
Ergo Proxy (2006) is a 23-episode Japanese television series produced by the studio Manglobe, with Shûkô Murase as part of the creative team. Set in a post-apocalyptic future, the story begins in Romdo, a domed city where humans live alongside androids. It follows a series of mysterious murders and the philosophical inquiries that unfold around these events. Ergo Proxy Official Trailer (Japdesene) " youtube-video-element-format="right" youtube-video-id="8hQeR1xWuYY"> Plot Ergo Proxy depicts a
EN
Nazlı Kemerkaya

Alaska’da Bir Kayın (A Beech Tree in Alaska) is the debut poetry collection by Ayşe Nur Biçer. The poet, born in 1991 and a graduate of Istanbul University, has had her poems published in journals such as Dergâh, Varlık, and Buzdokuz. This work, published in October 2022 as part of Dergâh Yayınları's Turkish Literature series, consists of 56 pages of imagery-based poems. Content and Themes The book highlights the injured states of the individual, the relationship between nature and humanity, and
EN
Muhammed Samed Acar

The Dreams of Abdullah Efendi (Abdullah Efendi'nin Rüyaları) is an early collection of stories by Ahmet Hamdi Tanpınar that exemplifies his modernist narrative style, which focuses on the individual's inner world in Turkish literature. First published in 1943, this work is considered one of the author's most significant contributions to the short story genre, addressing themes such as dreams, time, consciousness, fear, and identity with psychological depth and philosophical allusions. The five s
EN
Muhammed Samed Acar

Dream Guests (Rüya Misafirleri) is a collection of poems written by Zümrüt Karabudak. Published in July 2024 as part of Dergâh Publications' Turkish Literature series, the work consists of 56 pages. Subject and Themes The poems in the book address themes such as love, loneliness, inner transformation, and the fragility of relationships through images that transition between night and day. Written in a first-person narrative, the poems convey scenes of emotional togetherness and internal states t
EN
Muhammed Samed Acar

Fatma, bir önceki akşam gördüğü şeyin yalnızca ışığın oyunu olduğuna kendini inandırmaya çalışmıştı; fakat bazı görüntüler, geceyle birlikte silinmek yerine sabah daha da kesinleşir. Çatlak, ofisin ilk ışığında daha belirgin görünüyordu. Ne uzamış ne kısalmıştı. Sanki yalnızca kendini göstermeye karar vermişti. Kimse ondan söz etmiyordu. Temizlik görevlileri masaları siliyor, kahve makineleri ısınıyor, çalışanlar kartlarını okutup içeri giriyordu. Şirket, kusursuz işleyen bir mekanizma gibi yeni
TR
Mehmet Salih Çoban

OAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA
TREmre Çelik

Toplumun bazı gerçeklerini yazdığınızda ya da sinemaya uyarladığınızda, özellikle eleştirilen şeylerin birer parçası olan insanlar, hikâyede yanlış veya tabu olarak görebileceği unsurlar bulabiliyor. Ancak aslında bunlar, hayatın olağan akışında var olan ve kabullenmemiz gereken çıplak gerçekliklerdir. Toplumdaki yerleşik tabular veya muhafazakâr ahlak anlayışları ise bakış açılarımızı daraltarak sinematografik algımızı kör ediyor. Sam Mendes’in 1999 tarihli başyapıtı American Beauty (Amerikan G
TR
Aleyna Aysima ŞAHİN

Son zamanlarda sosyal medyada sürekli karşıma çıkan bir penguen var. Adı resmî değil ama herkes ona “Nihilist Penguen” diyor. Başta neden bu kadar viral olduğunu pek anlamadım. Sonuçta Antarktika’da yürüyen bir penguenin görüntüsü, milyonlarca görüntülenmeye ulaşacak bir şey gibi durmuyor. Ama işte internet kültürü böyle bazen en beklenmedik şeyler bir anda kolektif duyguların ifadesine dönüşüyor. Bu penguenin görüntüsü aslında yeni değil. 2007 yılında "Dünyanın Sonunda Karşılaşmalar" belgeselin
TR
Selahattin Köseoğlu

İnsan, evrende kendi boşluğunun hacmi kadar yer kaplar. Bazı ruhlar ise o boşluğu öyle keskin, öyle ödün vermez bir sızıyla doldurur ki onlardan geriye kalan sessizlik bile uğultulu bir nehre dönüşür. Nilgün Marmara, bu yerküreye "iki adımlık" bir konak muamelesi yapıp arka bahçelerini erkenden seyretmiş, gitmeyi kendi hakikatini koruma iradesi olarak seçmiş o narin ve ödün vermez seslerden biri. Onun şiiri, yaşama katlanmanın sınırlarında dolaşan, acıyı varoluşun ta kendisi olarak kuşanmış tins
TR
Nursena Şahin

Ben yankıyım duvarların unutmayı başaramadığı şey, gecenin içine geri düşen bir cümle. Beni kim söyledi, bilmiyorum, ama her seferinde başka bir ağızdan doğuyorum ve her doğumda biraz daha eksiliyorum. Bir ses çarpar bana, kırılırım, çoğalırım, geri dönerim—geri dönerim—geri dönerim. Boş odalar beni büyütür, mağaralar içimi oyup adımı çoğaltır, ama adım yoktur aslında, sadece başkalarının bıraktığı izlerle çizilmiş bir belirsizlik. Özlüyorum kimi, neyi, hiç sahip olmadığım bir ilk sesi mi? Kendi
TR
Ebrar Sıla Peri