
Köken “Resen” kelimesi Arapça (re'sen) kökenlidir. Arapça “ra’s” (رأس) kelimesinden türemiştir ve “baş, kendi başına” anlamına gelir. Osmanlı Türkçesi aracılığıyla Türkçeye geçmiştir. Kullanım Alanları Resen kelimesi, başta hukuk olmak üzere çeşitli resmî işlemlerde kullanılmaktadır. Özellikle mahkemeler, idari kurumlar ve kamu otoriteleri tarafından yürütülen işlemlerde, herhangi bir başvuruya bağlı olmadan gerçekleştirilen işlemleri ifade etmek amacıyla yer alır. Vergi, idare ve ceza hukuku gi
TRFurkan Öncü

Basit usulde vergilendirmeye yönelik son düzenleme, 9 Eylül 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile büyükşehir ölçeğinde uygulama birliğini sağlamayı hedefleyen bir standardizasyon adımıdır. Önceden 13 büyükşehirde basit usul kapsamı dışında yer alan mal alım-satımı ile otel ve lokanta faaliyetlerinin, diğer 17 büyükşehirde de aynı şekilde kapsam dışına çıkarılması ve böylece 30 büyükşehir düzeyinde eşitlik tesis edilmesi planlanmaktadır. Şehir içi yolcu taşımacılığı alanında taksi, dolmuş, minibü
TR
Onur Çolak
ReKöken “Resim” kelimesi, Arapça “rasm” (رَسْم) kökünden türetilmiştir. Bu kök, “iz, işaret, simge, damga, suret” gibi anlamlara gelir. Türkçeye Arapçadan geçmiş olan bu kelime, görsel sanatları ve ilgili kavramları ifade etmek için kullanılır. Kullanım Alanları 1. Sanat Alanında Resim, öncelikle bir nesnenin, canlının veya doğa parçasının çizgi ve boya aracılığıyla yüzey üzerine aktarılmış biçimi anlamına gelir. Bu bağlamda: Tasvir: Kara kalem, sulu boya, yağlı boya, pastel gibi tekniklerle yapıl
TR
Dilan Abak
Sözlükte “nasip, pay; kendisinden faydalanılan şey, yiyecek, azık” anlamlarına gelen rızk kelimesi (çoğulu erzâk) İslâm tarihinde hak sahiplerine devlet tarafından aynî (erzak) veya nakdî (atâ, atıyye) olarak dağıtılan şeyleri ifade eder. Rızık kavramının Hz. Peygamber döneminden itibaren kullanıldığı görülmektedir. Vali, kadı, âmil gibi görevlilere rızık tahsis edilerek devlet hizmetinde çalışanların geçimlerinin sağlanması gerektiğine işaret eden Resûl-i Ekrem, “Eşlerimin nafakası ve âmilimin
TRİslam Ansiklopedisi
Farsça bâd (rüzgâr) ve Arapça hevâ (hava) kelimelerinden meydana gelen bir tamlama olan bâd-ı hevâ zamanla konuşma dilinde bedavaya (karşılıksız) dönüşmüştür. Kelime bir Osmanlı maliye terimi olarak ne zaman tahakkuk edip tahsil edileceği belli olmayan (zuhurata bağlı) bazı resimleri ifade etmek için kullanılmıştır. Ayrıca bunun yerine tahrir defterlerinde aynı anlama gelen Arapça tayyârât kelimesine de rastlanır. Bâd-ı hevâ kapsamı içine giren resimlerin kaynağı örftür. Ancak verasetle ilgili v
TRİslam Ansiklopedisi
EşEşel mobil sistemi, akaryakıt fiyatlarında uluslararası petrol fiyatları ve döviz kuru kaynaklı artışların tüketici fiyatlarına doğrudan ve tam olarak yansımasını önlemek amacıyla vergi kalemleri üzerinden yapılan otomatik ayarlama mekanizmasını ifade eder【1】. Sistem, fiyat artışının belirli bir bölümünün Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) üzerinden karşılanmasına dayanır ve böylece pompa fiyatındaki artışın sınırlanmasını hedefleyen bir mali politika aracı niteliği taşır. Kavram, ekonomik literatürde h
TR
Hamza Aktay
Osmanlı sefer organizasyonunda savaşan kuvvetler yanında çeşitli hizmetleri gören kıtalar içinde yer alan orducular askerin giyim, yiyecek içecek, sağlık, silâh ve donanım gibi ihtiyaçlarını ücret karşılığı temin eden esnaf gruplarından ibaretti. Arşiv belgeleriyle vekāyi‘nâmelerde çoğunlukla orducu, orducu esnafı, ordu esnafı, bazan ordu/orduî nâdiren de ordu-bâzâr, ordu-bâzâr halkı olarak geçer. Gazneliler, Büyük Selçuklular, Irak ve Anadolu Selçukluları, Eyyûbîler ve İlhanlılar’da askerlerin
TRİslam Ansiklopedisi
MaMaliye politikası, kamu kesiminin ekonomik hedeflerine ulaşmak amacıyla gelir ve harcamalarını düzenlemesine dayanan politika bütünüdür. Bu politika, kamu gelirleri (başta vergiler) ve kamu harcamaları gibi mali araçlar yoluyla ekonomiye yön vermeyi amaçlar. Devletin ekonomik ve sosyal amaçlarını gerçekleştirmek için maliye politikası yoluyla müdahalede bulunması, özellikle piyasa ekonomilerinde önemli bir araç olarak kullanılmaktadır. Maliye politikasının başlıca amaçları arasında ekonomik büyü
TR
Melike Saraç
Slavca asıllı olup “miras” anlamına gelen baştina kelimesi, Osmanlı fethi öncesi Bosna’da kralın önemli bir hizmet karşılığı bir şahsa dâimî ve mutlak mülk olarak verdiği arazi parçaları için kullanılmaktaydı. Muhtemelen Bizans döneminde de bu tür arazi parçaları aynı adla mevcuttu. Nitekim sadece Balkanlar’da değil aynı zamanda Fâtih Sultan Mehmed tarafından fethedilen Trabzon ve civarındaki gayri müslim halkın elindeki çiftlikler de tahrir defterlerinde baştina tabiriyle anılmıştı. Bosna’daki
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte paşmak (başmak) “ayakkabı, pabuç” demektir. Bazı Türk toplulukları, Hz. Peygamber’in ayakkabıları için “na‘leyn-i saâdet” yerine “başmak-ı şerif” tabirini kullanmıştır. Ayrıca Türk-İslâm devlet teşkilâtında başmakdâr adıyla bir görevliye de rastlanır (Uzunçarşılı, Medhal, s. 416). Osmanlı resmî belgelerinde paşmak daha çok kadın ayakkabıları için kullanılmış görünmektedir. Camilerde ayakkabı konulan yer anlamına gelen paşmaklık ise Osmanlı maliyesinde terim olarak vâlide ve hanım sultan
TRİslam Ansiklopedisi