Sözlükte “itaat etmek, huşû üzere bulunmak, ibadet yapmak, ayakta durmak” gibi mânalara gelen kunût kelimesinin bazı âyetlerle (el-Bakara 2/116, 238; Âl-i İmrân 3/17, 43; en-Nisâ 4/34; en-Nahl 16/120; er-Rûm 30/26; el-Ahzâb 33/31, 35; ez-Zümer 39/9; et-Tahrîm 66/5, 12) hadislerde (İbnü’l-Esîr, IV, 111) sözlük anlamları çerçevesinde kullanıldığı görülmektedir. Fıkıh terimi olarak “taatte bulunmak, dua etmek ve herhangi bir şerden kurtulmak ya da hayrı elde etmek için namazda Allah’a sığınmak” dem
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte kıdem ile eş anlamlı olarak “başlangıcı olmama” anlamına gelir. Ezel kelimesinin “şiddet, darlık, hapislik” mânasındaki ezl köküyle bir anlam ilişkisi bulunmamaktadır. Bu sebeple bazı dil bilginleri ezelin, “yok olmadı, zeval bulmadı” mânasındaki lem yezel fiilinden ihtisar edilmiş olabileceğini (lemyezel ⟶ yezeliyyün ⟶ ezeliyyün ⟶ ezel) düşünmüşlerdir (bk. Lisânü’l-ʿArab, “ezl” md). Ezel ve ezelî kelimeleri Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadislerde geçmez. Ancak Hadîd sûresinin 3. âyetinde yer a
TRİslam Ansiklopedisi