgesinde yer alan bir kültür ve sanat merkezidir. Yapı, Renzo Piano ve Richard Rogers tarafından tasarlanmış olup 1970’li yıllarda inşa edilmiştir. Cam ve metal ağırlıklı bir yapı sistemine sahip olan merkez, teknik altyapı elemanları ve dolaşım sistemleri dış cephede görünür biçimde düzenlenmiştir. Bu yaklaşım sayesinde iç mekânlarda geniş ve esnek kullanım alanları oluşturulmuştur. Pompidou Merkezi, sanat, kültür ve kamusal kullanımın bir
TR
mesude zor

CCTV Merkez Binası, Çin Merkez Televizyonu’nun (China Central Television – CCTV) televizyon yayıncılığı, yapım ve yönetim faaliyetlerini tek çatı altında toplayan merkez yapısıdır. Pekin Merkezi İş Bölgesi’nde yer alan bina, geleneksel gökdelen tipolojisinden farklı olarak televizyon üretimi, yayıncılık, yönetim ve idari işlevleri bütünleşik bir sistem içinde bir araya getiren üç boyutlu bir döngü (loop) organizasyonu üzerine kurgulanmıştır. Yaklaşık 465.000 m² kullanım alanına sahip olan yapı;
TR
mesude zor

The Broad Müzesi, Amerika Birleşik Devletleri’nin Kaliforniya eyaletindeki Los Angeles kentinde yer alan, çağdaş sanat koleksiyonunu kamusal erişime açmak amacıyla kurulmuş bir müzedir. Müze, 1950’li yıllardan günümüze uzanan eserleri içeren koleksiyonuyla kalıcı ve süreli sergilere ve eğitim programlarına ev sahipliği yapmaktadır. Müze yapısı, sergi alanları ile koleksiyon depolama işlevini bir arada barındırmaktadır ve The Broad Art Foundation’ın uluslararası ödünç verme programına merkezlik y
TR
mesude zor

Yapı elemanları, bir binanın taşıyıcı sistemini, mekânsal düzenini, çevresel etkilere karşı performansını ve görsel niteliğini tanımlayan temel bileşenlerdir. Bu nedenle her elemanın doğru tasarlanması, uygun malzeme ve boyutlarla belirlenmesi ve standartlara uygun biçimde uygulanması, yapının bütünlüğü ve işlevsel güvenliği açısından belirleyici öneme sahiptir. Mimarlık ve inşaat mühendisliği disiplinleri, yapı elemanlarının malzeme özellikleri, taşıma kapasitesi, ısı–ses yalıtım performansı, n
TR
Ömer Said Aydın

Antoni Gaudí (1852–1926), Katalan kökenli İspanyol mimardır. Barselona merkezli Modernisme hareketinin en özgün temsilcilerinden biri olarak tanınır. Mimari üretiminde doğadan, Hristiyan inancından ve Katalan kültürel kimliğinden beslenen Gaudí, yenilikçi yapı teknikleri ile dikkat çekmiştir. Catenary kemerler, eğrisel formlar ve seramik kırıklarının kullanıldığı trencadís tekniği onun üslubunun ayırt edici özellikleri arasında yer alır. Çocukluk Yılları ve Eğitimi Antoni Gaudí, 25 Haziran 1852’
TR
Nazlı Kemerkaya
HüKöken Arapça ḥcr köküne dayanan ḥucra(t) (حجرة) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Sözcük, “kapatmak, ayırmak, sınırlamak” anlamlarını taşıyan ḥacara fiiliyle ilişkilidir. Türkçede başlangıçta “oda, kapalı yer” anlamında kullanılan kelime, zamanla biyoloji ve mecaz alanlarında da farklı anlamlar kazanmıştır. Kullanım Alanları Biyoloji: Canlıların temel yapısal birimi anlamında kullanılır. Mimari: Eski mimari eserlerde, duvar içinde bırakılan oyuk veya bölmeleri ifade eder. Cezaevi dili: Tutuklu vey
TR
Rabia Bayrak